T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/1165
Karar No : 2024/22464
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; dosyadaki belgelerin incelenmesinden, davacı hakkındaki personel bilgi dosyasında, davacının PKK/KCK terör örgütüyle irtibatlı ve iltisaklı olduğu yönünde değerlendirme bulunduğu ve söz konusu tespiti mesnetsiz bırakacak somut herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı, bununla birlikte davacı hakkında yapılan ceza yargılamasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:..., K:... sayılı dosyasında; davacının evinde yapılan aramada bulunan takvimle ilgili tespit tutanağı düzenlendiği, her ay farklı bir sayfa olarak bastırılan takvimin her sayfasında PKK/KCK silahlı terör örgütünde daha önceki yıllarda üst düzey olarak görev yapmış örgüt mensuplarının fotoğrafları ile örgüt mensuplarına ait cenaze fotoğraflarının, PKK/KCK terör örgütü liderine ait fotoğrafların ve örgütün sözde bayrağının bulunduğunun, takvim sayfalarında "Genç Başladık, genç başaracağız, 14 Temmuz direnişi insan iradesinin zaferidir, zaferiniz zaferimizdir." şeklinde örgütü yüceltici ve sahiplenici sözlerin yer aldığının, ayrıca aramada bulunan başka bir takvim de PKK/KCK terör örgütünün Suriye kanadı olan YPG silahlı terör örgütü mensuplarının fotoğraflarının bulunduğu yönünde tespitler olduğu, bu durumda Komisyon tespiti ile davacı ile ilgili ceza yargılamasında elde edilen deliller birlikte dikkate alındığında, davacının PKK/KCK terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varıldığından, davacının başvurusunun reddine dair Komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, dava konusu işlem Mahkemelerince hukuka uygun bulunduğundan, davacının anılan işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının ödenmesi talebinin kabulüne olanak bulunmadığı belirtilmiştir. Açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : PKK/KCK terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğu yönündeki değerlendirmenin somut bilgi ve belgelere dayanmadığı, örgüt propagandası yapmak suçundan yapılan ceza yargılamasından beraat ettiği, hakkında düzenlenen personel dosyası içeriğinde yer alan özet bilgi tablosundaki ifadelerin gerçeği yansıtmadığı ve aleyhine delil olarak değerlendirilemeyeceği, savunma hakkı tanınmadan tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle koruma altına alınan temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY
Adalet Bakanlığı bünyesinde zabıt katibi olarak görev yapan davacı, 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi istemiyle yaptığı başvurusu Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı işlemiyle reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile kamu görevinden çıkarılması nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
Diğer yandan, davacı hakkında PKK/KCK terör örgütü propagandası yapma suçundan açılan ceza davası sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verildiği ve anılan kararın istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır.
Ayrıca, davacı hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ... esasına kayıtlı soruşturma sonucunda 18/10/2017 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği, anılan kararın itiraz edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde sona ermiştir.
22/11/2016 tarih ve 29896 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 679 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Kamu personeline ilişkin tedbirler" başlıklı 1. maddesinde, "(1)Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya (Anayasa Mahkemesinin 13/10/2022 tarih ve E:2018/78, K:2022/114 sayılı kararıyla, 7083 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "... üyeliği, mensubiyeti veya ..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; ... ç) Ekli (4) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden, başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir.
Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Yukarıda da belirtildiği üzere, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne karşı yapılan darbe teşebbüsü ve sonrasında yaşanan olağanüstü dönem ve koşullar gereğince alınan tedbirler kapsamında, yine Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne karşı silahlanmış bir terör örgütü olan PKK/KCK'ya yönelik olarak da tedbir alınmasının ve bu bağlamda kamu görevlilerinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na, kanunlarına, kurumlarına, dolayısıyla Devlete sadakat yükümlülüklerine riayeti konusundaki denetimin en hassas ve azami şekilde yapılmasının, yaşanan söz konusu olağanüstü dönemin doğal bir sonucu olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Davalı idarece OHAL Komisyonuna intikal ettirilen davacıya ait personel bilgi dosyasında: davacının PKK/KCK bölücü terör örgütüyle irtibat ve iltisaklı olduğu yönündeki kurum kanaatinin ve davacının evinde yapılan aramada bulunan takvimle ilgili düzenlenen tutanağa göre her ay farklı bir sayfa olarak bastırılan takvimin her sayfasında PKK/KCK silahlı terör örgütünde daha önceki yıllarda üst düzey olarak görev yapmış örgüt mensuplarının fotoğraflarının, yine örgüt mensuplarına ait cenaze fotoğraflarının, PKK/KCK terör örgütü liderine ait fotoğrafların ve örgütün sözde bayrağının bulunduğu, takvim sayfalarında "Genç Başladık, genç başaracağız, 14 Temmuz direnişi insan iradesinin zaferidir, zaferiniz zaferimizdir." şeklinde örgütü yüceltici ve sahiplenici sözlerin yer aldığının, ayrıca aramada bulunan başka bir takvimde de PKK/KCK terör örgütünün Suriye kanadı olan YPG silahlı terör örgütü mensuplarının fotoğraflarının bulunduğu yönündeki tespitin İdare Mahkemesince değerlendirildiği ve davacının PKK/KCK terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı açısından hükme esas alındığı görülmüştür.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı hakkında "terör örgütü propagandası yapmak" suçu isnadıyla düzenlenen Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının ... esas sayılı iddianamesiyle davacının cezalandırılması istemiyle açılan dava sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararında; "... Her ne kadar sanık hakkında evinde yapılan aramada duvara takılı halde 2004 yılına ait BDP Amed il örgütü tarafından hazırlanmış duvar takvimi ile Diclekent Halkevi tarafından basılmış 2015 yılına ait bir sayfadan ibaret duvar takvimi bulunduğundan bahisle eyleminin propaganda suçunu oluşturduğu iddia edilerek kamu davası açılmış ise de sanığın evinde söz konusu takvimleri bulundurması herhangi bir şekilde terör örgütünün cebir şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru göstermediği gibi böyle bir yöntemi yayma amacı da taşımadığı, sanığın mezkur eyleminin evinde takvim bulundurmaktan ibaret olduğu değerlendirildiğinde, bu eylemin ve bu eylemle verilmek istenen mesajın şiddete çağrı, tahrik, teşvik edici yada anlamsız bir nefret yaratarak şiddetin doğmasına uygun bir ortamı kışkırtacak bir nefret söyleminin olmadığı, belirtilen durumların vaki olmadığı bu nedenle propaganda suçuna vücut vermeyeceği anlaşıldığından sanığın mezkur eyleminin terör örgütlerinin cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek, övecek yada teşvik edecek nitelikte olmadığı, bu eylemin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, zira yapılan eylemin şiddete çağrı, tahrik ve teşvik edici ya da silahlı direnişe ve isyana davet şeklinde veya insanda saldırgan duygular oluşturacak biçimde anlamsız bir nefret yaratarak şiddetin doğmasına uygun bir ortamı kışkırtacak bir nefret söyleminin olmadığı, oluşturmadığı ayrıca mezkur eylemin şiddet yaratmaya müsait olmadığı anlaşılmakla yüklenen suçun maddi unsurunun oluşmadığından, sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-a maddesi gereğince beraatine..." karar verildiği, yine davacı hakkında yukarıda yer verilen Mahkeme kararında belirtilen ve evinde 2014 yılına ait ... İl Örgütü tarafından bastırılan ve üzerinde PKK/KCK silahlı terör örgütü üyelerinin fotoğraflarının bulunduğu takviminin ele geçirildiğinden bahisle silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yürütülen soruşturma sonucunda, örgüt talimatı ile bir eylem veya gösteriye katıldığına dair bir bilgiye rastlanılmadığı, aleyhe herhangi bir gizli tanık, tanık; başkaca bir şüpheli veya fotoğraftan teşhis işlemi olmadığı, elde edilen dijital materyallerin incelenmesine dair raporda da suç veya suç unsuru taşıyan verinin tespit edilmediği belirtilerek kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemediği gerekçesiyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 18/10/2017 tarihli ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve davacı hakkında verilen beraat ve ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte her ne kadar İdare Mahkemesince, davacının kurumu tarafından gönderilen personel bilgi dosyasında, PKK/KCK terör örgütüyle irtibatlı ve iltisaklı olduğu yönünde değerlendirme bulunduğu ve bu tespiti mesnetsiz kılacak somut herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı belirtilerek karar verilmiş ise de Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 14/10/2016 tarih ve 62656 sayılı yazısı ile, davacının PKK/KCK terör örgütü ile bağlantısı olduğu yönünde değerlendirmenin dayanağı olan tüm bilgi ve belgelerin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan ve Diyarbakır Adalet Komisyonu Başkanlığı'ndan istenildiği ancak kurum kanaatine dayanak teşkil edecek somut herhangi bilgi ve belgenin sunulamadığının anlaşıldığı, personel dosyasının "özet bilgi tablosu"nda da davacı hakkında örgütle irtibat ve iltisaklı olduğuna dair mahalinden gelen değerlendirme yazısı bulunduğu, söz konusu yazıda ise, davacı hakkında ceza yargılaması tespitleri dışında başkaca bir tespit ve kanaate yer verilmediği, davacının adı geçen örgüt ile irtibat ve iltisakının açık ve somut gerekçelerle ortaya konulmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda; davacı hakkında aynı eylemden ötürü terör örgütü propagandası yapmak ve silahlı terör örgütüne üye olmak suçlarından dolayı yapılan ve ayrıntılarına yukarıda yer verilen ceza soruşturması ve kovuşturması sonucu verilen kesinleşmiş beraat ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlarda; davacının evinde yapılan aramada PKK/KCK ve YPG silahlı terör örgütü mensuplarının sözde liderlerinin ve bayrağının fotoğraflarının yer aldığı takvimin bulundurulması eyleminin terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini övücü teşvik edecek veya meşru gösterecek niteliğinin bulunmadığının belirtilmesi, diğer taraftan davacının örgüt talimatıyla bir eylem veya gösteriye katıldığına dair bilgiye rastlanılmadığı, örgütle irtibatına dair herhangi bir tanık beyanı veya fotoğraftan teşhis işlemi olmadığı, dijital materyallerinin incelenmesi sonucu düzenlenen raporda da herhangi bir suç veya suç unsuru taşıyan verinin bulunmadığı hususlarının tespit edilmesi karşısında; dava konusu işlemin sebep unsuru olarak gösterilen ve kurum personel bilgi dosyasında davacının PKK/KCK terör örgütüyle iltisaklı ve irtibatlı olduğu yönünde yapılan değerlendirmenin dayanağı olabilecek hukuken kabul edilebilir somut herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulamadığı, evinde takvim bulundurmaktan ibaret davacı eyleminin ise örgütle irtibatını gösterebilecek başka delillerle desteklenmemesi nedeniyle tek başına davacının terör örgütüyle iltisakını ve irtibatını ortaya koyabilecek nitelikte bir delil olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 24/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.