T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/11776
Karar No : 2025/3140
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Somut bir delil ortaya konulmadan kamu görevinden çıkarıldığı, hakkında disiplin soruşturması açılmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiği, keyfi şekilde işlem tesis edildiği, adil yargılanma, eğitim ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği, Bakanlar Kurulunca kaynağını Anayasa'dan almayan bir Devlet yetkisi kullanıldığı, kamu görevinden çıkarma işleminin tesisi için Anayasa'da ve kanunlarda öngörülen usul ve esaslara uyulmadığı, Anayasa'ya aykırılık iddiasının Mahkemece değerlendirilmediği, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Anayasa'ya aykırı olduğu, masumiyet karinesi ile suçta ve ceza kanunilik ilkesine aykırı hareket edildiği, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin gereklerine uyulmadığı, dava konusu işlemin sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, kamu görevini yasalara uygun şekilde ifa ettiği, hukukun temel prensiplerinin ihlaline neden olunduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Diğer yandan, olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamelerinin eki listelerinde ismine yer verilmek suretiyle olağanüstü tedbir niteliğinde bir idari yaptırım olarak kamu görevinden doğrudan çıkarılmalarına karar verilen kamu görevlileri hakkında bu olağanüstü tedbirin sebebini oluşturan eylem ve davranışların niteliği ve mahiyeti itibariyle aynı zamanda ceza hukuku bakımından da suç oluşturması halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) uyarınca ''Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma'' ya da ''Silahlı Terör Örgütüne Yardım Etme'' suçlarından ceza soruşturması ve kamu davası açıldığı da görülmüştür.
Bununla birlikte, olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" ya da "silahlı terör örgütüne yardım etme" suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır.
Somut olayda, her ne kadar temyize konu İdare Dava Dairesi kararında, silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu işlediği gerekçesiyle davacı hakkında hapis cezası verildiği ve anılan cezanın Yargıtayca onanarak kesinleştiği belirtilmiş ise de, dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden, Anayasa Mahkemesinin ... tarih ve... Başvuru sayılı kararı ile davacının Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi üzerine yeniden yapılan ceza yargılaması neticesinde ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmaması gerekçesiyle beraatine karar verildiği görülmüştür.
Bu durumda, yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraat etmiş olmasının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi idari yargılama yönünden bağlayıcılığı da bulunmamaktadır.
Bu itibarla, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 11/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.