T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/12213
Karar No : 2025/3021
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) :... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ...sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: ...’daki hesabını talimat tarihinden çok uzun zaman önce açtığı, talimat tarihinden çok sonra Şubat 2015’te yatırdığı paranın kızına ait olduğu, örgüt talimatıyla hareket etmediği, gerekçesiz olarak ve savunması alınmadan KHK ile kamu görevinden çıkarılmasıyla adil yargılanma hakkının ve savunma hakkının ihlal edildiği, yasal olarak faaliyet gösteren sendikaya üye olmasının Anayasal hak kapsamında olduğu, tesis edilen işlemin OHAL süresini aşan etkilere sahip olduğu, irtibat ve iltisak kavramlarının kanunların belirliliği ilkesine aykırılık teşkil ettiği, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, savunma hakkı, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri, ifade özgürlüğü, hukuk devleti ilkesi, suçta ve cezada kanunilik ilkesi, ölçülülük ilkesi gibi haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/03/2025 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Olayda, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; davacı beyanları ve dosyada yer alan bilgi ve belgelere göre, davacının Bank Asya hesabının örgüt liderinin talimat tarihinden önce 20/07/2004 tarihinde açıldığı, 31/12/2013 tarihi itibariyle hesabında bakiyesinin bulunmadığı, talimat döneminde hesap hareketliliğinin mevcut olmadığı, 04/02/2015 tarihinde açmış olduğu katılım hesabının Bankanın TMSF'ye devrinden sonra da kapatılmadığı göz önüne alındığında örgüt liderinin talimatı doğrultusunda yapıldığı sonucuna ulaşılmamıştır.
Bu itibarla, davacının ...'ya para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararının bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.