T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/12347
Karar No : 2024/21973
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av....
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı iddia olunan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verildiği, söz konusu kararda Bank Asya hesap hareketliliğinin örgütsel nitelikte olmadığının değerlendirildiği, müzahir kuruluşa yapılan ödeme bilgisinin çocuğunun dershane ücretine ilişkin olduğu, Cihan Medya Dağıtım A.Ş.’ye yapılan ödemelerin çocuğunun deneme sınavları için yapılmış ödeme olduğu, TMSF’ye devredilen bir şirkete ödeme yapılmış olmasının irtibat ve iltisaka gerekçe olarak gösterilmeyeceği, gizli tanıktan elde edilen SD kart içerisindeki fişleme bilgilerinin diğer delillerle örtüşmediği ve desteklenmediğinin ortaya konulduğu, maddi delillerle desteklenmeyen verilerin tek başına hükme esas alınamayacağı, gizli tanık ...’un şahsıyla ilgili hiçbir ifadesinin bulunmadığı, fişleme verilerine dayanılarak irtibatlı ve iltisaklı olduğu yönünde karar verilemeyeceği, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, İdare Mahkemesince AİHM, Anayasa Mahkemesi ve Danıştay’ın yerleşik içtihatlarına aykırı olarak adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, OHAL döneminde olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda kanun hükmünde kararname çıkarılabileceği, sadakat yükümlülüğüne ne şekilde aykırı davrandığının somut tespitlerle ortaya konulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/12/2024 tarihinde, esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) GEREKÇEDE KARŞI OY :
Olayda, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığ parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, davacı hakkında silahlı terör örgütüne (FETÖ/PDY) üye olma suçundan açılan kamu davasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih E:..., K:... sayılı kararıyla beraat kararı verildiği ve anılan kararın kesinleştiği görülmüştür.
Kesinleşen ceza mahkemesi kararında davacının Bank Asya hesap hareketleri yönünden yapılan incelemede; "Bankasya kayıtlarının delil olarak kullanılabilmesi için sanığın okul taksidi, kart ödemeleri vs adı altında yatırdığı ve bir süre sonra hesaptan çıkan paralar hariç olmak üzere, örgütsel çağrı öncesi olan 2013 yılı döneminde ve TMSF'nin elkoyduğu Mayıs 2015 tarihinden sonra hesapta tutmak üzere hiç para yatırmaması, sadece 2014 yılı başı ile Mayıs 2015 tarihi arasında para yatırmalarının olmasının gerektiği, sanığın örgütsel çağrının ilk kez yapıldığı 25 Aralık 2013 tarihinden önceki dönemlerde de para yatırdığı, sanığın örgütsel çağrı öncesi para yatırmalarının bulunması nedeniyle salt örgütsel çağrıya cevap vermek kastı ile hareket ettiği belirlenememiş ve bankasya kayıtları mahkumiyet hükmüne esas alınmamıştır..." gerekçesine yer verildiği görülmüş olup, ayrıca dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden de davacının Bank Asya'da ilk kez 20/12/2002 tarihinde hesap açtırdığı, bu tarihten itibaren toplam 36 adet vadeli ve vadesiz ek hesap açılışının olduğu, Bank Asya'nın TMSF'ye devrinden sonra da kullanılmaya devam edildiği, talimat öncesi, talimat dönemi ve talimat sonrası hesap hareketlerinin benzer nitelikte olduğu ve örgüt liderinin talimatı doğrultusunda işlem yapıldığına dair şüpheli bir hesap hareketinin bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, davacının Bank Asya'ya para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararının bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.