T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/12745
Karar No : 2025/7892
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Başkanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti: Davalı İdare bünyesinde uzman olarak görev yapan davacı tarafından, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında henüz hiçbir adli işlem yokken kamu görevinden çıkarıldığı, hakkındaki adli sürecin hukuka ve yasaya aykırı idari işlemden sonra gerçekleşmesine rağmen mahkeme kararında adli yargılamanın kamu görevinden çıkarılmasına gerekçe olarak gösterilmesinin izahtan yoksun olduğu, hakkında devam eden adli sürecin tesis edilen idari işlemin gerekçesi olamayacağı, ByLock haberleşme programını kullanmadığı, ByLock tespitini ispatlayacak tespit değerlendirme tutanağının olmadığı, hakkındaki ByLock kullandığı iddiasının iz ve emare niteliğinde olan cg-nat kayıtlarından oluştuğu, ancak bu cg-nat kayıtlarının ise; morbeyin uygulamaları olarak bilinen sözlük, müzik programı gibi çeşitli programların kullanılmasından da kaynaklanabileceği, bu denli şüphe barındıran iz emare niteliğinde olan verilerin, hakkındaki adli süreçte mahkumiyet kararı verilmesine gerekçe olarak gösterilmesinin ve ayrıca kamu görevinden çıkarılması işlemine gerekçe olarak gösterilmesinin orantısız olduğu ve telafisi mümkün olmayan bir yaptırıma dönüştüğü, bir kamu görevlisi olarak sadece adil bir yargılama sonucu görevinden çıkartılabileceği, Türk hukukunda kamu görevlilerinin, adil yargılanma hakkının temel güvencelerine uygun bir yargılama sonucu meslekten çıkarılmadığı ve kendileri talep etmedikleri sürece, zorunlu emeklilik yaşına kadar kamu görevinde kalma, sundukları kamu hizmetinin karşılığı olarak düzenli şekilde maaş (gelir) elde etme ve Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenli ve zorunlu olarak ödedikleri katkı payı nedeniyle de emeklilik yaşında emeklilik maaşı alma hakkına sahip olduğu, tüm bu hakların mülkiyet hakkının kapsamı ve koruması altında bulunduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle hiçbir iltisak, irtibat ve üyelik ilişkisinin bulunmadığı, davaya konu işlemin sebep unsurunu oluşturacak herhangi bir delil veya belgenin ortaya konulamadığı, adil yargılanma hakkının, masumiyet karinesinin, özel hayata saygı hakkının ve ayrımcılık yasağının ihlal edildiği, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınması gerekirken OHAL süresini aşan tedbirlerin alınmasının hukuka aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.