T.C.
DANIŞTAY
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/13195
Karar No : 2023/20804
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ...Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Terör örgütü ile irtibat ve iltisaklı olma durumunun kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararıyla belirlenebileceği, yürütme ve yasama organlarının kişileri yargılama, suçlu ilan edip cezalandırma yetkisinin bulunmadığı, hiçbir organın kaynağını Anayasadan almadığı bir devlet yetkisini kullanamayacağı, aksine uygulamanın fonksiyon gaspına yol açacağı, hakkında somut delil bulunmadan, usulüne uygun bir disiplin soruşturması yapılmadan, savunma hakkı tanınmadan ve kişiselleştirme yapılmadan kamu görevinden çıkarıldığı, komisyona başvuru ile dava açma yolunun savunma hakkı yerine geçmeyeceği, kesin olmayan mahkumiyet kararının dava konusu işleme dayanak olarak alınamayacağı, usulüne uygun bir tebligat yapılmadığı, MGK kararlarının tavsiye niteliğinde olduğu ve bağlayıcılığının bulunmadığı, Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasanın 15., 121. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 128. maddelerine aykırı olduğu ve 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulunda görüşülmediği, OHAL döneminde olağanüstü hal süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, kimsenin işkence, insanlık dışı veya onur kırıcı muamele ya da cezaya tabi tutulamayacağı, aynı suçlamaya dayalı olarak iki kez yargılanıp iki ayrı cezaya mahkûm edilemeyeceği, sadakat yükümlülüğünün temel hak ve özgürlüklerden yararlanmaya engel oluşturmayacağı, ByLock kullanımının tek başına yeterli delil olarak kabul edilemeyeceği, Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu’nun ByLock kullanımını ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirdiği, Bank Asya, sendika, dernek, Cihan Medya Dağıtım A.Ş. gibi kuruluşların devletin verdiği izin ile faaliyet gösterdiği, bu kuruluşların terör örgütünün kontrolü altında olduğuna dair mahkeme kararının bulunmadığı ve gerekçe olarak gösterilemeyeceği, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, gerekçeli karar hakkı, bağımsız ve tarafsız mahkeme önünde yargılanma hakkı, doğal hakim ilkesi, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ve şahsiliği ilkeleri, non bis in idem ilkesi, hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkeleri, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı, eğitim hakkı, mülkiyet hakkı, çalışma hakkı, öngörülebilirlik ilkesi, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri, şeref ve itibara saygı hakkı, ayrımcılık yasağı, ifade özgürlüğü, örgütlenme ve barışçıl toplanma özgürlüğü gibi Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak işin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan;
"...sanığa ait ... numaralı telefon ile 49 kez bylock programına (...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... numaralı Bylock IP adreslerine ) bağlantı yapıldığı, ByLock programının kullanıldığı tespit edilen ... numaralı GSM hattına ilişkin HTS ve cgnat karşılaştırmasının yapılmasına dair bilirkişi raporu alındığı, 14.01.2015, 12.03.2015 ve 13.04.2015 tarihlerindeki aynı saat aralığındaki CGNAT baz bilgileri ile HTS baz bilgilerinin aynı olduğu... Sanığın ByLock programını ... ID numaralı bylock hesabı ile kullandığı, kullanıcı adının icabuk, şifrenin icabuk+ olduğu..." tespitleri dikkate alındığında davacının örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullandığı ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 28/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy