T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/14627
Karar No : 2024/21454
Temyiz İsteminde Bulunan(Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Temyiz İsteminde Bulunan(Davalılar): 1- ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Hukuk Müşaviri ...
2- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin iptaline işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük ve parasal hakların yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi hakkında ise karar verilmesine yer olmadığı yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi...İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davalı İdarelerin İddialarının Özeti: Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, davacının savunmasının usulüne uygun bir biçimde alındığı, bu nedenle İdare Dava Dairesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Davacının Savunmasının Özeti: Davalı idarenin temyiz iddialarına karşı savunma verilmemiştir.
Davalı İçişleri Bakanlığı'nın Savunmasının Özeti: Davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın Savunmasının Özeti:Davacının temyiz iddialarına karşı savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)KARŞI OY :
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Şehir Tiyatroları Şube Müdürlüğü'nde Bilgisayar İşletmeni olarak görev yapmakta iken, "terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna dair karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu" değerlendirildiğinden bahisle, geçici 35/G maddesi gereği 13/02/2017 tarihinden itibaren açığa alındığı ve kanuni düzenlemede (G) bendi uygulaması için savunma alınacağına dair düzenleme olmamasına rağmen idarece savunmasının alındığı, bilahare araştırma raporu ve diğer delillerin değerlendirilmesi ile Geçici 35. maddenin (B) bendi gereği memuriyetten ihraç edildiği anlaşılmaktadır.
08.10.2018 tarihinde açığa alınma işleminden önce savunmasının talep edildiği, iş bu savunma istemine ilişkin yazıya istinaden davacının savunmasını verdiği, açığa alınma işleminin sebebi ile ihraç sebebinin aynı konu ve sebebe dayandığı, açığa alınma işleminin devamı niteliğinde olduğu görülmektedir. Diğer yandan savunma hakkı, yargılama safhasında da kullanılabilecek bir hak olmakla, davacının dava dilekçesi ve diğer usuli haklar çerçevesinde bu hakkını kullandığı, yargılama merciince değerlendirileceği tabidir. Bu sebeplerle, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 35. maddesi kapsamında davacıya savunma hakkı tanındığından, davanın esasının incelenerek karar verilmesi gerektiği görüşüyle, Daire kararına katılmıyorum.