T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/15816
Karar No : 2024/21712
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti : Kamu görevinden çıkarılmasına dair somut olayda kendisi hakkında ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğu için ceza hukukuna ilişkin tüm ilkelerin, insan haklarının ve adil yargılanma hakkının tüm gereklerinin uygulanması gerektiği, FETÖ/PDY'nin ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararında terör örgütü olarak kabul edildiği, bu tarihten önceki faaliyetlerden sorumlu tutulamayacağı, terör örgütü üyeliği suçunun ancak kasten işlenebilen bir suç olduğu, kendisine atfedilen eylemlerin tamamının gerçekleştiği tarihte yasaların izin verdiği legal faaliyetler olduğu, idari yargı merciilerinin kararın verildiği tarihteki delilleri dikkate alarak karar vermesinin zorunlu olduğu, aynı eylemler nedeniyle bir kişinin iki kez cezalandırılamayacağı, olağanüstü hal dönemlerinde çıkarılan KHK'lar ile yalnızca OHAL süresince ve OHAL'in gerekli kıldığı konularda geçici tedbirlerin alınabileceği, kamu görevinden çıkarılmasına dair işlemin ölçülü ve geçici nitelikte bir tedbir olmadığı, OHAL uygulamasına son verildiğinden hakkında uygulanan kamu görevinden çıkarma işleminin Anayasal dayanağının kalmadığı, irtibat ve iltisak kavramlarının muğlak terimler olduğu, Devlete karşı olan sadakat yükümlüğünü ihlal etmediği, mahkeme kararında dayanılan bilgi, belge ve delillerinin büyük çoğunluğunun hiç bir mahkeme kararı olmadan elde edilip kullanıldığı için yasa dışı delil niteliğinde olduğu, dava konusu işlemde somut hiçbir delil ve gerekçenin gösterilmediği, dava konusu işleme dayanak olarak gösterilen delillerin kamu görevinden çıkarıldığı tarihte mevcut olmadığı, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülüklere uyulmadığı ve çekirdek haklara müdahale edildiği, OHAL Komisyonu'nca insan hakları ihlalleri yönünden bir inceleme yapılmadığı, adil yargılanma, özel hayata ve aile hayatına saygı, mülkiyet, eğitim, gerekçeli karar, şeref ve itibara saygı haklarının, non in bis idem, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği, suçta ve cezada kanunilik, öngörülebilirlik, ölçülülük, hukuk devleti, hukuki güvenlik, bağımsızlık ilkelerinin, ifade özgürlüğünün, masumiyet karinesinin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''Adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Tanık H.G. sanıkla ilgili olan beyanında sanıkla beraber telefonlarına bylock programını yüklediklerini ve ardından sildiklerini, ... Tanık M.Ö. kendi yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında verdiği ifadesinde Aktif Eğitim Sen sendikasına sanığın ricasıyla üye olduğunu, ... M.K. hem kendi soruşturmasında hem de yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında müdafii eşliğinde vermiş olduğu ifadesinde sanıkla ilgili olarak sanığın Akçadağ Anadolu Öğretmen Lisesinde Harp okulu grubuna seçilen öğrencileri toplayarak örgüt mensubu olan Harun kod adlı kişiyle buluşturduğunu söyleyerek sanığı teşhis ettiği,... Tüm bunlar değerlendirildiğinde sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemişse de tanık H.G. ifadesinden anlaşılacağı üzere sanığın telefonuna örgütün gizli haberleşme programı olan bylock programını yüklediği, her ne kadar sanığın bylock tespit ve değerlendirme tutanağına ulaşılamamış olsada by lock programının örgüte mensup olmayanlarca bilinmediği dönemde örgütsel anlamda gizli haberleşme maksadıyla bu programı telefonuna yüklediği anlaşıldığı, M.Ö. beyanından anlaşılacağı üzere sanığın örgüte müzahir olan Aktif Eğitim Sen sendikasına yönlendirme yaptığı ve M.K.'nin ifadesinden de anlaşılacağı üzere sanığın örgüt mensubu olan Harun kod adlı kişide bulunan örgütün harp okulu sınavlarına hazırlayacağı öğrencilere ilişkin listede kendi çalıştığı okulda bulunan öğrencileri toplayarak ... kod adlı kişiyle buluşturduğu yani sanığın örgüte yeni eleman kazandırdığı anlaşıldığı..." şeklindeki beyan ve tespitlerin, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.