T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/16553
Karar No : 2024/21708
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılmasına dair somut olayda; örgüte ait müzair kuruluşlara gönderildiği iddia edilen paraların okulun ait olduğu şirkete giden eğitim aidatları olduğu, Kimse Yok mu Derneği'nin terör ile olan iltisakı ortaya çıkmadığı ve resmi makamlarının denetiminde ve kontrolünde olduğu bir dönemde tamamen yardım ve bağış kastı ile yapılan insani bir eylemin terör örgütüne destek verilmesi kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, Aktif Eğitimciler Sendikası'na emir talimat olmaksızın üye olduğu, yasal çerçevede kurulmuş ve faaliyetleri yasaklanmamış olan bir eğitim sendikasına üye olmakla terör örgütü üyeliği arasında illiyet bağı kurulamayacağı, sendikanın terör örgütü ile iltisaklı olduğunun bir eğitimci tarafından bilinmesi ve fark edilmesinin mümkün olmadığı, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra söz konusu sendikanın terör ile iltisakı yetkili makamlarca açıklanmasını takiben hemen sendika üyeliğinden istifa ettiği, hakkında kesinleşmiş bir hüküm olmadığı, işlendiği zaman suç olarak öngörülmeyen ve sivil toplum faaliyetleri kapsamında bulunan geçmişteki yasal faaliyetlerin terör örgütü ilan edildikten sonrası için delil olamayacağı, aksi durumun suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesini ihlal edeceği, hakkında terör örgütü adına emir ve talimat noktasında bir eylemi olduğunu gösteren hiç somut veri bulunmadığı, darbe girişimine hiçbir şekilde dahil olmadığı, OHAL KHK’ları ile OHAL’in gerektirdiği ölçüde ve sadece OHAL’in gerektirdiği konularla sınırlı tedbirler alınabileceği, kalıcı olarak ve masumiyet karinesi de ihlal edilerek mesleğinden çıkarılması sonucu tüm gelirini ve emekliliğe ilişkin haklarını kaybetmesinin OHAL’e neden olan darbe girişiminin bastırılması ile bir ilişkisi bulunmadığı, hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkeleri ile suç ve cezaların şahsiliği ve geçmişe yürümezliği ilkeleri gereği kişilerin Cemaat olarak adlandırılan oluşumun terör örgütü olarak ilan edildiği tarihten önceki faaliyetlerinden dolayı sorumlu tutulamayacağı, terör örgütü suçunun oluşması için bireylerin bir yapıya terör örgütü olduğunu bilerek ve isteyerek yardım etmesi gerektiği, aksi halde suçun kast unsuru bulunmadığından suçun işlenemeyeceği, adil yargılanma hakkının gereklerine uygun bir yargılama yapılmadan savunma dahi alınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, adil yargılanma hakkının tüm güvenceleri ihlal edilerek bir kamu görevlisini kalıcı şekilde kamu görevinden çıkarmanın başkaca benzer meslekleri icra etmeyi yasaklama, sağlık güvencesinden mahrum bırakma ve zamanında emeklilik haklarını elde etmeyi engellemenin mülkiyet hakkına açık bir müdahale olduğu ve müdahalelerin ölçüsüz olduğu, hiç kimsenin işlediği zaman suç olmayan bir eylemden dolayı suçlanamayacağı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.