T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2057
Karar No : 2024/19204
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hiçbir geçerli sebebe ve somut delile dayanmayan dava konusu işlemin Anayasa'ya ve AİHS’e aykırı olduğu, Anayasa'nın 129. maddesine aykırı olarak savunma hakkı tanınmadan, soruşturma yapılmadan, adil yargılanma hakkı tanınmadan ve mahkemeye erişim hakkı verilmeden kamu görevinden çıkarıldığı, KHK eki listede ismine yer verilmek suretiyle somut hiçbir delil gösterilmeden terör örgütü üyesi olmakla suçlandığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, ByLock kullanmadığı, ByLock'a ilişkin Tespit ve Değerlendirme Tutanağı ile görüşme ve mesaj içeriklerinin bulunmadığı, ByLock'un münhasıran FETÖ/PDY'nin bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olduğu iddiasının temelsiz olduğu, ByLock verilerinin yasa dışı delil niteliğinde olması nedeniyle hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, gizli tanık ... tarafından teslim edilen verilerin kim tarafından oluşturulduğunu bilinmediği, fişleme niteliği bulunan bilgilerin hükme esas alınamayacağı, içeriğinde somut delil ve bilgi bulunmayan üst amir kanaatinin gerçeği yansıtmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Öte yandan, her ne kadar temyize konu İdare Dava Dairesi kararı ile hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, .... Ağır Ceza Mahkemesinin E:..., K... sayılı kararı ile davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmekte ise de; söz konusu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Yargıtay ...Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bozulduğu, bozma kararı üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen davacının, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle cezasından indirim yapıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür. Masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Bu itibarla,... Ağır Ceza Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Sanığın aşamalardaki savunmalarından özetle; 05/01/2007 yılında Samsun ili Alaçam ilçesinde göreve başladığını, burada Y.S. isimli polis mmuru ile tanıştığını, bu şahsın kendisine örgütle tanıştırdığını, birlikte görüşmelere gittiğini, burada namaz kılıp Kuran, Risalei Nur ve Fetullah Gülen'in kitaplarını okuduklarını, daha sonra evlendiğini ve görüşmelerin azaldığını, 2008 yılında yedek subaylığını Kıbrıs'ta yaptığını, 2009'da tekrar Alaçam'a döndüğünü, döndüğünde ... ve ... isimli iki polis memuruyla bu yapıyla ilgili olarak görüşmeye devam ettiğini, bu görüşmelerde Çevik Kuvvetten iki polis memuru ve ... diye tabir edilen bir şahsın olduğunu, 16 Ekim 2009 tarihinde Van ilinde Çelik Kuvvet olarak göreve başladığını, orada C.A. isimli polis memuruyla tanıştığını, kendisinin bu yapıyla bağlantılı olduğunu ve Ş. isimli Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğünde çalışan bir şahısla tanıştırdığını, bu şahsın Van ilinde Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünden sorumlu abi olduğunu, kendisiyle birlikte Ş.İ. isimli memurla da görüşüldüğünü, Ş.'in kod adının ... olduğunu, 2010 yılından itibaren bu yapının kod isim kullanmaya başladığını bildiğini, daha sonra Emniyetin abisi olarak S. isimli kişiyle tanıştığını, daha sonra Personel Şube Müdürlüğüne atandığını, burada H.G. ve SG. isimli şahıslarla görüştüğünü, kendisine yapılan atamalarda yapının dahil olduğunu bilmediğini, 2011 yılında Ş. (...), H.G., M.D. ve S. ile birlikte İstanbul'a gittiğini, burada örgüte ait evlerde sohbete katıldığını, 2012 yılında Ankara'da göreve başladığını, O.B., Ş.A., H., Ö. isimli örgüte mensup şahıslarla görüştüğünü, 2013 yılında komiser yardımcılığı sınavına hazırlandığını, sınavdan 1 gün önce M.D., O.K. ile birlikte bir eve gittiğini, burada kendilerine Kuranı Kerim'e el bastırarak yemin edilmek suretiyle sınav sorularının verildiğini, bu eve kendisine N.A. ve M.D. isimli şahısların götürdüğünü, ertesi gün sınavda aynı soruların çıktığını ve bu sınavdan 95 puan aldığını, 2013 Eylül ayında kursa başladığını, kursa başladıktan sonra örgüte ait evlerde sohbete gittiğini, bu evde M.O., S.Ç., R.A. isimli şahısların kaldığını, ByLock'tan A. isimli şahsın bahsettiğini ve buradan haftalık dini program atılacağını söylediğini ve kendisinin bu programı indirdiğini, buradan dini konularla ilgili A.'in mesaj attığını, 2015 yılı başlarında örgütle görüşmeyi azalttığını, 2016 Nisan-Mayıs ayları gibi görüşmeyi bıraktığını ve yapıdan ayrıldığını...Sanığın kullandığı ... ID'ye ait tespit ve değerlendirme tutanağı incelendiğinde; Kullanıcı adı: ... (sanığın isminin ilk iki harfi ve eşi...'nın ilk iki harfinin birleştirildiği) ID'ye bağlı kişilerde ... ID, O.P.(... ID), T.A. (... ID) O.K....... ID) ekli olduğu..." şeklindeki beyan ve tespitlerin, bakılmakta olan dava dosyasındaki bilgi, belge ve tespitlerle birlikte değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/11/2024 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.