T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3316
Karar No : 2025/3341
Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı):... Rektörlüğü - ...
Vekilleri : Av. ..., Av. ...
Karşı Taraf (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin...tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalındığı iddia olunan özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının hakediş tarihinden itibaren dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi ve özlük haklarının iadesine dair ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davalı İdarenin İddialarının Özeti: Davacı hakkında yapılan soruşturmada elde edilen verilerin davacının terör örgütü ile irtibatı ve iltisakının olduğunu ortaya koyduğu, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu, temyize konu kararın usul ve esas yönünden hatalı olduğu iddia edilmektedir.
Davacının Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararında; "...Kaldı ki her ne kadar Üniversite Soruşturma Komisyonu tarafından davacının FETÖ/PDY ile irtibatı veya iltisakı olduğu belirtilmiş ise de; Üniversitenin Soruşturma Komisyonu Başkanı olan Prof. Dr. ... tarafından verilen ve 16.10.2020 tarihinde Mahkememiz kaydına alınan dilekçede: "Fethullahçı terör örgütünün 15 Temmuz darbe teşebbüsünden hemen sonra FETÖ ile iltisakı bulunma şüphesi olan öğretim üyelerini soruşturup üniversiteye kanaat bildirmek amacı ile Karabük üniversitesinde bir soruşturma komisyonu kurulmuş ve o komisyonda başkan olarak görevlendirilmiştim. Komisyonumuzca yapılan değerlendirmede Bank Asya'daki (FETÖ Bankası) hesap hareketlerinden dolayı komisyonumuz Karabük Üniversitesi öğretim elemanlarından ...'ın FETÖ ile iltisakı olabileceği yönünde kanaat bildirmişti. Komisyon kanaat bildirme görevini tamamladıktan hemen sonra komisyon feshedilmişti. Sonuç olarak ...'ın üniversite ile ilişiği kesilmişti. Daha sonra...'ın ihracına neden olan banka hesap hareketleri ile ilgili durumunun üniversitede halen çalışmakta olan öğretim üyesi arkadaşları ile birlikte ortak aldıkları arsa ile ilgilil bir durum olduğu, kendisinin payına düşen arsa ücretini peşin vermek istediğini ancak arsa sahibi ile olan bir ihtilaftan dolayı arkadaşlarının kabul etmediğini, tüm bu süreçlerin alınan arsa ile ilgili olduğunu ve başka bir amacın olmadığını öğretim üyesi arkadaşlar bana gelerek tüm detayları ve belgeleri ile birlikte açıklamışlardı. Bu öğretim üyesi arkadaşların samimi beyanlarından ...'ın bu bankadaki hesap hareketlerinin herhangi bir amaca yönelik olmadığına ikna oldum fakat bir yandan da ihtiyaten şüphelerimden tam yüzde yüz kurtulamamıştım. Aradan zaman geçmiş komisyon feshedilmiş olduğundan kendisine bir şekilde yardımcı olamamıştım. Ancak her şeye rağmen halen vicdanen rahatsızım. Arsa konusunu bana açıklayan öğretim üyelerinden birisi eskiden tanıdığım bir öğretim üyesidir. Mahkemenizce istenmesi durumunda bu öğretim üyesinin ismini verebilirim ve bu öğretim üyesi de arsa alımı ile ilişkisi olan diğer öğretim üyelerinin isimlerini verebilir. Daha sonra ... hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan kovuşturma sonucunda Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini öğrendim. Bu karar bende daha sonra oluşan kanaatimi doğrulamış oldu. Yalnız takipsizlik kararı çıkmadan birkaç hafta önce OHAL komisyonunun savcılık kovuşturmasının sürdüğünü gerekçe göstererek başvuruyu reddettiği ve dosyanın mahkemenize intikal etmiş olduğunu öğrendim. Mahkemenize ... hakkında komisyon başkanı olduğum dönemdeki şahsi kanaatimin daha sonra edindiğim detaylı bilgiler ve savcılığın kovuşturmaya yer olmadığı kararı ışığında değiştiğini bildirmenin vicdani bir sorumluluk olduğunu düşünerek durumu izah eden bu dilekçeyi yazdım. Takdir sayın heyetinize ait olmak üzere bu kanaatimin dosyanın akıbetini etkileyebileceğini düşünerek bilgilerinize sunuyorum. Gereğini saygılarımla arz ederim. " şeklinde beyanda bulunduğu ve kendisinin de başkanı olduğu davalı Üniversitenin Soruşturma Komisyonunun, davacının kamu görevinden çıkarılması yönündeki kurum kanaatinin doğru olmadığını beyan ettiği görülmektedir." şeklinde tespit ve değerlendirmeye yer verilmiş ise de, söz konusu mektup içeriğindeki beyanların davacının örgütle irtibatı veya iltisakı olup olmadığına ilişkin objektif bir veri niteliği bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki iltisaklı olduğunu gösterir nitelikte bir delil veya tespit bulunmadığından, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisakı ve irtibatının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/03/2025 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.