T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/8418
Karar No : 2024/20788
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) :... Bakanlığı /...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ...sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, FETÖ ile irtibat veya iltisakının bulunmadığı, Anayasada güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerden masumiyet karinesinin ihlal edildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... Sanık ...: Bu örgütle ilk temasım orta okul son sınıfta oldu ders çalışma adı altında, ondan sonra da ders çalışma adı altında devam etti. ... Lise öğrenimi sonrasında 2006 yılında Jandarma Astsubay Meslek Yüksek Okulunu yedek... Sırada kazandım ve okula başladım, Askeri okulum 2008 yılında bitti, 2008 yılında mezun oldum, Askeri okula girmemde bu şahısların yönlendirmesi var mı diye düşündüm, o sıralar annem babam boşanma aşamasındaydı, maddi durumumuz kötüydü, ben zaten askeri okula gitmeyi düşünüyordum, belki de bu şahıslar benim bu durumumu bildikleri için, zaten askeri okula gitmeyi istiyor diye yönlendirme yapmamış olabilirler, ama yönlendirmeleri olmadı yani, ama belki de bu yüzden yapmamışlardır onu da bilmiyorum. 2008 yılında okuldan mezun olduktan sonra tayinim kura ile ... İl Jandarma Komutanlığı emrine çıktı, çıkmasıyla birlikte bu lise döneminde ve askeri okul döneminde görüştüğüm...isimli şahıs beni...isimli bir kişiyle tanıştırdı, ben adını ... olarak biliyorum, Muş'da artık ... ile görüşürsün dedi, ben ... isimli şahsa dedim ki, bu gerekli mi artık bundan sonra görüşmemiz gerekli mi falan dedim, o da bana dedi ki işte askeri ortam namaz niyaz yok, sen de bir süre sonra onlar gibi olursun, hiç olmazsa arada bir manevi yükleme olur o şekilde devam edersin dediler, dini duygularımızı sömürerek devam etti, tamam dedim. Bu isimlerini verdiğim şahısların kod isimleri mi gerçek isimleri mi olup olmadığı konusunda fikrim yok ama bana tanıştırdıkları isimleri bu şekilde. Muş'da göreve başladıktan sonra Muş'a geldikten sonra ... isimli şahıs beni özel numaradan arayıp görüşmek istediğini söyledi, bu arada bu bana gelen telefon numaraları ben şimdiye kadar hiç ankesörlü yani normal sabit hattan numara geldiğini hatırlamıyorum, bana hep gizli ya da özel numaralardan telefon geliyordu, biraz sonra bana da sorarsınız muhtemelen niye arıyorlardı sormadın mı diye, ben hiç hatırlamıyorum, hep özel veya gizli numaralardan arıyorlardı. ...isimli şahısla Muş'da adres bilgilerini de verdiğim yerde buluştuk, bir görüşme gerçekleştirdik, ... isimli şahıs bana bu görüşmemizde artık bundan sonra iki haftada bir görüşelim, iki haftayı geçmesin, birbirimize manevi olarak yardımda bulunuruz, ondan sonra şey konularına girildi, senin de durumun öğrenim görürken kötüydü, kötü durumda olan öğrenciler var, sen de artık maaşından bunlara belli miktarlarda yardım edersin, kurban döneminde kurban bağışında bulunursun falan filan şeylerde bulundu. Ben bu şahıstan telefon numarasını istedim, bana telefon numarasını vermedi, ben sana ulaşmak istediğim zaman ulaşırım dedi. Ben buradan çıktım, bu konuşmalar sonrasında bir zorlama, bir gizlilik olduğunu fark ettim ve tedirgin oldum. Bu görüşmelerim 2008'in Eylül ayı falandı, artık görüşmesem mi falan diyerek artık görüşmeme kararı aldım. Bu tarihten sonra ben bu şahısla 2009'un Temmuz ayına kadar hiç görüşme yapmadım, ama bir çok defa bu şahıs beni özel numaralarla sürekli rahatsız etmiştir, aramıştır, çoğunda belki açmamışımdır, denk gelip açtığımda da görevler yoğun, burası terör bölgesi diyerek geçiştirmişimdir. Ben 2009'un Şubat ayında ...'ya Jandarmanın Komanda okuluna gittim, beni bu şahıs gene oradayken de aradı, dedi ki...'ya gitmişsin, Komanda okulundaymışsın, hiç haberimiz falan da olmadı dedi, ki gerçekten de bir görüşme yapmadım, orada olduğumu ben ona söylemedim, beni tedirgin etti, her şeyden haberleri var çünkü, ondan sonra kendine iyi bak falan diyerek kapattı. ... Ben 2009'un Mayıs ayında Muş'a geri döndüğümde bu sefer Komanda okuluna bitirdiğim için tayini Varto'ya çıkardılar, ...Komando Birliğine gittim, orada göreve başladım, bu şahıs gene beni aradı, açmış bulundum, Varto'da olduğunu söyledi, görüşelim dedi, tamam dedim, Varto'da bir kafe vardı, orada görüştük, dedi neden gelip gitmiyorsun, gene ben aynı şekilde iş bahanesi, görev bölgesi diyerek onu geçiştirdim, bu görüşme de muhtemelen 2009'un Temmuz Ağustos aylan gibiydi. Ondan sonra 2011 'in Haziran Temmuz dönemine kadar ben bu şahısla yine hiç yüz yüze görüşmedim, bir gün yine aradı beni, tayinin çıkmış hayırlı olsun dedi, tayinim çıktığını biliyordu, Urfa'ya tayinim çıkmıştı o zaman, görüşemedik ama gitmeden bir helalleşelim, öyle ayrılırsın dedi, ben de artık Muş Merkeze geldim, artık dönüş yapacaktım, Muş Merkez'e gelmişken yine belirtmiş olduğum adreste buluştuk, bu sefer yanında ismini ... olarak bildiğim, ifademde zaten var, o kişi yanında vardı, dedi ki biz artık görüşemedik ama ... abi Urfa'da onunla görüşürsün, onunla şey yaparsın dedi. Şimdi ben görüşmek istemediğimi biliyorum, onlara da söylemek istiyorum ama adamların her şeyden haberleri var, daha o zamanlar da toyuz, dedim bunlar beni mesleğimden falan ederler, bir şey demedim oyalarım diye düşündüm, oradan ayrıldım. Şanlıurfa'ya gitmemle beraber bu sefer de o tanıştırdığı kişinin ankesörlü telefon dediğimiz gizli numaralardan aramaları başladı, genelde bu telefonları falan açmıyordum, açmış olduğum zamanlarda da görüşelim falan diyordu, tamam diyordum ama gitmiyordum, bu benim anladığım kadarıyla belki sorarsanız genellikle 70 saniye görüşmüşüm, aradığında da söylediği şey, nasılsın iyi misin görüşelim, başka bir şey konuşulmuyordu, ben de tamam veya olmaz diyordum o kadar. Artık bu telefon aramalan çok sıklaşmıştı gitmediğim için, zaten gitmediğim için arıyorlardı, ben 2011 yılında Urfa'ya geldiğimde evlendim, evlenmemle birlikte bu telefon aramaları hem aile hayatı hem de iş hayatında sıkıntı yaratmaya başlamıştı, eşim bu numaralar kim sürekli seni neden arıyorlar demeye başlamıştı, ben artık bu durumdan sıkıldı, ben artık bunlarla görüşmeyeyim diye düşündüm ama telefonlar da sürekli geliyor, telefonları kesmek için uzun aralıklarla bazen altı ay oluyordu, bazen bir yıl süreyle bir görüşüyordum, telefonları kesmek amacıyla, ondan sonra çıkıyordum. Bu görüşmelerde ne yapıyordunuz derseniz hiç bir şey yapmıyordum, 10 veya 15 dakika görüyordum, niye gelmiyorsun, niye etmiyorsun diye nasihatte bulunuyordu, ben de işlerim yoğun, eşimin haberi yok, artık evlendim diyerek çıkıyordum, hiçbir faaliyetimiz olmuyordu. Ama bir süre sonra baktım bu oyalamanın da bir anlamı yok, bu sürekli böyle devam edecek, artık hiç görüşmeme kararı aldım, bu görüşmeme kararını aldıktan sonra telefonları hiç açmadım veya aradıklarında gelmiyorum dedikten sonra bunlar benim Urfa'da Lojmanlarda bulunan evime geldiler,... isimli şahıs, ilkinde ben evde yoktum eşim varmış, birinin geldiğini söyledi, ben eşkal bilgilerinden onun olduğunu anladım, diğer ikincisinde ise bu kişi ile tartıştık, dedim evime kadar niye geliyorsunuz, artık sizinle görüşmek istemiyorum dedim, orada baya bir tartıştık, 2015 yılı içerisindeydi ama tarihini hatırlamıyorum, artık görüşmek istemiyorum dedim ve orada baya bir tartışarak oradan gönderdim, ben bir daha bu şahıslarla yüz yüze o tarihten sonra hiç görüşmedim, ama bu şahıslar gene aynı Avukat beyin de söylediği gibi kanca attıkları zaman bırakmadıkları için sürekli telefonla rahatsız etmeye aramaya devam ediyorlardı, açmış olduğum zamanlarda gelmek istemediğimi söylüyordum, ... 2016 yılı yaz aylarında, tayinim Urfa'dan Hakkari'ye çıktıktan sonra da bir daha telefonla arama olayı olmadı, telefonla da görüşmedim, zaten 2015'deki tartışma olayından sonrada yüz yüze de hiç görüşmedim ... Sanıkla ilgili dosyada mevcut ankesör analiz raporuna göre; sanığın kullanmakta olduğu ... ve... numaralı hatlarının 2012-2013-2014-2016 yıllarında Ankara, Şanlıurfa ve Hatay illerinde bulunan sabit hatlardan 27 adet aranma kaydının bulunduğu, bu aramalardan Şanlıurfa ilinden 2012 yılında yapılan sabit hat aramasının 1 grup ardışık olarak sınıflandırıldığı ve .... ile ardışık olarak arandığının tespit edildiği ... Sanık mahkememizce alınan savunmasında; etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan etmiş olup, bu kapsamda yine soruşturma aşamasından itibaren örgüte ilişkin bildiklerini samimi biçimde anlattığını, örgüt üyeleri hakkında teşhis ve beyanlarda bulunduğunu, bu beyan ve teşhislerini tekrar ettiğini, öncelikle beraatini talep ettiğini, aksi halde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini beyan etmiştir. Sanık etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadelerinde ve dosya içerisinde yer alan teşhis tutanaklarında yer aldığı üzere; sanığın ... isimli şahsı teşhis ettiği ..." tespitleri ile davacının beyanı dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.