T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/8581
Karar No : 2024/21500
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Hukuk Müşaviri Dr. ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan ve idari soruşturma yapılmadan KHK ile tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, OHAL döneminde yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnamelerin Resmi Gazetede yayınlandıkları gün TBMM'nin onayına sunulması ve 30 gün içerisinde TBMM tarafından onaylanması gerektiği, oysa OHAL KHK'ların hiçbirinin TBMM tarafından süresinde onaylanmadığı, olağanüstü hal döneminde yalnızca olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun 9 ve 11. maddelerinde sınırlı olarak sayılan tedbirlerin alınabileceği, bu tedbirler dışında düzenleme yapılamayacağı, KHK adı altında yapılan genel düzenleyici işlemi nitelendirmenin mahkemelerin görevi olduğu, Bakanlar Kurulu'nun Anayasa ve yasaların kendisine vermediği bir yetkiyi kullanmak suretiyle işlem tesis ettiği, OHAL KHK'sı ile bireysel kesin ve yürütülebilir işlem tesis edildiği, kamu görevinden çıkarılma işleminde Anayasa ve kanunlarda belirtilen usul ve esaslara uyulmadığı, masumiyet karinesinin, ölçülülük ilkesinin, eğitim hakkının, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ve mülkiyet hakkının ihlal edildiği, suçlamanın niteliği ve cezanın ağırlığı dikkate alındığında somut olayda ceza hukuku anlamında kişiye yöneltilmiş bir suçlama olduğu, bu nedenle AİHS'in 6. maddesinde güvence altına alınan ilke ve hakların uygulanması gerektiği, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep ve konu unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''Adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Bununla birlikte, davacı hakkında, silahlı terör örgütüne yardım etmek suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; ''Tanık A.B. talimatla alınan beyanında; 'Ben öğretmenim. Sanık ... de öğretmendi, bundan dolayı kendisini 15 yıldır tanırım, kendisi ile aynı okulda hiç görev yapmadım, ben öğretmenler sohbet grubuna katıldığımda ...'i de o sohbetlerde görürdüm, ben 2012 yılından itibaren uzaklaştım, 2012 yılından sonra da ...'in sohbetlerden ayrıldığını duymadım, bunun dışında sanığın fetö terör örgütüne üyeliği hakkında hiç bir bilgim yoktur.' şeklinde, tanık F.S. talimatla alınan beyanında; 'Ben gazete dağıtıcısıyım, ...'i de zaman gazetesine abone olmasından dolayı tanırım, gazeteyi evine ben dağıtıyordum, başkaca fetö terör örgütü ile bağlantısı olup olmadığını bilmiyorum.' şeklinde beyanda bulunduğu...'' tespitleri ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve Soruşturma No:..., Esas No:..., İddianame No:... sayılı iddianamede yer alan; ''...Tanık A.B'nin savcılık ve emniyetteki ifadesinde; ... isimli şahsın ... Lisesinde öğretmenlik yaptığı, kendisini yaklaşık 15 yıldan beri tanıdığı, bu şahsın bahse konu yapının sohbet toplantılarına 2016 yılına kadar katılan birisi olduğu, öğretmenler grubu sohbetlerine katıldığı ve bazen sohbet hocalığı da yaptığı...'' şeklindeki beyan ve tespitlerin, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.