T.C.
DANIŞTAY
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/14015
Karar No : 2023/20234
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ...sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Dava konusu uyuşmazlıkta kendisine ceza hukuku anlamında bir suçlama yöneltildiği, bu nedenle ceza hukukuna ve adil yargılanma hakkına ilişkin tüm ilkelerin uygulanması gerektiği, darbe girişiminden önce FETÖ/PDY'nin terör örgütü olduğu yönünde kesinleşmiş bir yargı kararının bulunmadığı, bir terör örgütünün varlığının ancak yargı kararıyla tespit edilebileceği, bu örgüte yönelik terör örgütü nitelemesinin ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararı ile yapıldığı, bu tarihten sonraki iradi faaliyet ve kasti hareketlerinden dolayı sorumlu tutulabileceği, irtibat ve iltisak kavramlarının soyut ve muğlak kavramlar olduğu, bu kavramların öngörülebilirlik ilkesi ile kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesini ihlal ettiği, idarenin düzenleyici işlemleri ile suç ve ceza konulamayacağı, bu suç ve cezaların geçmişe yürütülemeyeceği, işlendiği zaman legal olan olan ve kanunlarda suç olarak gösterilmeyen eylemleri nedeniyle cezalandırılamayacağı, Bank Asya'ya para yatırmasının o tarih itibariyle yasal olduğu, bu bankanın mevzuata uygun şekilde faaliyet gösterdiği, bankaya para yatırmasına ilişkin verilerin kişisel veri niteliğinde olduğu, bir kişinin aynı eylemleri sebebiyle iki kez yargılanıp iki ayrı cezaya mahkum edilemeyeceği, bu durumun non bis in idem ilkesini ihlal ettiği, hakkındaki örgüt kodlamasının hukuka aykırı olduğu, bu kodlamaya ilişkin verileri içeren SD karttan imaj alma işlemlerinin hukuka uygun olarak yapılmadığı, bu verilerin hukuka aykırı delil niteliğinde olması sebebiyle hükme esas alınamayacağı, olağanüstü hal dönemlerinde sadece bu süreyle sınırlı ve geçici nitelikte tedbirlerin alınabileceği, olağanüstü hal uygulamasına son verilmiş olması sebebiyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin anayasal dayanağının kalmadığı, bu işlemin ölçülü olmadığı, sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğine ilişkin hiçbir somut delilin bulunmadığı, kendisinin sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmesi söz konusu ise buna ilişkin soruşturma yapılıp savunmasının alınması gerektiği, masumiyet karinesi, adil yargılanma hakkı, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı, mülkiyet hakkı ve gerekçeli karar hakkı başta olmak üzere birçok temel hak ve özgürlüğünün ihlal edildiği, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararda dayanılan bazı bilgi ve belgelerin kendisine tebliğ edilip bunlara karşı savunması alınmadığı için çekişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerinin ihlal edildiği, dayanılan birçok bilgi, belge ve delilin yasa dışı delil niteliğinde olduğu, AİHM tarafından verilen Yüksel Yalçınkaya v. Türkiye ( Başvuru No. 15669/20) kararındaki tespit ve değerlendirmelerin lehine yorumlanarak hükme esas alınması gerektiği, iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334.maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335.maddesinin 3.fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 26/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy