T.C.
DANIŞTAY
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/15954
Karar No : 2023/19838
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili: Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti : 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin...tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu ve ilk derece mahkemesince subjektif değerlendirmeler sonucunda karar verildiği, hakkındaki irtibat ve iltisak ithamlarının soyut nitelikte olduğu, Bank Asya'daki hesap hareketlerinin mutat bankacılık işlemleri olduğu faizsiz olması sebebiyle Bank Asya'yı tercih ettiği, Bank Asya'nın TMSF'ye devredilmesinden sonra da hesabını kapatmayarak kullanmaya devam ettiği, Devletin vermiş olduğu izin ve onayla kurulmuş olan bir sendikaya üye olmasının sendika hakkı kapsamında olduğu, dolayısıyla sendika üyeliğinin terör örgütü ile irtibat ve iltisakın kanıtı niteliğinde olamayacağı, dernek üyeliklerinin de yardımda bulunmak amacıyla gerçekleştirildiği, bir derneğe üye olmasının terör örgütü ile irtibatlı yahut iltisaklı olması hususunda delil olamayacağı, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olduğunu gösteren esaslı bir eylem ve faaliyette bulunmadığı, ByLock uygulamasını kullandığına ilişkin herhangi bir verinin bulunmadığı, FETÖ/PDY terör örgütüne himmet adı altında bir para yardımında bulunmadığı ya da kişilerden himmet toplamadığı, kod adı kullanmadığı, sohbet toplantılarına katılmadığı, somut olayda ceza hukuku anlamında bir suçlama ve cezanın bulunduğu, ceza hukukuna ilişkin tüm ilkelerin somut olayda uygulanması gerektiği, 26/05/2016 tarihinden önce ki eylem, faaliyet veya işlemlerin terör örgütü üyeliği suçlamasına dayanak yapılamayacağı, kamu görevinden çıkarılma nedenleri kanun hükmünde kararnamede belirtilmediği gibi tarafına da herhangi bir gerekçenin tebliğ edilmediği, olağanüstü hâl süresince alınacak tedbirlerin Anayasa ve yasalarda öngörülen hukuk kurallarına uygun olması gerektiği, bu süreçte sadece durumun gerektirdiği türden geçici tedbirler alınabileceği, kendisine savunma hakkı tanınmadığı, dava konusu işlemin yasa dışı olarak elde edilen delillere dayalı olarak tesis edildiği, kamu görevinden çıkarılmasının olağanüstü hâlin gerektirdiği türden geçici bir tedbir olmadığı, olağanüstü hâl kanun hükmünde kararnamesi ile kamu görevinden çıkarılmasının masumiyet karinesini, suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesini, suçta ve cezada kanunilik ilkesini ihlâl ettiği, 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasa'ya aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Bölge Adliye Mahkemesi ...... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, tanık M.A.'nın; "...Kamera görüntüsü tarafıma yaklaştırılmak suretiyle gösterilen sanığı tarınım, kendisi ... olur, ben ... ilinde 2008-2014 yılları arasında küçük bölgeci olarak tabir edilen Beşirli Bölgesinde küçük bölgeci olarak örgüt içinde yer alıyordum, küçük bölgeci olarak görevim bu bölgede yer alan öğrenci evlerindeki öğrenciler ile ilgilenmem, esnaflar ile irtibat kurarak bu evlerin ihtiyaçlarını gidermek, bu ihtiyaçları yardımsever ve bu işe gönül bağı ile bağlı olan mütevellilerden karşılamak idi, ben 2014 yılının Mayıs Haziran aylarında küçük bölgeci görevimden ayrılarak ... il memur mesullüğü görevine getirilmiştim, bu dernek ile ilgili bir açıklama yapmak istiyorum, TÜMİDER isimli bu dernek memur ve işçi dayanışması adı altında sendikal ya da dernek faaliyetleri yürüten bir dernek idi, daha doğrusu sendikalaşma ve nihayetinde sendikal bir konfederasyon oluşturmak için 10 ya da daha üstü sayıda derneğin bulunması gerektiğinden o dönemde bu şekilde dernekleşmeye önem verilmişti, TÜMİDER de bu şekilde kurulan derneklerden biri idi en azında o dönemde bana bu şekilde aktarılmış idi, sanık ...'ı tanırım kendisi çok hoş ve yardımsever biridir, dernek üyeliği vardır, hatta bazen örneğin cemaat ile ilgili konularda kendisiyle tartışırdık, mesela sendika üyesi olmak istemediğini söylediğinde kendisini bir şekilde ve diğer tartışmalı konularda ikna etmeye çalışmıştık, şunu da söylemeliyim bu örgüt mahrem yapılanmada yer alanlar dışında sadece mütevellilerden değil hemen herkesten kurban, bağış himmet, burs adı altında talepte bulunurdu, bir kişi ile herhangi bir şekilde tanışmış olmanız ondan bu yardımları talep etmek için yeterli idi, memurlarda dile getirilen mütevelli iddiası esnaflardaki gibi değildir, esnaf yapılanmasında mütevelli olmak daha itibarlı ve kademe kademe ulaşılan bir aşamadır. Örneğin esnaf ile tanışıldığında önce normal sohbet toplantılarına davet edilir, bir ya da iki yıl bu toplantılar sürdükten sonra kişi küçük bölge diye tabir edilen esnaf mütevellisine alınır, esnaf mütevellisinin üstünde daha seçkin mütevellilerin yer aldığı büyük bölge mütevellisi olur, bir de il ana mütevelli dediğimiz kişiler vardır bunlar örgütün il sorumlusu ile doğrudan doğruya görüşen kişilerdir, dolayısıyla memur mütevellisi dendiğinde esnaf mütevellisinde bahsettiğim bu kademeleşme olmaz, esnaf mütevellisi ile memurların durumu bir biri ile aynı tutulmamalıdır. Zaten son dönemde memurlardan kayma olduğundan dolayı onlar arasındaki manevi havayı hissetmek için mütevelli yapısını bilen bir kişi olarak ben memurlar için gönderilmiştim,...'da yukarıda bahsettiğim gibi iyi bir arkadaş idi ancak bu toplantılara bazen geldiği gibi bazen de gelmediği olurdu. Hatta son dönemde gerek dernek gerek sendika üyeliğinden istifa etmek için çok uğraştı ancak bir şekilde kendisini ikna ettik, sanık ile ilgili bildiklerim bunlardan ibarettir..." şeklinde beyanlarına yer verildiği, öte yandan anılan ceza mahkemesi kararında; "...bankanın siyasi gelişmeler üzerine likidite sorunu yaşaması sebebiyle bizzat başta Fethullah Gülen ve diğer FETÖ/PDY terör örgütü yöneticileri tarafından mensuplarına verilen talimatlarla her türlü mevduat artırıcı işlemde bulunmak üzere Asya Katılım Bankası'na para yatırmalarını istemesi üzerine Asya Katılım Bankası'nın mali olarak durumunun raporlarla teyit edildiği üzere güçsüzleştiği bir dönemde; sanık ...'un ilk defa 15.01.2014 tarihinde Bankasya nezdinde vadesiz hesap açarak bu hesabına 1.800,00 TL para yatırdığı, sanığın yine çağrı döneminde bu kez Bankasya bankası nezdinde 04.02.2014 tarihinde EURO hesabı açarak bu hesabına 700 EURO para yatırdığı; örgüt liderinin talimatı ile 2014 yılının Eylül ayından itibaren bankasyaya para yatırma ya da mevduat artırıcı işlem yapılması çağrısı tüm ülke çapında örgüt mensupları tarafından bir kampanya haline getirildiği dönemde 16.09.2014 tarihinde Euro hesabına bu kez 500 EURO ve 1.000,00 TL para yatırdığı..." şeklinde tespitlere yer verildiği, bu durumda, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan bilgi, belge ve tespitler ile ceza yargılamasında elde edilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 19/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy