T.C.
DANIŞTAY
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/15984
Karar No : 2023/20349
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Hukuk Müşaviri Av. ...
İstemin Özeti : 695 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarıldığı tarihte hakkında herhangi bir ceza veya disiplin soruşturmasının bulunmadığı, darbe girişimi ile bir ilgisinin olmadığı, kamu görevinden çıkarılmasının olağanüstü hâlin gerektirdiği türden bir tedbir olmadığı, kendisine savunma hakkı tanınmadığı, hakkındaki ankesör iddiasının suç oluşturabilmesi için gerekli olan şartların kendisi açısından gerçekleşmediği, çelişkili ve soyut nitelikte olan ve herhangi bir delile dayanmayan beyanların mevcut yargılama açısından herhangi bir anlam ifade etmeyeceği, somut olayda ceza hukuku anlamında bir ceza bulunmadığı ve bu sebeple ceza yargılamasının tüm gereklerinin tarafına uygulanması gerektiği, kamu görevinden ihraç edildiği tarihten sonra elde edilen delillere dayalı olarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, FETÖ/PDY terör örgütü ile hiçbir irtibat veya iltisakının bulunmadığı, irtibat ve iltisak kavramlarının belirli, açık ve öngörülebilir kavramlar olmadığı, somut uyuşmazlıkta kamu görevinden çıkarıldığı tarihte başvurulabilecek herhangi bir yargı organının bulunmaması sebebiyle mahkemeye erişim hakkının, ileri sürmüş olduğu iddiaların mahkemece karşılanmamış olması nedeniyle gerekçeli karar hakkının, irtibat ve iltisak kavramlarının geçmişteki eylemlerine uygulanarak işlem tesis edilmesi sebebiyle suç ve cezaların kanuniliği ile geriye yürümezliği ilkesinin, hukuka aykırı şekilde özel hayatına, aile hayatına ve sosyal çevresine ilişkin bilgilerin elde edilmesi sebebiyle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, diğer bireylere tanınan hakların tarafına tanınmaması sebebiyle ayrımcılık yasağının, kamu görevinden çıkarılması sonucunda maaş, emeklilik ve sosyal güvenlik haklarından mahrum kalması sebebiyle mülkiyet hakkının ihlâl edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E: ..., K: ...sayılı kararında, tanık S.Ç.'nin; "...... benim Isparta'dan devre arkadaşım. Normal bir arkadaşlığımız var devre arkadaşlığı. Ancak Ankara'tda 2012-2016 yıllarında asistanlık için gelmişti. O süreçte kendisi sohbetlerimiz oluyordu. Oradan tanıyordum. Yani namaz kılınıyordu. Kur-an okunuyordu. Bu fetullah gülen ile ilgili sohbetlerdi efendim. Yani örgütün sohbetleriydi. Ben ... ve Ü.Y. vardı bu sohbetlerde. Hepimiz doktor grubuyduk. Sohbeti Ü.Y. veriyordu. On beş günde bir ya da ayda bir değişmekle birlikte toplanıyorduk. Toplantıları Ü. haber veriyordu. Toplantıya katılırken telefonu dışarıda bırakalım vs gibi tedbirler oluyordu. Bunlara dikkat edin diyordu. Kendisi bizi ankesörden arıyordu Ü.Y. sanığı arayıp aramadığını bilmiyorum. Biz yani ben tek başıma geliyordum. Geldiğimde ...'i görüyordum. Ya da benden sonra kendisi geliyordu. Himmet parası tarzında bir para toplanmıyordu. Sadece Afrika'da su kuyusu açmak için para toplandı ama sanığın verip vermediğini bilmiyorum. Sanık kod adı kullanmazdı gerçek ismiyle tanıyordum. Sanığın en son toplantıya katıldığını gördüğüm tarih 2015 yılı 2016 yılı. Yani darbeden önceydi. Daha sonrasında da uzaklaşmaya çalışmıştım. Çok samimi olamıyordum Ü.Y. ile bu sefer ayrı ayrı görüşürdük...." şeklinde beyanlarına, yine anılan Ceza Mahkemesi kararında; "...24/02/2021 tarihli HTS analizine ilişkin bilirkişi raporuna göre, sanığın ankesörlü hatlardan 18/05/2013 ve 16/11/2014 tarihlerinde S.Ç. ile ardışık olarak arandığı, aynı zamanda sanıkla S.Ç.'nin iletişim kurduğunun HTS kayıtlarında görüldüğü, sanığa yapılan üç farklı tarihteki aramalardan hemen sonra da 312 alan kodunun çevrildiği tespit edilmiştir. Sanığa farklı tarihlerde ankesörlü hatlardan yapılan aramalar sırasında son telefon numarası aranan hafızasında tutulmaması için 312 şehir alan kodunun çevrilerek şifreleme yapıldığı anlaşılmıştır..." şeklinde tespitlere yer verildiği, bu durumda, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan bilgi, belge ve tespitler ile ceza yargılamasında elde edilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 26/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy