T.C.
DANIŞTAY
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/16573
Karar No : 2023/19845
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Olağanüstü hâl döneminde olağanüstü hâl süresiyle sınırlı ve geçici tedbirler alınabileceği, olağanüstü hâl uygulamasının sona ermesi ile kamu görevinden çıkarılma işleminin Anayasal dayanağının almadığı, kamu görevinden çıkarılmanın olağanüstü hâl döneminde kamu görevlileri açısından durumun gerektirdiği nitelikte bir tedbir olmadığı, hakkında adlî veya idarî herhangi bir soruşturma yürütülmeksizin kamu görevinden ihraç edildiği, tarafına savunma hakkı tanınmadığı ve masumiyet karinesinin açıkça ihlâl edildiği, dava konusu işlemde yer alan gerekçelerin hukuka aykrılık barındıran durum ve faaliyetler olmadığı, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'nun hakkında yeterli inceleme ve araştırma yapmadan tahmin ve varsayımlara dayalı olarak karar verdiği, Bank Asya'ya talimatla para yatırmadığı, yatırmış olduğu paranın çocuğu için birikim amacıyla olduğu, bu banka nezdinde herhangi bir bankacılık işlemi yapmadığı, Bank Asya tarafından suç niteliğinde faaliyetler gerçekleştirilmiş ise bunu bir vatandaş olarak bilemeyeceği, Bank Asya'nın Devletin vermiş olduğu izin dahilinde yasal olarak fon kabulü faaliyetini yürütmüş olduğu, Ufuk Tarım ve Ormancılık Hizmetleri Memurlar Sendikası'na anayasal hakkı olan sendika hakkı kapsamında özlük haklarının daha iyi savunulabileceği düşüncesiyle üye olduğu, Devletin denetimi ve gözetimi altında faaliyet gösteren bir sendikaya üyeliğinin örgüt faaliyeti olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu, darbe girişiminden yedi ay önce söz konusu sendikadan ayrıldığı, FETÖ/PDY ile iltisaklı olan herhangi bir dernekte üyeliğinin bulunmadığı, çocuğunun girmiş olduğu bursluluk sınavında başarılı olması nedeniyle özel okula kaydettirdiği, özel okulların denetiminin Devlet tarafından sağlandığı ve eğitim hakkının yasal ve meşru bir hak olduğu, hakkında kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararı bulunmamasına rağmen devam eden ceza yargılamasının suç delili gibi kabul edildiği ve bu durumun masumiyet karinesine aykırı olduğu, FETÖ/PDY terör örgütü hakkında terör örgütü tanımlamasının ilk defa 27 ve 30 Mayıs 2016 tarihlerinde Devlet yetkilileri ve kurumları tarafından yapıldığı, kamu görevinden ihracına dayanak olarak gösterilen fiilerin ise bu tarihten önce cereyan ettiği, gerçekleştiriliş tarihleri itibariyle suç olmayan legal faaliyetler olduğu, bu faaliyetler sebebiyle kamu görevinden çıkarılmasının suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesine, Devletin izin ve onayı ile gerçekleştirilen faaliyetler sebebiyle kamu görevinden çıkarılmasının hukuki güvenlik ilkesine, hiçbir yargılama yapılmadan kamu görevinden çıkarılmasının yargısız infaz yasağına, sosyal güvenceden ve çalışma imkânından mahrum bırakılmasının çalışma ve sosyal güvenlik hakkına aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, tanık S.G.'nin; "...Ben daha önce vermiş olduğum ifademi aynen tekrar ederim. ... kurumda veri hazırlamacı olarak çalışıyordu. Ancak asıl kadrosu yanlış hatırlamıyorsam teknikerdi. Kendisi ile iş arkadaşlığı nedeniyle selamlaşma haricinde bir muhabbetimiz söz konusu değildi. Bu şahıs daha önceki ifademle belirttiğim diğer şahıslarla birlikte toplantılara katılırdı. Erkekler kendi arasında kadınlar kendi arasında toplantı yapıyordu. Bu şahıs kurumda çalışan A.A. ile ve bizim kurumda çalışan S.B.'nin eşi S.B. ile çok samimi idi. Zaten kadınların toplanması bu üçünün evlerinde oluyordu..." şeklinde beyanlarına yer verildiği, bu durumda, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan bilgi, belge ve tespitler ile ceza yargılamasında elde edilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 19/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy