T.C.
DANIŞTAY
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/16788
Karar No : 2023/19743
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ...Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun başvuru dilekçesinde öne sürdüğü iddiaları değerlendirmediği, yeterli inceleme yapılmadan karar verildiği, FETÖ ile irtibat ve iltisaklı olduğuna dair somut delil bulunmadığı, idare dava dairesince ileri sürdüğü iddialar değerlendirilmeden karar verildiği belirtilerek dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararında yer alan; "... Sanık ...'ın 15 Temmuz 2016 tarihinde Kurmay Yarbay rütbesi ile Genelkurmay Başkanlığı Özel Kalem Müdürlüğü bünyesinde görev yaptığı, karargah içerisinde bulunan güvenlik kamera kayıtlarından da görüleceği üzere; sanığın olay günü saat 21.30.20 de yanında diğer sanıklar R. G. ve O. Y. olduğu halde ve yine 1-A giriş kapısının hemen içerisinde silahlı ve teçhizatlı iki tane özel kuvvet mensubu bulunduğu halde merdivenlerden yukarıya komuta katına çıktığı, saat 21.54.02 de komuta katına çıkan merdivenlerin başında beklediği ve sağ tarafa baktığı, saat 23.13.37 de komuta katının merdivenlerinden inerek sağ tarafa gittiği, 23.14.55 te komuta katına çıkan merdivenlerin başında sivil giyimli ve silahlı diğer sanık T. A. ve yanında 3 tane silahlı teçhizatlı özel kuvvetler mensubu sanık bulunduğu halde sanık ...'ın sağ taraftan gelerek ve bahsi geçen sanıkların yanından geçerek merdivenlerden yukarı komuta katına çıktığı, saat 23.47.20 de komuta katı merdivenlerinden inerek sağ tarafa gittiği, saat 23.55.10 da komuta katına tekrar çıktığı, saat 23.57.14 te komuta katından inerek sağ tarafa gittiği, saat 23.57.50 da tekrar komuta katına çıktığı, saat 23.59.00 da komuta katından inerek yine sağ tarafa gittiği ve birkaç dakika sonra 16.07.2016 günü saat 00.03.39 da yine komuta katına çıktığı, darbe teşebbüsüne iştirak eden diğer sanıklar R. G. ve O. Y. ile beraber hareket ettiği... sanığın savunmasında 'neler olup öğrenmek için saat 23.15 sıralarında sağ taraftaki odadan dışarı baktığını akabinde özel kalem odalarından birine girdiğine ve sabah hava aydınlanınca tuvalet ihtiyacı için dışarı çıktığını' beyan etmesine rağmen güvenlik kamera kayıtlarında görüldüğü üzere saat 23.47, 23.55, 23.57, 23.59 ve 00.03 sıralarında birden çok kez komuta katına çıktığı ve komuta katından inerek sağ tarafta bulunan bir bölgeye gittiği sabit olan sanığın beyanlarının gerçeği yansıtmadığı, diğer sanıklar R. G. ve O.Y. ile beraber komuta katına çıktıkları, saat 23.14.55 sıralarında komuta katına çıkan merdivenlerin yanında sivil giyimli ve silahlı sanık T. A. ile yanında 3 tane silahlı teçhizatlı Özel kuvvetler mensubu bulunduğu halde sanığın bu durumu hiç sorgulamadan ve herhangi bir tepki vermeden bahsi geçen sanıkların yanından geçerek komuta katına çıkıp aşağı inmesi, ayrıca aşağıya inen sanığın sürekli sağ tarafta bulunan bir bölgeye gitmesi, sanık 'dışarıda neler olduğunu öğrenmek amacıyla sağ tarafta bulunan bir odanın penceresinden dışarı bakmak için o bölgeye gittiğini' belirtmiş olsa da dışarıya bakabilecek ve daha net görülebilecek yerlerin de olması, sanığın ısrarla sağ taraftaki aynı bölgeye gelip gitmesi, kısa süre içerisinde defalarca sağ bölge ile komuta katı arasında gelip gitmesi dikkate alındığında sanığın bu yöndeki savunmasının hayatın olağan akışına, mantığa ve akla uygun olmaması, Özel kuvvetler mensubu sanıkların karargaha girmesini müteakip özellikle 1-A girişinde değişik rütbe ve görevlerden birçok kişiyi derdest etmelerine rağmen görevine yeni atanması nedeni ile karargahta pek de tanınmayan sanığa yönelik herhangi bir girişimlerinin bulunmaması, Genelkurmay Başkanlığı Özel Kalem Müdürlüğü görevine atanan sanığın olay gecesi TV'lerden kalkışmaya dair haberleri izlemesine ve karargahta yaşanan olayları görmesine rağmen neler olup bittiğini öğrenmek gerekirse neler yapılabileceği konusunda emrini almak için Genelkurmay Başkanına ulaşmaya çalışmaması, sanığın TV'lerden kalkışmaya dair haberleri izlemesine, karargahta yaşanan olayları görmesine, yanında cep telefonu olmasına, cep telefonundan arama yapmak istediğinde kendisini engelleyecek hiçbir faktörün olmamasına, kendisine yönelik herhangi bir müdahalenin olmamasına ve güvenli olduğunu belirttiği odada bulunmasına rağmen ne kolluk kuvvetlerine ne de bildiği tanıdığı asker şahıslara herhangi bir bilgi vermemesi dikkate alındığında... Sanık ...'ın diğer sanıklar O. Y. ve R. G. ile birlikte hareket etmesi, Karargahın darbe teşebbüsünde bulunan sanıkların kontrolünde bulunduğu zaman dilimi içerisinde aktif bir biçimde komuta katı ile 1-A girişinin sağ tarafında bulunan bölgedeki diğer sanıklarla irtibat halinde bulunması, suça iştirak ettiğine dair güvenlik kamera kayıtlarının bulunması..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy