T.C.
DANIŞTAY
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/21605
Karar No : 2023/19471
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeni ile yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:......, K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ile herhangi bir ilişkisinin olmadığı, savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının terör örgütü üyeliğinden hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan;
"...Tüm dosya kapsamı ve sanık yönünden kabul edilen maddi olay anlatımı, sanığın ek bir iş veya görevi bulunmamasına rağmen darbe girişiminin başlamasından sonra kışlaya gelmesi, her hangi bir neden bulunmamasına rağmen eğitim kıyafetini giymesi, firari sanık U.K. ile birlikte hareket etmesi, kanuna aykırı ve konusu suç teşkil eden emirlerine uyarak yetki alanı dışında görev alması, darbe teşebbüsünün başarıya ulaşması için aktif çabası, kışla içerisindeki hareket tarzı, kışlayı terk etme zamanı, HTS ve K.K.Dahili hat arama kayıtları, güvenlik kamera kayıtları ve bu kamera kayıtlarının çözümüne ilişkin bilirkişi raporları, ilgili bölümlerin genel kabullerinde belirtilen katılan ve tanık beyanları da dikkate alındığında sanığın savunmalarına itibar edilemeyeceği anlaşılmakla, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yönetimi tarafından planlanan Anayasayı İhlal suçuna ilişkin görevi kendisine tebliğ edilen ve ortaya koyduğu davranışlar itibariyle de darbe teşebbüsünden önceden haberdar olduğu anlaşılan sanık ...in darbeye teşebbüs fiilini sevk ve idare edenler tarafından yapılan planlama ve iş bölümü çerçevesinde, kendisine darbe girişimi kapsamında verilen yetki alanı dışındaki konusu suç teşkil eden görev ve emirleri bilerek yerine getirdiği, bulunduğu mahal ve konumuna uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai harekette bulunan sanığın eylemlerinin, amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu, icra aşamasına geçerek amaç suç yönünden somutlaştığında ve elverişliliğinde tartışma bulunmadığı, bu nedenle fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurduğu gözetilerek TCK'nun 37. maddesi kapsamında "doğrudan fail" olduğu kabul edilerek, TCK'nun 37. Maddesi delaletiyle TCK'nun 309 ve TMK 5. maddeleri gereğince ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş..." şeklindeki tespitler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy