T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/21723
Karar No : 2025/8029
DAVACI : ...
DAVALI : ... Kurulu / ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Davacının, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yeniden incelenmesi için yaptığı başvurunun usulden reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ve bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Hakkındaki meslekten çıkarma cezasına ilişkin kararın ve dayanağı savunma istem yazısına ilişkin tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21. maddesinde öngörülen usule riayet edilmeden yapılması nedeniyle usulsüz olduğu, davalı idareden yazılı bilgi istemesi üzerine karardan haberdar olduğu, usulsüz tebligat işlemleri nedeniyle savunması alınmadan disiplin cezası verildiği, yeniden inceleme başvurusunun engellendiği ve yasal haklarını kullanmaktan yoksun bırakıldığı, 03/10/2016 tarihinde daha önceden de ikamet ettiği ve halen ailesinin ikamet etmekte olduğu Ankara ile Kalecik ilçesinde bulunan köy adresine taşındığı ve resmi adresi olarak bu adresi beyan ettiği, bundan 27 gün sonra 30/10/2016 tarihinde "ayrılma" ibaresi düşülerek köy azasının beyanı ile tebligatın iade edildiği ancak adresten geçici mi, yoksa sürekli olarak mı ayrıldığına ilişkin herhangi bir araştırma yapılmadan ve komşuya haber verilmeden yani adrese hiç gelinmeden kağıt üzerinde düzenlenen tebliğ evrakının Tebligat Kanununun amir hükümlerine uygun olmadığı, tebligatın doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre yapıldığı, 2019 ve 2020 yıllarında söz konusu adresten ayrılmadığını gösteren başkaca tebliğ evraklarının da bulunduğu ve bunların dava dosyasına sunulduğu belirtilerek, yeniden inceleme isteminin usulden reddi ve bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin dava konusu kararların hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Davacı hakkındaki meslekten çıkarılması cezasının kesinleşmesi üzerine davacı tarafından sadece tebligatın usulsüz yapıldığı iddiasıyla yeniden inceleme ve itiraz başvurularının usulden reddine ilişkin işlemlere karşı dava açıldığı, bu işlemlere karşı yargı yolu kapalı olduğundan ortada idari davaya konu olabilecek bir işlem bulunmadığı, meslekten çıkarma cezasına ilişkin kararın ve savunma istem yazısının, Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak tebliğ edildiği ve yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, davanın esasına girilmeden önce süre aşımı nedeniyle davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, Trabzon Hakimi iken, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarihli ve K:... sayılı kararı ile 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme başvurusunun reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ve bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Anayasanın 138. maddesinde, "Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz." hükmüne yer verilmiş, 139. maddesinde, "Hakimler ve savcılar azlolunamaz. Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır." kuralı yer almıştır. "Hakimler ve Savcılar Kurulu" başlıklı 159. maddesinin 8. fıkrasında da, "Kurul, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini yapar; Adalet Bakanlığının, bir mahkemenin kaldırılması veya yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlar; ayrıca, Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirir." hükmü getirilmiş, bu maddenin 10. fıkrasında ise, "Kurulun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz." hükmü bulunmaktadır.
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69. maddesinde; "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir.
Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.
Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir.
Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Hâkimlik ve savcılık mesleğini ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerektiği, toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebinin, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan saygı ve güvenden de kaynaklandığı, yargı görevini yerine getiren kişilerin, adaleti gerçekleştirdikleri kadar bunu görüntü olarak da sağlamalarının icap ettiği, yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile doğru orantılı olduğu, hâkimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarları olduğu, bu mesleğin saygınlığı ve onuru hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik özel saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade ettiği, Hukuk Devletinin, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve saygınlığını korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumlu olduğu, bu nedenle, yasa koyucunun, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından, meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır.
Dosyanın incelenmesinden: davacı tarafından Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile hakkında verilen 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69'uncu maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına dair kararın ve dayanağı savunma isteme kararına dair tebligatın Tebligat Kanunu’nun 21. maddesinde öngörülen usule riayet edilmeden yapılması nedeniyle tebliğin usulsüz olduğu ileri sürülerek, yeniden inceleme isteminin usulden reddi ve bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin dava konusu kararların hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptalinin istenildiği anlaşılmaktadır.
Davalı idarece dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden: meslekten çıkarma cezasına dayanak oluşturan soruşturma tarihi itibariyle Trabzon Hâkimi olarak görev yapan davacıya, müfettiş tarafından gönderilen savunma istem yazısının Trabzon Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri Adalet Komisyonu Başkanlığı kanalıyla yapıldığı, davacının, hakkında yürütülen farklı bir soruşturma nedeniyle Hâkimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesi tarafından geçici tedbir niteliğinde görevden uzaklaştırıldığı, soruşturma dosyasının HSK ... Dairesine intikalinden sonra, davacının yazılı savunmasının istenmesine dair HSK ... Dairesinin ... tarihli ve ... sayılı kararının, davacı tarafından herhangi bir adres bildirilmemiş olması, muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olması itibariyle bilinen son adresi olmasından dolayı ... adresine gönderildiği, tebliğ evrakının muhatabın gösterilen adresten ayrılmış olduğunu beyan eden köy azası ...’ın beyanına istinaden tebliğ edilmeksizin iade edilmesi üzerine, kararın aynı adrese Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesindeki usule göre tebliğ edildiği; HSK ... Dairesinin davacı hakkında verdiği ... tarih ve ... karar sayılı meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırmasına dair kararının da aynı usul izlenerek öncelikle Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre, muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olması itibariyle bilinen son adresi olan ... adresine tebliğe çıkarıldığı, muhatabın gösterilen adresten ayrıldığının köy muhtarı Necati BAL tarafından beyan edilmesi üzerine 17/12/2018 tarihinde beyan sahibinin imzası alınarak evrakın tebliğ edilmeksizin iade edildiği, bunun üzerine HSK ... Dairesi kararının, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca, açık mavi renkte bastırılan tebligat zarfına, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek ve Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilerek tebliğe çıkarıldığı, evrakın köy muhtarı Necati BAL’a tebliğ edilerek 2 no.lu formun 11/02/2019 tarihi itibariyle muhatabın kapısına yapıştırılmak suretiyle tebliğ işlemlerinin gerçekleştirildiği anlaşılmakta olup, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Ayrıca; davacı tarafından 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3. maddesinin 1. fıkrası uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; Danıştay Beşinci Dairesinin "davanın reddine" dair 24/02/2021 tarih ve E:2017/1748, K:2021/411 sayılı kararının davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05/10/2022 tarih ve E:2021/2861, K:2022/2707 sayılı kararı ile davacının temyiz isteminin reddine, kesin olarak karar verilmiş olduğu , öte yandan davacının "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" iddiasıyla yargılandığı Yargıtay ... Ceza Dairesinin (İlk Derece) ... esas sayılı dosyasında 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile mahkumiyetine ilişkin ... karar sayılı, 30/06/2021 tarihli kararının Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiş olduğu, ayrıca, davacı hakkında Yargıtay ... Ceza Dairesinin (kapatılan) ... tarih ve ... esas sayılı kararı ile "siyasal ve askeri casusluk (TCK 328/1 md.)" ve "devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken belgeleri açıklamak (TCK 330. md)" suçlarından açılan kamu davalarının dosyasından ayrılarak dairenin en son esasına kaydına karar verilerek söz konusu dosyanın, Yargıtay ... Ceza Dairesinde (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) ... esas sayılı dosyasından siyasal ve askeri casusluk (TCK 328/1 md.) ve devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken belgeleri açıklamak (TCK 330. md) suçlarından yargılamasına devam edilmekte olduğu da dava dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarından görülmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
A) MADDİ OLAY :
Davacı, Trabzon'da hakim olarak görev yaptığı dönemdeki eylemleri nedeniyle, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından, hakkındaki meslekten çıkarma cezası ve savunma istem yazısına ilişkin tebliğatın usulüne uygun yapılmadığı iddiasıyla kararın yeniden incelenmesi isteminde bulunması üzerine, Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile yeniden incelenmesi istemi usulden reddedilmiştir.
Bu karara karşı yapılan itiraz başvurusunun da, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.
B) İLGİLİ MEVZUAT:
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin 1. fıkrasında, "... Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir. 68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir."; 2. fıkrasında, "Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir."; son fıkrasında ise, "Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir. Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir.
" hükmüne yer verilmiştir.
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Yeniden İnceleme ve İtiraz" başlıklı 73. maddesinde: "Hakimler ve savcılar hakkında verilen disiplin cezalarına ilişkin kararın tebliğinden itibaren on gün içinde Adalet Bakanı veya ilgililer kararın bir defa daha incelenmesini isteyebilir. Bu halde Kurul, gerekli incelemeyi yaparak kararını verir. Kurulca yeniden incelenerek verilen karara karşı ilgililer tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde itirazda bulunabilirler...
" düzenlemelerine yer verilmiştir.
C) İNCELEME VE GEREKÇE:
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Bilinen adreste tebligat" başlıklı 10. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; tebligatın, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılacağı, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin, bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı kuralına yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un "Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina" başlıklı 21. maddesinin birinci fıkrasında, kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildireceği, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağı; ikinci fıkrasında, gösterilen adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştıracağı, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağı hükümlerine yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; her ne kadar davacı tarafından, Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararın ve savunma istem yazısının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği iddiasında bulunulmuş ise de, dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının yazılı savunmasının istenmesine dair HSK ... Dairesinin ... tarihli ve ... sayılı kararının, davacı tarafından herhangi bir adres bildirilmemiş olması, muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olması itibariyle bilinen son adresi olmasından dolayı ... adresine gönderildiği, tebliğ evrakının muhatabın gösterilen adresten ayrılmış olduğunu beyan eden köy azası ...’ın beyanına istinaden tebliğ edilmeksizin iade edilmesi üzerine, kararın aynı adrese Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesindeki usule göre tebliğ edildiği; HSK ... Dairesinin davacı hakkında verdiği ... tarih ve ... karar sayılı meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırmasına dair kararının Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre, muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olması itibariyle bilinen son adresi olan ... adresine tebliğe çıkarıldığı, muhatabın gösterilen adresten ayrıldığının köy muhtarı Necati Bal tarafından beyan edilmesi üzerine 17/12/2018 tarihinde beyan sahibinin imzası alınarak evrakın tebliğ edilmeksizin iade edildiği, bunun üzerine söz konusu kararın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca tebligat zarfına, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek ve Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilerek tebliğe çıkarıldığı, evrakın köy muhtarı Necati Bal’a tebliğ edilerek 2 no.lu formun 11/02/2019 tarihi itibariyle muhatabın kapısına yapıştırılmak suretiyle tebliğ işlemlerinin gerçekleştirildiği, davacıya yapılan tebligatların Tebligat Kanunu'nun 21. maddesinde yer verilen düzenlemeye uygun olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
D) KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin usulden reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ve bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali istemiyle açılan DAVANIN REDDİNE,
2. Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın açılışı sırasında tahsil edilemeyen ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4 . Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 25/06/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.