T.C.
DANIŞTAY
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/5946
Karar No : 2023/20372
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalmış olduğu parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Göreviyle ilgisiz olan özel hayatına ilişkin bilgilerin kamu görevinden çıkarılmasına gerekçe gösterildiği, kararda Bank Asya nezdindeki hesabına ilişkin hesap hareketlerinin 2014 yılı öncesi ve sonrası bakımından objektif bir değerlendirmeye tabi tutulmadığı, banka hesabındaki hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemleri niteliğinde olduğu, bu hususun aksini ortaya koyabilecek somut bir delil veya tespitin bulunmadığı, Devlet güvencesinde olan mevduatını herhangi bir bankada tutmuş olmasının yaptırım gerekçesi olamayacağı, Bank Asya'nın Devletin denetim ve gözetimi altında faaliyet gösteren bir banka olduğu, dolayısıyla 2014 yılı içerisinde bu bankanın FETÖ/PDY terör örgütünün finans merkezi olduğu bilgisine sahip olamayacağı, banka hesabına ilişkin bilgilerin kişisel veri niteliğinde olduğu ve bu veriler sebebiyle özel hayatına yapılan müdahalenin sınırlarının aşıldığı, banka hesabına bulunan paranın geliri ile uygun seviyede olduğu, bir derneğe geçmişte bağış yapmış olmasının kamu görevinden çıkarılma gerekçesi olarak kullanılmasının hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmadığı, bu durumun hukuki güvenlik ve belirlilik ilkesine aykırılık teşkil ettiği, bazı basın ve yayın kuruluşlarına yapmış olduğu ödemenin bir mal veya hizmet alımı karşılığında yapılan ödeme niteliğinde olduğu, bu ödemenin kamu görevinden çıkarılmasına dayanak yapılmasının ifade hürriyetinin, basın hürriyetinin ve haber alma hürriyetinin ihlâli anlamına geldiği, idare mahkemesince Anayasa'ya aykırılık itirazının soyut ve genel bir gerekçe ile reddedildiği, darbe girişimine doğrudan veya dolaylı bir katkısının bulunmadığı, kamu görevinden çıkarılmasının kesin nitelikli ve olağanüstü hâlin sona ermesi ile sona ermeyecek nitelikte bir tedbir olması nedeniyle masumiyet karinesinin ihlâl edildiği ve bu tedbirin olağanüstü hâl kanun hükmünde kararnamesi ile düzenlenemeyeceği, alınan tedbirin kanuni dayanaktan yoksun olduğu, kamu görevinden çıkarılmasının darbe girişiminin ve şiddet olaylarının bastırılması ile bir ilgisinin bulunmadığı, geçici olarak görevden uzaklaştırılması mümkün iken kamu görevinden çıkarılmasının ölçüsüz olduğu, sadakat yükümlülüğünü ihlâl ettiğine ilişkin somut bir delilin mevcut olmadığı, savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden ihraç edildiği, olağanüstü hâli gerektiren olaylara herhangi bir biçimde katılımının olmadığı, varsayımlardan hareket edilerek karar verildiği, hukuki güvenlik ilkesinin işlevsiz hâle getirildiği, mensubiyet, iltisak ve irtibat kavramları ile neyin kastedildiğinin açık olmadığı, daha önce olmayan suç tiplerinin ihdas edildiği ve bu sebeple suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesinin ihlâl edildiği, kamu görevinden çıkarılmasına gerekçe olarak sunulan kişisel verilerin hukuka aykırı yöntemlerle önceden depolanıp sonradan gerekçe olarak kullanıldığı, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'nun etkili bir hukuk yolu olmadığı, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatına gerekçe gösterilen eylemlerin yaşandığı tarihte FETÖ/PDY'nin terör örgütü olduğuna ilişkin kesinleşmiş bir yargı kararının mevcut olmadığı, Millî Güvenlik Kurulu tarafından alınan kararların yargısal karar gibi sunulamayacağı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usûle uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 26/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy