T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/223
Karar No : 2024/5598
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı-...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN ÖZETİ : Isparta ili, Eğirdir ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... ve ... sayılı parsellerin maliki olan davacı tarafından, kendi taşınmazı ile ana yol arasında bulunan ... ada, ... ve ... sayılı parsellerin tevhit edilmesine yönelik Eğirdir Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararı ile bu parsellerde yapılan tevhit işleminin kaldırılması ve 1/1000 ölçekli imar planının değiştirilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarihli, ... sayılı davalı idare işleminin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine 17/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY : Dava, Isparta ili, Eğirdir ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... ve ... sayılı parsellerin maliki olan davacı tarafından, kendi taşınmazı ile ana yol arasında bulunan ... ada, ... ve ... sayılı parsellerin tevhit edilmesine yönelik Eğirdir Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararı ile bu parsellerde yapılan tevhid işleminin kaldırılması ve 1/1000 ölçekli imar planının değiştirilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarihli, ... sayılı davalı idare işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-a maddesinde iptal davalarının, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılabileceği hükmüne yer verilmiştir.
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görülebilmesi için ön koşullardan olan ehliyet, yani idari işlemle dava açacak kişi arasında "menfaat ilgisi"nin bulunup bulunmadığının yargı yerince takdir edileceği açıktır.
İptal davasına konu edilecek işlem ile davacı arasında menfaat ilişkisinin kurulabilmesi gerek doktrinde gerekse yargı içtihatlarında belirlendiği üzere ancak kişisel, meşru ve güncel bir ilginin varlığıyla mümkündür.
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan biri olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olunmaması ve idarenin işleyişinin buna bağlı olarak olumsuz etkilenmemesi için dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir.
Her uyuşmazlığın niteliğine göre davacıların dava açmaktaki menfaatini değerlendirmek yargı yerinin görevindedir. Bu kapsamda idari işlem türleri arasında düzenleyici ve bireysel işlemler ayrımı yapılmaktadır. Örneğin, imar planları her ölçekteki planlama hedefi değişse bile bir bölgenin veya şehrin arazi kullanımlarını, gelişme yön ve büyüklüklerini gösteren ve plan notları ve açıklama raporlarıyla bir bütün halinde olan düzenleyici işlemlerdir.
Oysa ifraz ve tevhide ilişkin işlemlerin bireyin hukukunu etkilediğinde şüphe yoktur. 3194 sayılı İmar Yasası'nın 15. ve 16. maddeleri uyarınca yapılan ifraz ve tevhit işlemleri, doğrudan arsa ve arazilerin malikleri veya diğer hak sahiplerinin taşınmaz üzerindeki mülkiyet haklarının kullanımına yönelik sonuçlar doğurduğundan, bu işlemlere karşı açılan davaların da tapuda kayıtlı malikler veya diğer hak sahipleri tarafından açılabileceği açıktır.
Uyuşmazlıkta dava konusu parsellerin davacının mülkiyetinde olmadığı, ancak davacıya ait parsellerin yakınında konumlandığı görülmektedir.
Bu nedenle, bizzat hak sahibini etkileyen işlem statüsünde bulunan tevhit işlemi ile tevhit işleminin dayanağı olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında, tevhit işlemine konu edilen parseller yönünden değişiklik yapılması isteminin reddine ilişkin işleme karşı davacı tarafından açılan davada, taşınmazların tapuda maliki veya hak sahibi olmayan davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı kuşkusuzdur.
Bu itibarla, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmadığından, anılan kararın belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla Dairemiz kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.