T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/2860
Karar No : 2025/2229
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı - ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... Ortaklığı A.Ş.
VEKİLİ : Av. ....
İSTEMİN ÖZETİ : İzmir ili, Konak ilçesi, ... ve ... Mahalleleri sınırları içerisinde kalan muhtelif parselleri kapsayan alanda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarihli, ... sayılı işlemi ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonu ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonunun iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan mahkeme kararının kaldırılması, davanın reddi yolunda ... Bölge İdare Mahkemesi ..... İdari Dava Dairesince verilen ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen ... tarihli, E:..., K:... sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine 22/04/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY (X) : Dava, 6306 sayılı Afet Riskli Alanların Dönüştürülmesi Kanunu ile 1 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca 13/06/2019 tarihinde onaylanan İzmir İli, Konak İlçesi, ... Mahallesi ve ... Mahallesi alanında kalan muhtelif parsellere illişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince dava konusu planların iptaline karar verilmiş, İdari Dava Dairesince anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusu kabul edilerek idare mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi sonucu, dava konusu planlarda sosyal ve kültürel tesis alanının ticaret+turizm+konut alanı kullanım kararı içerisinde tanımlanmasına karşın plan üzerinde yer seçiminin yapılarak mekânsal olarak gösterilmediği, sağlık tesisleri alanının belirlenmeyerek ticaret+turizm+konut alanı kullanım kararı içerisinde tanımlandığı ve yer seçimi ile erişilebilirliğinin mülk sahiplerinin inisiyatifine bırakılarak netleştirilmediği, planlama alanının güneyinde yer alan ve mer’i imar planında otopark alanı olarak belirlenmiş alanın park alanına dönüştürülmesi hususlarının planlamaya uygun olmadığı, bölgenin komşuluğunda yer alan “MİA (merkezi iş alanı), turizm+ticaret ve turizm+ticaret+kültür alanlarında (özel uygulama alanı hariç) en küçük imar parseli büyüklüğü 5000 m2 olacaktır.” şeklinde plan notunun bulunmasına karşın dava konusu planlarda bu plan notunun yer almadığı görüldüğünden bu durumun aynı plan vizyonuna göre hazırlanan plan sınırları içerisinde mekânsal bütünlüğü zedeleyeceği ve benzer niteliklere sahip parseller arasında eşitşiz bir durum yaratacağı hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dava konusu planların şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olmadığından dava konusu planların iptaline karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu nedenle, temyiz isteminin kabulü ile idari dava dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Dairemiz kararına katılmıyorum.