T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/4450
Karar No : 2025/360
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Samsun ili, Atakum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve .. sayılı parsellerin komşuluğunda bulunan ve davalı idarenin mülkiyetinde bulunan ... ada, ... sayılı parseli kapsayan alana ilişkin 3194 sayılı Kanunun 18. maddesi uyarınca ... tarih ve ... sayılı büyükşehir belediye encümeni kararıyla onaylanan parselasyon işlemi ile ... tarih ve ... sayılı büyükşehir belediye meclisi kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu taşınmazın park alanı olan kullanım kararının ticaret + konut alanı olarak değiştirilmesinin bilimsel, nesnel ve teknik bir gerekçesi olmadığı, kaldırılan park alanı kadar eş değer alan ayrılmadığı ve plan değişikliğinin sosyal donatı standardını düşürdüğü, bu sebeple nazım imar planı değişikliğinin şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olmadığı, uygulama imar planı değişikliğinin ilçe belediye meclisince alınmış bir karar olmadan doğrudan büyükşehir belediye meclisince onaylanmasının yetki yönünden hukuka aykırı olduğu, parselasyon işlemi yönünden ise, iki ayrı düzenleme sahasının birleştirildiği ve yalnızca büyükşehir belediyesine ait taşınmazları kapsadığı, bu yönüyle düzenleme sınırının mevzuata uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile parselasyon işlemi yönünden davanın ehliyet yönünden reddine, imar planı değişiklikleri yönünden davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğinden, dava konusu işlemin iptaline ilişkin mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair İdari Dava Dairesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Samsun ili, Atakum ilçesi, ... Mahallesi, eski ... sayılı kadastral parselin park alanında kalan kısımlarının bedelsiz olarak terk edilmesi sonucunda davacıya kadastral parselinin bulunduğu alanda yeni oluşturulan ... ada, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı imar parselleri tahsis edilmiştir.
Uyuşmazlık konusu, davacıya ait kadastral parselin bedelsiz terk edilen kısımda oluşturulan ... ada, ... sayılı parsel, alana yönelik olarak ... tarih ve ... sayılı büyükşehir belediye meclisi kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile konut + ticaret alanına çevrilmiş ve dava konusu parselasyon işlemi yapılmıştır. Davacı tarafından, 30/11/2018 tarihinde söz konusu işlemlerin öğrenilmesi üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davaları idari işlemler hakkında yetki, şekil,sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 14. maddesinde de, dava dilekçelerinin ehliyet yönünden inceleneceği ve 15/1-b maddesinde; bu hususta Kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddine karar verileceği hüküm altına alınmıştır.
2577 sayılı Kanunun 7. maddesinin 1. fıkrasında; dava açma süresinin özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; 4. fıkrasında ise, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı kuralı yer almıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun işlem tarihinde yürürlükte olan şekliyle “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.” hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu ... tarih ve ... sayılı büyükşehir belediye encümeni kararıyla onaylanan parselasyon işlemi yönünden;
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görülebilmesi için ön koşullardan olan ehliyet, yani idari işlemle dava açacak kişi arasında "menfaat ilgisi"nin bulunup bulunmadığının yargı yerince takdir edileceği açıktır.
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan biri olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olunmaması ve idarenin işleyişinin buna bağlı olarak olumsuz etkilenmemesi için dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir.
Her uyuşmazlığın niteliğine göre davacıların dava açmaktaki menfaatini değerlendirmek yargı yerinin görevindedir. Bu kapsamda idari işlem türleri arasında düzenleyici ve bireysel işlemler ayrımı yapılmaktadır. Örneğin, imar planları her ölçekteki planlama hedefi değişse bile bir bölgenin veya şehrin arazi kullanımlarını, gelişme yön ve büyüklüklerini gösteren ve plan notları ve açıklama raporlarıyla bir bütün halinde olan düzenleyici işlemlerdir.
Oysa parselasyona ilişkin işlemlerin bireyin hukukunu etkilediğinde şüphe yoktur. 3194 sayılı İmar Yasası'nın 18. maddesi uyarınca parselasyon işlemleri arsa ve arazilerin malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı alınmaksızın tesis edilebileceğinden bu işlemlere karşı açılan davaların da tapuda kayıtlı malikler veya diğer hak sahipleri tarafından açılabileceği açıktır.
Uyuşmazlıkta, dava konusu parsel, davacının kadastral parselinden yapılan bedelsiz terkler sonucu oluşturulmuş parsellerdir. Davacının kadastral parseli her ne kadar bedelsiz olarak terke konu edilmiş ise de yapılan bu terk işlemi karşılığında öncesinde arazi vasfında olan kadastral parselinin, üzerinde yapı yapmaya elverişli imar parseli niteliğine kavuşması sonucunda bedelsiz terk işleminin karşılığının arazinin arsa vasfına dönüşmesi suretiyle elde edildiği görülmektedir. Sonuç olarak dava konusu parsel yapılan terk işlemi neticesinde davacının mülkiyetinden çıkmıştır ve davalı idarenin mülkiyetindedir.
Bu nedenle yapı yapmaya elverişli imar parsellerinin oluşturulduğu ve yapılaşma koşullarının her parselde net olarak ortaya konulduğu başka bir deyişle bizzat hak sahibini etkileyen işlem statüsünde bulunan parselasyon işlemine tapuda malik olmayan davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı kuşkusuzdur.
Bu itibarla, dava konusu parselasyon işlemi yönünden davacının dava açma ehliyeti bulunmadığı sonucuna varıldığından, bu kısma dair dava konusu işlemin iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.
Dava konusu ... tarih ve ... sayılı büyükşehir belediye meclisi kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği yönünden;
Uyuşmazlıkta, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin 30/03/2018 - 30/04/2018 tarihleri arasında askıya çıkarılmak suretiyle ilan edildiği, davacı tarafından askı süresi içinde planlara itiraz edilmediği, devam eden süreçte 30/11/2018 tarihinde dava konusu işlemlerin öğrenilmesi üzerine parselasyon işlemi ile dayanağı planlara karşı 07/01/2019 tarihinde kayda giren dilekçe ile bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine askı süresi içinde itiraz edilmediğinden davacı tarafından, anılan imar planlarının iptali istemiyle 2577 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde en son 29/06/2018 tarihinde dava açılması gerekmekte iken, bu tarihten çok sonra 07/01/2019 tarihinde açılan bu davada süre aşımı bulunmaktadır.
Öte yandan, parselasyon yapılması, inşaata başlanması veya ruhsat verilmesi gibi imar planının icrası niteliğinde bir işlem üzerine dayanağı imar planlarına dava açılabilmesi söz konusu ise de yukarıda belirtildiği üzere parselasyon işlemine karşı dava açma ehliyeti bulunmayan davacı bakımından, söz konusu işlemin uygulama işlemi olduğu kabul edilerek imar planına karşı dava açma süresini canlandırması mümkün değildir.
Bu durumda, davanın bu kısmının süre aşımı yönünden reddi gerektiğinden aksi yöndeki İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 04/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.