T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/9454
Karar No : 2025/3629
TEMYİZ EDEN :(DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ...Enerji Üretim Elektrik ve Ticaret A.Ş
VEKİLİ : Av. ... Av. ...
DAVALI : ... İl Özel İdaresi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF : (DAVACILAR)1- ... Köyü Muhtarlığı adına Muhtar ...
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Köyü Muhtarlığı adına Muhtar ...
DAVACILAR YANINDA MÜDAHİL : ...Derneği
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Karabük ili, Yenice ilçesi, Tır Köyü Şimşir Deresi üzerinde yapımı planlanan Hidroelektrik Santrali (HES) Projesi ile ilgili olarak hazırlanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının onaylanmasına ilişkin ...tarihli, ... sayılı il genel meclisi kararı ile anılan karara askı süresi içerisinde yapılan itirazın reddine ilişkin... tarihli, ... sayılı il genel meclisi kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi sonucu; dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının, çevresel kaynak ve değerler ile ekolojik dengenin bozulmasına yönelik olası risk ve tehditler açısından uygun olmadığı, korunması gerekli bitki türlerinin habitat bütünlüğü ve biyolojik çeşitliliği bakımından risk altında olacağı, yabani hayvanları ve yabani yaşamı olumsuz etkileyeceği, Zonguldak–Bartın–Karabük Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı kapsamında Yenice Ormanları ve yakın çevresinin doğal çevre koruma statüsü öngörülen alanlar olarak belirlenerek, bilimsel çalışmalar esas olmak üzere fiziksel sınırlarının belirlenerek, koruma altına alınacağının belirtildiği, ancak, imar planı açıklama raporu ve plan notları içeriğinde koruma statüsü bakımından koruma–kullanma koşullarına ilişkin hüküm ve değerlendirmeler bulunmadığı, aynı şekilde dava konusu imar planlarının planlama alanı olan Şimşir Deresinin önemli bitki alanı olarak Yenice Ormanları ile bütünlük göstermesi bakımından plan notları içeriğinde koruma statüsü bakımından koruma–kullanma koşulları ile gelecekteki olası risk ve tehditler açısından ilgili mevzuat esas olmak üzere gerekli değerlendirmelerin yapılmadığı, plan açıklama raporunda doğal veriler olarak meteorolojik veya iklimsel verilerin değerlendirilmediği, doğal ve fiziksel verilere ilişkin eşik analizi hazırlanmadığı, imar planlarının enerji sektörü bağlamında üst ölçekli planlar ile ilişkisinin kurulmadığı, dolayısıyla planların kademeli birliktelik ilkesine uygun olmadığı, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği bağlamında ifade edilen eşik analizine ilişkin değerlendirmeler yapılmadığı ve eşik sentezi oluşturulmadığı, doğal, jeolojik ve afet durumuna ilişkin verilerin değerlendirilmediği, bu nedenle plan yapım sürecine ilişkin zorunlu analitik araştırmalar bağlamında ilgili mevzuat açısından uygun olmadığı, Hidroelektrik Santrali (HES) Projesi içerikli işlevsel kullanım kararına ilişkin olarak plan raporu ve plan notlarında gerek yakın çevre, doğal kaynak ve değerler üzerindeki olumlu/olumsuz etkilerine ilişkin kararlar gerekse oluşturulacak hizmet/enerji üretiminin bölgesel/yerel düzeyde toplumsal–ekonomik faydasına ilişkin açıklama ve değerlendirmeler olmadığı, nihayetinde dava konusu imar planlarının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davacı Yazı Köyü Muhtarlığı tarafından, temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
Davacı Tır Köyü Muhtarlığı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Karabük ili, Yenice ilçesi, Tır Köyü Şimşir Deresi üzerinde yapımı planlanan Hidroelektrik Santrali (HES) Projesi ile ilgili olarak hazırlanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının, kurumlara verilen taahhütlerin yerine getirilmesi ve kurum görüşlerinde belirtilen hususlara uyulması şartıyla ... tarihli, ...sayılı il genel meclisi kararı ile onaylandığı,09.02.2018-12.03.2018 tarihleri arası askıya çıkarıldığı, davacılar tarafından dosya içerisinde yer almasa da davalı idarece belirtildiği üzere anılan karara karşı askı süresi içerisinde yapılan itirazın... tarihli, ... sayılı il genel meclisi kararı ile reddedilmesi üzerine 27.09.2018 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun "Planların Hazırlanması ve Yürürlüğe Konulması" başlıklı 8. maddesinin (b) bendinde: "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Planlar, plan değişiklikleri ve plan revizyonları; kayıt altına alınmak ve arşivlenmek üzere Bakanlıkça oluşturulan elektronik ortama yüklenmek ve aynı sistem üzerinden Plan İşlem Numarası almak zorundadır. Planlar, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar." hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; yine aynı Kanunun "Üst makamlara başvurma" başlıklı işlem tarihinde yürürlükte olan şekliyle 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı hususu kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava süresi, kamu düzeni ile ilgili olup, hak düşürücü nitelik taşır. Nitekim, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; davanın süresinde açılmadığının tespiti halinde esasa girilmeden süre aşımı yönünden davanın reddine karar verileceği öngörülmüştür (Madde14/3-e ve 15/1-b). Ayrıca, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiği de vurgulanmıştır (Madde14/6).
Nazım ve uygulama imar planına bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması, bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden altmış günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihini izleyen günden itibaren altmış günlük dava açma süresi içinde veya itiraz süresi içerisinde başvuruda bulunulmaması durumunda uygulama imar planı kesinleşeceğinden, kesinleşme tarihinden itibaren altmış gün içerisinde dava açılması gerekmektedir.
Uyuşmazlık konusu olayda,1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planına davacılar tarafından dosya içerisinde yer almasa da davalı idarece de kabul edildiği üzere askı süresi içinde itiraz edilmesi nedeniyle davacılar yönünden dava açma süresinin İdari Yargılama Usulü Kanununun 11. maddesi kapsamında belirlenmesi gerektiği açıktır.
Bu itibarla, 09.02.2018-12.03.2018 tarihleri arasında askıya çıkarılarak ilan edilen dava konusu imar planlarına davacılar tarafından askı tarihleri içerisinde yapılan itirazın 60 günlük süre içerisinde cevap verilmeyerek zımnen reddedildiği 11.05.2018 tarihini izleyen 60 günlük süre içinde en son 10.07.2018 tarihinde dava açılması gerekirken yeni bir dava açma süresi başlatmayan itirazın reddi yolundaki ... tarihli, ... sayılı il genel meclisi kararının 18.08.2018 tarihinde öğrenilmesi üzerine 27.09.2018 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle incelenme olanağı bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan davacıların itirazının reddedildiği ve dava konusu edilen taşınmaz açısından herhangi bir yenilik getirmeyen ... tarihli, ... sayılı il genel meclisi kararının davacılara tebliğinin 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca işlemeye başlayan dava açma süresini ihya etmeyeceği açıktır. Zira İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesinin ikinci fıkrasında, yetkili idari makamlarca dava açma süresi geçtikten sonra verilen cevap üzerine tebliğ tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde dava açılabileceği belirtildiği halde 11. maddede, davanın açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, sonradan yetkili makamlarca cevap verilmesi durumunda, işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde davanın açılabileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla yetkili makamlarca ne zaman cevap verileceği belli olmayan bir durumda, dava süresinin yorum yoluyla süresi belirsiz bir zamana kadar uzatılması mümkün değildir.
Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27/02/2017 tarihli, E:2015/4618, K:2017/842 sayılı kararı da bu yöndedir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolunda İdare Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalı yanında müdahilin temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 23/06/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.