T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/1221
Karar No : 2025/5213
TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACI)...
VEKİLİ : Av. ...
II- (DAVALILAR)
1- ...Bakanlığı/ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
3- ... Belediye Başkanlığı/...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF : I- (DAVALILAR)
1- ... Bakanlığı/ANKARA
2- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
3- ... Belediye Başkanlığı/...
II- (DAVACI) ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarihli, E:..., K:...sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlar bakımından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Antalya ili, Aksu ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel, ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanda plan değişikliği yapılması için yapılan başvurunun reddine ilişkin ...tarihli, ... sayılı Kültür ve Turizm Bakanlığı işlemi ve anılan işlemin dayanağı olan 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun 7. maddesi uyarınca Kültür ve Turizm Bakanlığının ...tarih ve ... sayılı işlemiyle onaylanan Kemerağzı Kundu Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1.000 ölçekli uygulama imar planının (1. etap) iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ...tarihli, E:..., K:... sayılı kararda; ... Odası Antalya Şubesi tarafından uyuşmazlık konusu planın tamamının iptali istemiyle açılan davada, ...İdare Mahkemesinin ...tarih, E:... ve K:... sayılı kararıyla anılan planların iptaline karar verildiği bu durumda dava konusu taşınmazlara getirilen kullanım kararlarının planlama esasları, şehircilik ilkeleri, kamu yararı ve imar mevzuatına uygun olmadığı ve bu planlara yapılan itirazın reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, davacının kendi mülkiyetinde bulunan taşınmazlarına yönelik iddialarla görülmekte olan davayı açtığı, anılan parsellere yönelik her hangi bir değerlendirme yapılmadığı, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın çevresinin turizm tesis alanı olarak planlandığı, anılan taşınmaza getirilen günübirlik alan kullanım kararının davacı aleyhine olumsuz olduğu, planlanan alanının bütününde sahil şeridinin günübirlik tesis alan olarak planlandığı, kıyı kenar çizgisinden 100 metre sonraki taşınmazların turizm tesis alanı olarak planlandığı, plan bütünlüğü açısından bölge bütününde alınan ortak kararın ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda uygulanmamasının plan bütünü ve planlamanın eşitlik ilkesine uygun olmadığı, günübirlik tesis alanının sosyal altyapı alanları arasında yer almadığı, günübirlik tesis alanının turizm tesis alanına dönüştürülmesi sonucu sosyal donatı dengesinin de bozulmayacağı gerekçesiyle dava konusu planların ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Dava konusu ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın ise büyük bölümünün taşkın alanına isabet ettiği ve taşınmazın spor tesis alanı olarak planlanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın ise çevresindeki kullanımlar dikkate alındığında, alanda sosyal ve kültürel tesis alanına ihtiyaç bulunduğu, öte yandan alandaki diğer kullanımlarla konaklamalı fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezi kullanımının bir arada bulunmasının ise plan bütünlüğünü ve sosyal ve teknik altyapı ve donatı dengesini bozucu nitelikte olacağı anlaşıldığından sosyal kültürel tesis alanı olarak planlanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca davalı idarelerin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine, İdare Mahkemesi kararının tamamının kaldırılmasına, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz bakımından anılan işlemlerin iptaline, ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz bakımın ise davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı ...Bakanlığı tarafından, temyize konu kararda hükme esas alınan bilirkişi raporunu hazırlayan aynı heyet tarafından komşu parselin (... ada, ... parsel) günübirlik alan olarak belirlenmesine ilişkin açılan davada olumsuz görüş verildiği, aynı alana yönelik 2 farklı rapor düzenlendiği, anılan raporun bilimsellik ve objektiflikten uzak olduğu, temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı ... Belediye Başkanlığı tarafından, bilirkişi raporunun çelişkili olduğu, taşınmazın dere taşkın alanının bitişiğinde yapılaşmış bölge ile tampon görevi üstlendiği, önceki yargı kararları gereği halkın kıyıya erişimini sağlamak amacıyla alanın günübirlik alan olarak belirlendiği, temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, ... Odası ... Şubesi tarafından uyuşmazlık konusu planın tamamının iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin...tarih, E:...ve K:... sayılı kararıyla anılan planların iptaline karar verildiği ve görülmekte olan davanın konusunun kalmadığı ileri sürülmektedir.
Davacı tarafından, temyize konu kararda davanın reddine ilişkin kısma yönelik bilirkişi raporuna itibar edilmediği ancak neden rapora itibar edilmediğinin kararda somutlaştırılmadığı, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın sağlık alanı fonskiyonun neden değiştirildiğine yönelik somut bir gerekçenin bulunmadığı, Antalya İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarihli, ... sayılı yazısında anılan taşınmazda konaklamalı fizik tedavi merkezi açılması yönünde olumlu görüş verdiği, alanda sosyal kültürel tesis alanına ihtiyaç bulunmadığı, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde belirlenen standartın üzerinde sosyal kültürel tesis alanı ayrıldığı ancak sağlık alanlarının anılan Yönetmelikte belirlenen standartın altında olduğu, ... ada, ... parsel bakımından ise DSİ XIII. Bölge Müdürlüğünün yazısında bu alanda inşaat yasağına ilişkin hüküm bulunmadığı, taşkın sahası içerisinde birçok konut, turizm ve ticaret alanı planlandığı, alanın eğlence merkezi olarak belirlenmesinin taşınmazın çevresindeki yapılaşmalar ile daha uyumlu bir planlama kararı olacağı ileri sürülerek davanın reddine ilişkin kısmın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ :
... Bakanlığı tarafından, temyize konu kararın davanın reddine ilişkin kısmında bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın anılan kısmının onanması gerektiği savunulmaktadır.
...Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve ... Belediye Başkanlığı tarafından, savunma verilmemiştir.
Davacı tarafından, davalı idare tarafından komşu taşınmaza yönelik açılan davada bilirkişilerin farklı rapor düzenlendiği ileri sürüldüğü, ancak her iki taşınmazın emsal nitelikte olmadığı anılan taşınmazın günübirlik alan olarak tahsisli bir taşınmaz olduğu ve turizm alanları için minimum 10.000 m2 alan şartı getirildiği emsal gösterilen taşınmazın istenilen büyüklüğü sağlamadığı, temyize konu kararın iptale ilişkin kısmında bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın anılan kısmının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz bakımından kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması, diğer kısımlar bakımından temyiz isteminin reddi ve temyize konu kararın anılan kısımlarının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Duruşma istemi yerinde görülmedi.
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Uyuşmazlık konusu taşınmazlarında bulunduğu alan 2004 yılında Bakanlar Kurulu Kararı ile Turizm Koruma ve Gelişme Bölgesi olarak ilan edilmiş, alanda farklı tarihlerde plan değişikleri yapılmış, iptal kararları sonrasında en son 2013 yılında 1/25000 ölçekli ve 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında revizyonlar yapılmış, anılan revziyonların iptali istemiyle ... Odası tarafından açılan davada, uyuşmazlık konusu planlarda turizm tesisleri ve kıyı arasında ayırıcı bir kamusal fonksiyonun bulunmadığı, toplumun kıyılardan yararlanabilmesi için gerekli yolların planlanmadığı, kıyının kuzeyinde bulunan 45 metre genişliğindeki taşıt yolundan güneye doğru inen ve kıyıyla taşıt bağlantısını sağlayacak olan otopark alanlarının yeterili olmadığı ve kıyının kamusal kullanım yoğunluğunun ihtiyacı olan otopark alanlarıyla yaya ilişkisinin yeterince kurgulanmadığı gerekçesiyle ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile imar planlarının iptaline karar verilmiş, bu karar Danıştay Altıncı Dairesinin 23/10/2019 tarih ve E:2016/10536, K:2019/9946 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.
Yukarıda anılan iptal kararından sonra uyuşmazlık konusu Antalya ili, Aksu ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz alanda onaylanan ve dosyada mevcut olan 2007 tarihinden itibaren onaylanan imar planlarında sağlık tesis alanı olarak belirlenmiş, yukarıda aktarılan yargılama sürecinde 2013 tarihli imar planı revizyonun iptal edilmesi üzerine iptal kararını uygulamak için Kültür ve Turizm Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemiyle Kemerağzı Kundu Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1.000 ölçekli uygulama imar planları onaylanmış ve anılan taşınmaz bu planlarda sosyal kültürel tesis alanı olarak, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz günübirlik alan, ... parsel sayılı taşınmaz spor alanı olarak belirlenmiştir.
Öte yandan Kültür ve Turizm Bakanlığının ...tarih ve ... sayılı kararıyla onaylanan Antalya ili, Kemerağzı-Kundu Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi 1. Etap 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonu ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonunun iptali istemiyle ... Odası tarafından açılan davada, yargı kararının tam olarak uygulanmadığı, kıyıya ulaşım noktasında planda sorunların devam ettiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolundaki ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun, Danıştay Altıncı Dairesinin 11/01/2022 tarih ve E:2021/4699, K:2022/220 sayılı bozma kararına uyularak kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına ve bölgenin ihtiyacı olan otopark alanları güneydeki sahile ulaşımı sağlayacak yollarla bağlantılı şekilde planlanarak halkın kıyı alanına erişimini sağlayan ulaşım kurgusu oluşturularak planlama yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı karar Danıştay Altıncı Dairesinin 04/02/2025 tarihli, E:2022/6683, K:2025/371 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nun 7. maddesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezleri içinde her ölçekteki planları yapmaya, yaptırmaya, re'sen onaylamaya ve tadil etmeye yetkili olduğu hükmüne yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde Nâzım İmar Planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak Uygulama İmar Planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nâzım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
14/06/2014 tarihli, 29030 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin "Standartlar" başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasında, " İmar planlarının yapımı ve değişikliklerinde planlanan alanın veya bölgenin şartları ile gelecekteki gereksinimleri göz önünde tutularak kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarında bu Yönetmeliğin EK-2 Tablosunda belirtilen asgari standartlara ve alan büyüklüklerine uyulur." hükmüne, "İmar planı revizyonu ve ilaveleri" başlıklı 25. maddesinin 1. fıkrasında, "İmar planlarının ihtiyaca cevap vermediği veya uygulamasının mümkün olmadığı durumlar ile üst kademe plan kararlarına uygunluğunun sağlanması amacıyla planın tamamının veya plan ana kararlarını etkileyecek bir kısmının yenilenmesi için bu Yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak imar planlarında revizyon yapılır." hükmüne yer verilmiştir.
03.07.2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 4. maddesinin (rrr) bendinde Sağlık tesisleri alanı: Hastane, sağlık ocağı, aile sağlık merkezi, doğumevi, dispanser ve poliklinik, ağız ve diş sağlığı merkezi, fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezi, entegre sağlık kampüsü gibi fonksiyonlarda hizmet veren gerçek veya tüzel kişilere veya kamuya ait tesisler için uygulama imar planında özel veya kamu tesisi alanı olduğu belirtilmek suretiyle ayrılan alanları, ifade eder." düzenlemelerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu kararın ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının değerlendirmesinden,
Bölge İdare Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
... ada, ... parsel sayılı taşınmaz bakımından davanın reddi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz bakımından ise dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararı hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmamaktadır.
Temyize konu kararın ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının değerlendirilmesinden,
İmar planları ülke, bölge ve kent verilerine göre kentsel işlevler arasında var olan ya da olabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak, belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü, yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus planı ve yapı ilişkileri, yörenin çevresiyle bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlığı ile ilgili konular gözönüne alınarak hazırlanır ve koşulların zorunlu kıldığı biçim ve zamanda mevzuatta öngörülen yöntemlerle değiştirilebilir.
Anayasanın 56.maddesinde, devletin herkesin hayatını ve beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlardan yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği belirtilmiştir.
İmar planlarının yargısal denetimi sırasında şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarının yanısıra kamu yararı ilkesinin de gözetilmesi zorunludur. Ülkemizin çözüm bekleyen temel sorunlarından biri olan sağlık hizmetlerinin etkin ve yaygın biçimde yürütülmesinin önemi karşısında kamusal ya da özel nitelikli olsun bu hizmetin yürütülmesine yönelik tasarrufların da üstün kamu yararı taşıdığı Dairemizin süregelen kararlarındandır.
Dava dosyasının ve Dairemizin E:2024/4330, E:2025/1434 sayılı dosyalarının beraber incelenmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmazın geçmişten günümüze kadar onaylı imar planlarında sağlık tesis alanı fonksiyonunda kaldığı, taşınmazın doğusununda yer alan taşınmazın ise sosyal tesis alanı olarak planlandığı, dava konusu imar planları ile uyuşmazlık konusu taşınmazın sosyal kültürel tesis alanı olarak planlandığı, doğusunda planlanan sosyal tesis alanının ise planlama sınırı dışında bırakıldığı, dava konusu imar planlarının hazırlık sürecince kurumlar arasında yapılan yazışmalarda Antalya İl Sağlık Müdürlüğünün ...tarihli, ... sayılı yazısında alana ilişkin yatırım planlarının olmadığının, mülkiyeti şahsa ait sağlık tesis alanlarına ihtiyaç bulunmadığı ve müdürlüğün hukuki açıdan sorumlu olmaması için özel mülkiyette bulunan alanların sağlık alanından çıkarılması gerektiği, mülkiyet sorunu olmayan taşınmazların sağlık tesis alanı olarak korunması gerektiğinin belirtildiği, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından ise KOP parsellerinin kamulaştırılmadan kamuya terklerinin sağlanacak şekilde planlama yapılması hususunda görüş bildirildiği bu yazışmalar üzerine taşınmazın sağlık tesis alanı fonksiyonun değiştirildiği, ancak davacı tarafından taşınmaza fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezi yapılmak istenildiği, bu amaçla Sağlık Bakanlığına başvuruda bulunulduğu, Antalya İl Sağlık Müdürlüğünün...tarihli, ... işlem numaralı yazısında şartları taşıması durumunda davacı tarafından fizik tedavi merkezi açılabileceğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan dosyaya bulunan 1/5000 ölçekli plan açıklama raporunda yer alan Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği EK-2 uyarınca Farklı Nüfus Gruplarında Asgari Sosyal ve Teknik Altyapı Alanlarına İlişkin Standartlar ve Asgari Alan Büyüklükleri Tablosunda belirtilen standartlar uyarınca alanda 16.599 m2 sağlık tesis alanı ayrılması gerektiği ancak ihtiyacın altında 4.978 m2 sağlık tesis alanı ayrıldığı, bu durumun anılan Yönetmelik hükümleri gereği ayrılması gereken alanın çok altında bir alana tekabül ettiği, diğer bir deyişle, dava konusu imar planlarının sağlık tesisi alanı büyüklüğü bakımından mevzuattaki standardın altında kaldığı, salt idarelerin kamulaştırma külfetinden kurtarılması amacıyla yapıldığı anlaşılan imar planı değişikliğinin şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz bakımından işleminin iptaline karar verilmesi gerekirken davanın reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalıların temyiz isteminin reddine, davacının temyiz isteminin ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz bakımından reddine, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz bakımından kabulüne,
2. Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararının kaldırılarak yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu planların yönünden iptaline, ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmı bakımından ise davanın reddine dair temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının oybirliğiyle BOZULMASINA, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının oyçokluğuyla, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının oybirliğiyle ONANMASINA,
3. Bozulan kısım bakımından yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 22/10/2025 tarihinde, kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY (X) :Dava, Antalya ili, Aksu ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel, ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanda plan değişikliği yapılması için yapılan başvurunun reddine ilişkin ...tarihli, ... sayılı Kültür ve Turizm Bakanlığı işlemi ve anılan işlemin dayanağı olan 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun 7. maddesi uyarınca Kültür ve Turizm Bakanlığının ...tarih ve... sayılı işlemiyle onaylanan Kemerağzı Kundu Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1.000 ölçekli uygulama imar planının (1. etap) iptali istemiyle açılmıştır.
Temyize konu kararın günübirlik alan olarak belirlenen ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz bakımından incelenmesinden;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı hâller" başlıklı 31. maddesiyle atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Bilirkişi İncelemesi" başlıklı beşinci bölümünde yer alan "Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller" başlıklı 266. maddesinde, mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği; ancak, genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağı; ; "Bilirkişiye yemin verdirilmesi" başlıklı 271. maddesinde ise, bilirkişilere bilirkişilik görevini sadakat ve özenle, bilim ve fenne uygun olarak, tarafsız ve objektif bir biçimde yerine getirileceğine yönelik yemin verdirileceği düzenlenmiştir.
Uyuşmazlıkta aynı işlemin iptali istemiyle günübirlik alan olarak belirlenen komşu ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın maliki tarafından ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında görülen davada ..., ...ve ... tarafından anılan dosyaya ibraz edilen 16.04.2019 tarihli raporda komşu ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın günübirlik alan olarak belirlenmesine yönelik "...planın kendi içerisinde ve alan genelinde anlamlı bir bütünlük oluşturduğu, sahil şeridinin kamuya açık ve planlama alan sınırı dışında bırakıldığı, kuzey yönünde kapalılık etkisi artarak kademeli şekilde denize paralel yarı özel mekânlar ve turizm tesis alanların yer aldığı, bütünlüğün parsel ölçeğinde değil farklılaşmadan alan genelinde sağlandığı, parselin bir kısmının Turizm Tesis Alanına dönüştürülmesinin plan bütünlüğünü bozucu bir niteliğe sahip..." tespitine yer verildiği, uyuşmazlık konusu taşınmaz bakımından ..., ...,... tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan raporda ise "... ... ada ... parselin çevresinde tanımlı yapılaşma kararlarından davacı aleyhine olumsuz ayrıştığı, planlama alanın parselin hem doğu hem de batı yönünde 50-100 metre aralığında günübirlik tesis alanı ve 100 metreden sonra otel alanı olarak planlandığı, plan bütünlüğü açısından bölge bütününde alınan ortak kararın ... ada ... parselde de uygulanmasının plan bütünü ve planlamanın eşitlik ilkesi açısından daha doğru bir plan kararı olacağı, teknik ve sosyal altyapı alanları arasında yer almayan “Günübirlik Turizm Alanlarının”, “Turizm Alanına” dönüştürülmesinde sosyal donatı dengesinin bozulmayacağı..." tespitlerine yer verildiği görülmektedir.
Yukarıda sözü edilen bilirkişi raporları incelendiğinde, aynı yere ilişkin düzenlenen iki farklı rapor arasında belirgin çelişkiler bulunduğu tespit edilmiştir. Üstelik her iki raporda da bilirkişi olarak görev yapan kişilerin ikisinin aynı olması, çelişkinin önemini artırmaktadır.
Bilimsel ve nesnel bir yaklaşım, kişisel yorumlardan bağımsız, yalnızca verilere ve kabul görmüş bilimsel yöntemlere dayalı bir değerlendirmeyi zorunlu kılar. Bu doğrultuda, bilirkişilerin aynı olayda farklı ve birbiriyle bağdaşmayan değerlendirmelerde bulunmaları, raporların nesnellik ve bilimsel tutarlılık ilkesinden uzaklaştığını göstermektedir. Bu nedenle, dosyada mevcut raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için bilimsel ve nesnel esaslara uygun yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak önceki yargı kararları da göz önünde bulundurularak rapor alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle ... ada, ... parsel bakımından yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğinden anılan parsel bakımından dava konusu işlemin iptaline ilişkin Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyu ile kararın bu kısmına katılmıyoruz.