T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/3669
Karar No : 2025/3682
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... 3- ...
4- .. 5- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 08/06/2020 tarih ve E:2017/4770, K:2020/4864 sayılı bozma kararına uyularak ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sakarya ili, Hendek ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... ve ... sayılı parselleri kapsayan alanda ... tarih ve ... sayılı büyükşehir belediye meclisi kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonunun iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu taşınmazların bir kısmında planlanan 20 metrelik imar yollarının plan bölgesi içerisinde birçok kullanımı birbirine bağlamasının yanında alanın diğer planlama bölgeleriyle de bağlantısını sağladığı, bu açıdan davaya konu edilen yolların planlanmasının gerekli olduğu, ancak dava konusu taşınmazın batısında planlanan ve kuzey güney doğrultulu uzanan 20 metrelik imar yolunun 1/25000 ölçekli nazım imar planında gösterilmiş olmasına karşın doğu-batı doğrultulu uzanan 20 metrelik yolun anılan üst ölçekli planda gösterilmemesinden dolayı planların kademeli birlikteliği ilkesinin sağlanmadığı, bu nedenle dava konusu planın planlama teknikleri ile şehircilik esaslarına uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu edilen 20 metrelik imar yolunun uygun olduğu, imar yolunun 1/25.000 ölçekli nazım imar planında gösterilmesinin gerekli olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 21/05/2025 tarihinde, oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY (X):
Dava, Sakarya ili, Hendek ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... ve ... sayılı parselleri kapsayan alanda ... tarih ve ... sayılı büyükşehir belediye meclisi kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonunun iptali istemiyle açılmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde; "nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekana ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak gösteren plan" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun Plan Kademeleri” başlıklı 6. maddesinde ise; "Mekânsal planlar, kapsadıkları alan ve amaçları açısından Mekânsal Strateji Planlarına uygun olarak; “Çevre Düzeni Planları” ve “İmar Planları” kademelerinden oluşur. İmar planları ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanır. Her plan bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanır." hükmüne yer verilmiştir.
İmar hukukunda planların kademeli birlikteliği olarak da adlandırılan planlama hiyerarşisi gereği alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunludur.
3194 sayılı İmar Kanununda da belirtildiği gibi nazım imar planı gibi üst ölçekli imar planları, alt ölçekli imar planlarına göre daha genel, soyut ve kapsamlı olduğu, temel ilkelerin, stratejilerin ve bunların belirlediği ana planlama kararlarının tespit edildiği belgelerdir. Bu sebeple, üst ölçekli imar planlarında belirlenen parsel fonksiyonlarının konum ve büyüklüklerinin alt ölçeğe aynen aktarılması yerine ölçeğinin gerektirdiği ayrıntıların yer alması tabiidir. Başka bir ifadeyle, planlama alanına yönelik olarak, alt ölçekli planların, üst ölçekli planlarda belirlenen kullanımlardan daha fazla detay içerebileceği planlamanın temel unsurlarından birisi olsa da bu farklılaşmanın ne ölçüde olması gerektiği önem arz etmektedir. Bu çerçevede, üst ölçekli planda belirlenen temel kullanım belirlemesinin alt ölçekli plana aktarılması ve alt ölçekte yer alan kullanımın bu temel kullanım ile çelişmemesine dikkat edilmesi gerekmektedir. Üst ölçekli planda belirlenen temel kullanım ile çelişmeyen ancak alt ölçekli planda bu kullanımın gerektirdiği belli diğer kullanımlar da yer alabilecektir.
Uyuşmazlıkta, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda, kuzey-güney doğrultulu 20 metrelik imar yolu ile doğu-batı doğrultulu 20 metrelik imar yolunun planlandığı, 1/25.000 ölçekli nazım imar planında ise sadece kuzey-güney doğrultulu planlanan 20 metrelik imar yolunun bulunduğu, adı geçen iki planın da niteliğinin nazım imar planı olması nedeniyle 1/5000 ölçekli planda bulunan doğu-batı doğrultulu 20 metrelik yolun planların kademeliği birlikteliği ilkesine aykırılık oluşturmayacağı, mahkemece yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, kuzey-güney doğrultulu 20 metrelik imar yolunun kentin ana ulaşım omurgası ile bağlantı kuran ana aks olarak planlandığı, doğu-batı doğrultulu uzanan yolun ise ulaşım sisteminde, planlama sınırı dışında kalan yollar ile alanın güneydoğu kesimiyle bağlantı kuran ana aks niteliğinde olduğu tespitlerine yer verildiği, bu nedenle dava konusu yolların planlama alanı içinde ulaşım sistemi için gerekli olduğu anlaşıldığından, dava konusu planın şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, davanın reddine karar karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla Dairemizin kararına katılımıyorum.