T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/5524
Karar No : 2025/7260
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı- ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Muş ili, Malazgirt ilçesi, ... Mahallesi, ...-... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda parselasyon işlemi yapılmasına ilişkin Malazgirt Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararı ile anılan parselasyon işleminin düzeltilmesi/iptali amacıyla yapılan başvurunun reddine dair Malazgirt Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davanın Malazgirt Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararıyla kabul edilen parselasyon işlemi yönünden incelenmesinden; dava dosyası içerisinde bulunan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporu bir bütün halinde değerlendirildiğinde; düzenleme sonucu alınan düzenleme ortaklık payının hatalı olduğu, davalı idarece davacı parselinde daha önce yapılan terklerin hesaplamalarda dikkate alındığı ancak 0.0869831 oranında kesilmesi gerekirken, DOP oranın tescile esas hesaplamalarda 0.0945443 olarak hesaplandığı ve davacı parselinden daha fazla kesinti yapıldığı, davacının mevcut taşınmazlarının müstakil olarak korunmasının mümkün olduğu, düzenleme sonucunda verilen ... ada, ... parsel ile ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlara tahsis edilen hisselerinin yapılaşmaya uygun müstakil parsel oluşturamaması sebebiyle değer düşüklüğü meydana geldiği, davacıya hisseli olarak pay verilmesinin teknik nedeni olarak mevcut imar adasında tahsis alanının kalmaması durumu belirtilmiş ise de; bu durumda dava konusu taşınmaza fiziki olarak daha yakın yapılaşmamış parsellerden hisse verilmesi gerekirken bu husus dikkate alınmadan yapılan tahsislerin imar mevzuatına, ilgili yönetmelikte belirtilen esas ve ilkelere uygun olmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı, davanın Malazgirt Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi yönünden incelenmesinden; davacılara ait taşınmazda uygulamaya konulan parselasyon işlemine karşı sonradan yapılan itirazın yetki ve usulde paralellik ilkesi uyarınca belediye encümeni tarafından değerlendirilip karara bağlanması gerekmekte iken, Kanunda öngörülen yetki ve usul kuralına aykırı olarak, belediye encümeni tarafından herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın doğrudan İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı işlemi ile reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçeleriyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Temyize konu kararda, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin Kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Duruşma yapılmasına gerek görülmedi.
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Muş ili, Malazgirt ilçesi, ... Mahallesi, ...-... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda Malazgirt Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararıyla düzenlenme sınırı/sahası ve parselasyon işlemi kabul edilerek belirlenen sahada Malazgirt Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararıyla parselasyon işleminin onaylandığı, söz konusu kararın 01.08.2017-01.09.2017 tarihleri arasında askıda ilan edildiği, davacıya parselasyon işleminin bildirilmesi amacıyla herhangi bir tebligat yapılmadığı, davacı tarafından 26.04.2019 tarihinde anılan parselasyon işleminin öğrenildiği ve aynı tarihte parselasyon işleminin düzeltilmesi/iptali istemiyle başvuruda bulunulduğu, söz konusu başvurunun Malazgirt Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile askı ilan süreci bittiğinden talep hakkında bir işlem tesis edilemeyeceği belirtilerek reddedildiği söz konusu yazının 20.06.2019 tarihinde davacıya tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından, İmar şehircilik müdürlüğü yazısının kendisine tebliği üzerine; müstakil parselinin hisseli hale getirildiği, yerinden tahsis yapılmadığı, taşınmazının değerinin düşürüldüğü, yapılaşmaya uygun tahsis yapılmadığı iddialarıyla Malazgirt Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile dayanağı Malazgirt Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararı ile kabul edilen parselasyon işleminin iptali istemiyle 09.07.2019 tarihinde bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Dava Açma Süresi” başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve İdare Mahkemelerinde altmış (60) gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği kurala bağlanmış, yine aynı Yasanın “Üst Makamlara Başvurma” başlıklı 11.maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış (60) gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı kurala bağlanmıştır.
Aynı Kanunun işlem tarihinde yürürlükte olan haliyla 10. maddesinde; "İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler, altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler." hükmü yer almakatdır.
3194 sayılı İmar Kanununun 19. maddesinde, "İmar planlarına göre parselasyon planları yapılıp, belediye ve mücavir alan içinde belediye encümeni, dışında ise il idare kurulunun onayından sonra yürürlüğe girer. Bu planlar bir ay müddetle ilgili idarede asılır. Ayrıca mutat vasıtalarla duyurulur. Bu sürenin sonunda kesinleşir. Tashih edilecek planlar hakkında da bu hüküm uygulanır. "hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava süresi, kamu düzeni ile ilgili olup, hak düşürücü nitelik taşır. Nitekim, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; davanın süresinde açılmadığının tespiti halinde esasa girilmeden süre aşımı nedeniyle davanın reddine karar verileceği öngörülmüştür (Madde14/3-e ve 15/1-b). Ayrıca, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiği de vurgulanmıştır (Madde14/6).
Parselasyon işlemleri, dağıtım cetvellerinde kapsadıkları alan içindeki her taşınmaza karşılık sahiplerine verilecek bağımsız ve şüyulu imar parsellerinin parsel büyüklükleri, hisse miktarı ve parsellerin konumu gibi hususları ayrı ayrı gösterdiğinden, düzenlemeye konu olan taşınmaz sahipleri için sübjektif ve kişisel işlemler olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla parselasyon işlemi niteliği itibarıyla subjektif ve doğrudan mülkiyet hakkına yönelik bir işlem olduğundan, dava açma süresinin başlaması için ilanen tebliğin yeterli olmadığı, bu sebeple parselasyon işleminin ilgili taşınmaz malikine tebliğ edilmesi ve yasal bildirimi üzerine dava açma süresinin başlaması esas olup, iptali istenen işlemin ilgilisine ayrıca tebliğ edilmemiş olduğu hallerde ise; dava açma süresinin belirlenmesinde işlemin öğrenilme tarihi esas alınmaktadır.
Öte yandan birel işlem olan ve uygulamakla tükenen parselasyon işleminin kesinleşmesinden sonra ilgililerin hakkında işlem tesis edilmesine imkan tanıyan İdari Yargılama Usulü Kanunu 10. maddesi uyarınca idareye yapılacak başvurunun yeni dava açma süresi başlatabilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu taşınmazı kapsayan alanda Malazgirt Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararıyla parselasyon işleminin onaylandığı, söz konusu kararın 01.08.2017-01.09.2017 tarihleri arasında askıda ilan edildiği, davacıya parselasyon işleminin bildirilmesi amacıyla herhangi bir tebligat yapılmadığı, davacı tarafından 26.04.2019 tarihinde anılan parselasyon işleminin öğrenilmesi üzerine aynı tarihte parselasyon işleminin düzeltilmesi/iptali istemiyle başvuruda bulunulduğu, söz konusu başvurunun Malazgirt Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 13/05/2019 tarih ve 1210 sayılı işlemi ile askı ilan süreci bittiğinden talep hakkında bir işlem tesis edilemeyeceği belirtilerek reddedildiği, bu yazının 20.06.2019 tarihinde davacıya tebliği üzerine Malazgirt Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile dayanağı parselasyon işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta, davacının dava konusu parselasyon işleminden 26.04.2019 tarihinde haberdar olduğu ve aynı tarihte parselasyonun düzeltilmesi/iptali istemiyle başvuruda bulunduğu, söz konusu başvuru dilekçesi içeriğinden anılan parselasyonu tüm unsurlarıyla öğrendiğinin anlaşıldığı, bu kapsamda dava açma süresinin anılan parselasyonun tüm unsurlarıyla öğrenildiği 26.04.2019 tarihi dikkate alınarak belirlenmesi gerektiği açık olup, davacı tarafından söz konusu başvurunun reddine dair işlemin 20.06.2019 tarihinde kendisine tebliği üzerine bakılan dava açılmış ise de; anılan başvurunun yukarıda belirtildiği üzere dava açma süresini canlandırabilecek nitelikte bir başvuru olarak değerlendirilmesine olanak bulunmamaktadır.
Bu durumda; dava konusu parselasyon işleminin tüm unsurlarıyla öğrenildiği 26.04.2019 tarihinden itibaren 60 günlük yasal idari dava açma süresi içerisinde en son 25.06.2019 tarihinde davanın açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 09.07.2019 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, parselasyonun iptali istemiyle yapılan başvurunun reddi üzerine, anılan ret işleminin iptali için açılacak bir iptal davasında yargısal denetimin esasen parselasyon işlemine yönelik olarak yapılacağı dikkate alındığında, dava konusu olayda Malazgirt Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi de dava konusu edilmiş ise de; dava açma süresini canlandırmayan davacı başvurusu üzerine parselasyon işleminin incelenmesine olanak bulunmadığından söz konusu başvurunun reddine dair işlemin de incelenemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 24/12/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.