T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/8190
Karar No : 2025/3680
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 09/04/2019 tarih ve E:2014/6440, K:2019/2402 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Karaman ili, Merkez, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parseli kapsayan alana ilişkin ... tarih ve ... sayılı belediye meclisi kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonu ile ... tarih ve ... sayılı belediye meclisi kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonu, bu planlara yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı belediye meclisi kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda 1/1000 ölçekli uygulama imar planında yer alan 10 metrelik yolun nazım imar planında gösterilmediği, ancak planlama alanı için gerekli olduğu anlaşılan 10 metrelik yolun nazım imar planında gösterilmemesinin planlama esasları ve şehircilik ilkelerine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 10 metrelik yolun yaya yolu olarak planlandığı, yolun devamının araç trafiğine kapalı olduğu, bu sebeple yolun nazım imar planında gösterilmesinin gerekli olmadığı, temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 24/06/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY(X) :
Dava, Karaman ili, Merkez, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parselin bir kısmının 10 metrelik yol alanı belirlenmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı belediye meclisi kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonu ve ... tarih ve ... sayılı belediye meclisi kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonu ile bu planlara yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı belediye meclisi kararının iptali istemiyle açılmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun işlem tarihinde yürürlükteki şekliyle 5. maddesinde; "nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
Uyuşmazlıkta nazım imar planında düzenlenmeyen 10 metrelik yol fonksiyonunun uygulama imar planında düzenlenmesinin plan hiyerarşisi bakımından planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırılık oluşturup oluşturmadığının ortaya konulması gerekmektedir.
3194 sayılı Yasanın Tanımlar Başlıklı 5. maddesindeki nazım ve uygulama imar planlarının tanımları gözönünde bulundurulduğunda, ana ulaşım sisteminin, bu bağlamda birinci ve ikinci derecedeki ulaşım yollarının nazım imar planı ile daha alt düzeydeki tali nitelikte üçüncü derece ve daha altındaki yolların ise uygulama imar planları ile düzenlenmesi gerekeceği görülmektedir.
Ayrıca ana ulaşım sistemi dışındaki hangi enkesitli yolun nazım imar planında gösterilmesi gerekeceği hususu yolun enkesitinden ziyade, imar planı içerisinde ulaşım sistemi bakımından üstlendiği fonksiyonlar ile ilişkili olması gerekir.
Bu kapsamda özellikle yapı adaları arasındaki ulaşım ihtiyacının karşılanmasına yönelik yolların uygulama imar planı kararı ile getirilebileceğinde hiçbir duraksama bulunmamaktadır.
Bu kapsamda nazım imar planında düzenlenmeyen 10 metrelik yol fonksiyonunun uygulama imar planında düzenlenmesinin tek başına plan hiyerarşisine aykırılık oluşturmadığı sonucuna varılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, Mahkemece yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen raporda, uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu alanda eski yapı adaları birleştirilerek işlevli bir ulaşım sistemi ve geometrisi düzgün yeni bir yapı adası düzeni kurulduğu, mevcut ulaşım sistemine ait yolların bir kısmı yapı adalarına alınarak formu ve geometrisi düzgün hale getirilmiş yapı adasında yeni yollar planlandığı tespitlerine yer verildiği görüldüğünden, dava konusu 10 metrelik yolun planlanmasının gerekli olduğu, bu yolun nazım imar planında gösterilmemesinin plan hiyerarşisine aykırılık oluşturmayacağı ve nazım imar planını ile uygulama imar planı hukuka aykırı hale getirmeyeceği anlaşıldığından, dava konusu planların şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, davanın reddine karar verilmesi gerekirken dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmadığından, temyiz isteminin kabul edilerek, temyize konu kararın açıklanan gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla, Dairemiz kararına katılmıyorum.