T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/9121
Karar No : 2025/2635
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : I- (DAVACI) ... Nakliyat Gıda İçecek Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
II- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı - ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF : I- ... Gıda İçecek Sanayi ve Ticaret A.Ş.
II- ... Belediye Başkanlığı
III- MÜDAHİLLER (DAVALI YANINDA) :
1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
5- ...
6- ...
7- ...
8- ...
9- ...
... Mirasçıları;
10- ...
11- ...
12- ...
13- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
İSTEMİN ÖZETİ : Antalya ili, Aksu ilçesi, ... Mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde ruhsata ve projesine aykırı yapı yapıldığının tespit edildiğinden bahisle, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca aykırılıkların ruhsatlandırılması için 30 gün süre verilmesine, yapının 30 gün içerisinde ruhsatlı hale getirilmemesi veya imar mevzuatına aykırılığın giderilmemesi halinde gerekli işlemlerin yapılacağına ve aynı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (ç) bentleri uyarınca toplam 364.417,44-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Aksu Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, anılan Mahkeme kararının 3194 sayılı Kanunun 42. maddesi uyarınca 364.417,44-TL imar para cezası verilmesine ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden dava konusu belediye encümeni kararının iptaline, kalan kısım yönünden ise istinaf başvurusunun reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ : 1- Davacı tarafından; davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
2- Davalı idare ile müdahiller tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Duruşma yapılmasına gerek görülmedi.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 08/05/2025 tarihinde yıkıma ilişkin kısmı yönünden oybirliğiyle, para cezasına ilişkin kısmı yönünden ise oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
İptal davasının sübjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali" doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Menfaatin kişisel ve meşru olması için hukuki bir durumdan ortaya çıkması gerekir. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmektedir.
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan biri olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin buna bağlı olarak olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir. Her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen subjektif ehliyet koşulu olarak menfaat ihlalinin kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri ekseninde yargı mercilerince değerlendirilerek takdir edilecektir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde; dava dilekçesinin, davacının dava açma ehliyetinin olup olmadığı yönünden inceleneceği; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde de, davacının, dava açma ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığında davanın reddine karar verileceği kuralına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; ... tarih ve ... saylı Aksu Belediye Encümeni kararı ile ... (... Turz. Yat. Nak. Gıda İçecek San. ve Tic. A.Ş.) ye 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca idari para cezası verildiği, ... isimli şahsın ... tarihli başvurusu ile şirket bünyesindeki işbölümüne göre sözkonusu ... sitesinden şirketi temsilen şahsının sorumlu olduğu belirtilerek idari para cezasının bu şekilde düzenlenmesinin talep edilmesi üzerine dava konusu ... tarih ve ... sayılı belediye encümeni kararıyla "ruhsat ve eklerine aykırı yapıyı yapan ... Turz. Yat. Nak. Gıda İçecek San. ve Tic. A.Ş.'ni temsilen sorumlu ...'e 3194 sayılı Kanunun değişik 42. maddesi uyarınca 364.417,44-TL idari para cezası verilmesine" karar verildiği aynı kararda Belediye encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararı ile ... (... Turz. Yat. Nak. Gıda İçecek San. ve Tic. A.Ş.) ye 3194 sayılı Kanunun değişik 42. maddesi uyarınca verilen 364.417,44-TL idari para cezasının da iptaline karar verildiği, dolayısıyla para cezasının ...'e verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; dava konusu para cezasının ...'e verildiği, başka bir ifadeyle davacı şirkete para cezası verilmediği, dolayısıyla davacı şirketin belediye encümeni kararının para cezasına ilişkin kısmının iptali istemiyle işbu davayı açmada kişisel, meşru ve güncel menfaatinin dolayısıyla dava açma ehliyetinin bulunmadığı görüldüğünden; temyize konu İdari Dava Dairesi kararının 364.417,44-TL para cezasına ilişkin kısmı bakımından, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu İdari Dava Dairesi kararının anılan kısmının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla, kararın anılan kısmına katılmıyoruz.