T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2023/7366
Karar No : 2025/1902
TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACI) ...
VEKİLİ : Av. ...
II- (DAVALILAR) 1- ... Belediye Başkanlığı- ...
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF : I- (DAVALILAR)
1- ... Belediye Başkanlığı/...
2- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
II- (DAVACI) ...
İSTEMİN ÖZETİ : İstanbul ili, Ataşehir ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... ve ... sayılı parsellerin 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planında öngörülen kullanım kararının değiştirilmesi istemiyle yapılan başvuruların reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Ataşehir Belediye Başkanlığı Yazı İşleri Müdürlüğü işlemi ile ... tarih ve ... sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Şehir Planlama Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılan davada, davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 28/12/2022 tarih ve E:2022/3672, K:2022/12213 sayılı kararıyla bozulması üzerine bozma kararına uyularak istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile anılan mahkeme kararının imar hakkı transferi öngören plan hükümleri ile taşınmaza verilen "ibadet alanı" ve "12 ve 10 metre en kesitli yol alanı" kullanım kararına yönelik davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, işlemlerin belirtilen kısımlar yönünden iptaline; Mahkeme kararının taşınmaza yönelik "konut alanı" ve "20 metre enkesitli yol alanı" kullanım kararlarına yönelik bölümü bakımından istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararın, davacı tarafından redde ilişkin kısmının, davalılar tarafından iptale ilişkin kısmının usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarihli, E:..., K:... sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın "12 ve 10 metre en kesitli yol alanı" kullanım kararına yönelik kısmının oyçokluğuyla, diğer kısımlarının oybirliğiyle ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine 11/04/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY : Dosyanın incelenmesinden, İstanbul ili, Ataşehir ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... ve ... sayılı parselleri kapsayan alana yönelik dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında taşınmazların bir kısmının 10 ve 12 metre enkesitli imar yolunda kaldığı ve belirtilen yolların 1/5000 ölçekli nazım imar planında yer almadığı anlaşılmaktadır.
14 Haziran 2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin "Mekânsal planlama kademeleri ve ilişkileri" başlıklı 6. maddesinde; "... (2) Mekânsal planlar, plan kademelenmesine uygun olarak hazırlanır. Her plan, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olmak, raporu ile bütün oluşturmak ve bir alt kademedeki planı yönlendirmek zorundadır. (3) Arazi kullanım ve yapılaşmada sadece mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları kararlarına uyulur. ..." hükmüne,
"Gösterim (lejand) teknikleri" başlıklı 10. maddesinde;
"(1) Her türlü mekânsal plan, kendi kademesinin ve yapılış amacının gerektirdiği çizim ve gösterim tekniğine göre hazırlanır.
(2) Planlar, Bakanlıkça belirlenen ve EK-1 Gösterimler başlığı altında yer alan EK-1a Ortak Gösterimler, EK-1b Mekânsal Strateji Planları Gösterimleri, EK-1c Çevre Düzeni Planı Gösterimleri, EK-1ç Nazım İmar Planı Gösterimleri, EK-1d Uygulama İmar Planı Gösterimleri ve EK-1e Detay Kataloğuna uygun olarak hazırlanır." hükmüne yer verilmiştir.
Yer verilen normun incelenmesinden, her ölçekteki planların bu Yönetmeliğin Ek-1. maddesinde yer alan lejant ve plan çizim normlarına göre hazırlanacağı anlaşılmaktadır.
EK-1 Gösterimler başlığı altında yer alan EK-1ç Nazım İmar Planı Gösterimleri altında düzenlenen lejant gösterimleri incelendiğinde; erişme kontrolü karayolu, birinci derece yol, ikinci derece yol olarak adlandırılan üç adet lejant gösteriminin yer aldığı, EK-1e Detay Kataloğundan incelendiğinde ise, 10 ve 12 metre enkesitli yolun, bu lejant gösterimlerinin geometrik ve sınır tip tipi şekillendirmesini kapsamadığı görülmüştür.
Öte yandan, aynı EK-1 Gösterimler başlığı altında yer alan EK-1d Uygulama İmar Planı Gösterimleri altında düzenlenen lejant gösterimleri incelendiğinde; erişme kontrolü karayolu (Otoyol), bölünmüş taşıt yolu ve taşıt yolu olarak adlandırılan üç adet lejant gösteriminin yer aldığı yine bunlarla beraber yaya yolu ve bisiklet yolu gibi en alt düzey yolların düzenlendiği görülmüş olup, böylelikle uygulama imar planında en küçük düzeyde dahi taşıt yollarının ve diğer yolların tamamının gösterileceği anlaşılmaktadır. Esasen tüm yollar ve birbirleriyle olan bağlantılarını içeren hususların ulaşım ana planında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Yine, EK-1 Gösterimler başlığı altında yer alan EK-1c Çevre Düzeni Planı Gösterimleri altında düzenlenen lejant gösterimleri incelendiğinde; erişme kontrolü karayolu, birinci derece yol, ikinci derece yol ve üçüncü derece yol olarak adlandırılan dört adet lejant gösteriminin yer aldığı, böylelikle yol ağlarının gösterilmesi bakımından nazım imar planından daha ayrıntılı bir düzenleme yapıldığı görülmektedir.
Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin "Nazım imar planı" başlığını taşıyan 23. maddesinde; nazım imar planında karar düzeyi ve içerikleri bakımından, uygulama imar planındaki detay kararlar alınmaması esas olup, uygulamaya dönük kararlar uygulama imar planlarında belirleneceği belirtilmiş ve maddenin devamında nazım imar planlarının hazırlanması sürecinde ana ulaşım sistemi (Karayolu, demiryolu, denizyolu, havayolu, terminal, gar, liman ve havalimanı)' nin analiz, etüt ve araştırmaların yapılacağı hususu düzenlenmiştir.
Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde yukarıda sözü edilen yol tanımları yapılmamıştır.
Ölçeği gereği genel kullanım kararları ile başlıca bölge tiplerini belirleyen nazım imar planının, uygulama imar planıyla düzenlenmesi gereken imar adaları oluşturulmadan belirtilen nitelikteki yol kullanımını ihdas etmesinin planlama ilkeleri bakımından mümkün olmadığı, nitekim dava konusu uygulama imar planının dayanağı olan nazım imar planı paftasının incelenmesinden uyuşmazlığa konu "yol"un geçtiği bölgede nazım imar planında ada bazında bir düzenleme yapılmadığı hususu gözetildiğinde, özellikle yapı adalarını ve bu bağlamda da farklı kullanım kararlarına konu alanları birbirinden ayıran ve bunlar arasındaki ulaşım ihtiyacının karşılanması amacına hizmet eden yolların uygulama imar planı kararları ile getirilmesi mümkündür.
Dolayısıyla 1/5000 ölçekli nazım imar planında düzenlenmeyen 10 ve 12 metrelik yol fonksiyonunun 1/1000 ölçekli uygulama imar planında düzenlenmesinin tek başına plan hiyerarşisine aykırılık oluşturmadığı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, yukarıda belirtilen gerekçeler de göz önüne alındığında, dava konusu uygulama imar planının 10 ve 12 metrelik yola ilişkin kısmının iptali yolunda verilen Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yönünden kararın bozulması gerektiği oyuyla, aksi yöndeki Dairemiz kararına katılmamaktayım.