T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2024/1185
Karar No : 2025/347
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... Anonim Şirketi
VEKİLLERİ : Av.
Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Eyüpsultan ilçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde Göktürk Merkez Yerleşmesinin doğusundaki ... olarak adlandırılan kesimde yer alan ve davacılara ait taşınmazların bitişiğindeki alanı kapsayan alanda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 22.06.2022 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... kararda; davacının maliki olduğu taşınmazın uyuşmazlık konusu imar planlarının plan onama sınırı dışında kaldığı, bir diğer ifadeyle söz konusu imar planlarının davacının taşınmazını kapsamadığı, buna karşın davacının taşınmazının planlama alanına bitişik konumda olduğundan dolayı hemşehrilik hukukundan hareketle söz konusu imar planlarına karşı dava açma ehliyetinin bulunduğu, ancak dava konusu imar planı değişikliği ile plan onama sınırının değiştirildiği, davacının maliki olduğu taşınmazı etkileyen esaslı bir değişiklik yapılmadığı, bu kapsamda bazı parsellerin plan onama sınırı dışına çıkarılmasında dacanın hukuken korunması gereken kişisel, güncel ve meşru bir menfaati bulunmadığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu imar planın iptalini istemekte menfaatlerinin olduğu, bölgede 30 yılı aşkın süredir imar planları uyarınca özel spor alanı niteliğindeki taşınmazları kullanmaları sebebiyle dava konusu işlemin iptalini istemeye ehliyetli oldukları ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığında, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İstanbul ili, Eyüpsultan ilçesi, ... Mahallesi, davacıların taşınmazların komşuluğunda bulunan rezerv yapı alanındaki parsellere ilişkin olarak 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 06.04.2022 tarihinde onaylanmış, 06/04/2022 - 05/05/2022 tarihleri arasında anılan planlar askıya çıkarılmış, askıda yapılan itirazların bir kısmı kabul edilerek planlama alanının küçültülmesine yönelik 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 22.06.2022 tarihli işlemi ile onaylanmış, dava konusu taşınmaza komşu parsel malikleri tarafından, planda sosyal donatı dengesinin bozulduğu, planın nüfusun kişi başına düşen yeşil alanları gözetilmeksizin yapıldığı, planın yapımını yüklenen müellif ve şehir plancılarının yeterliliğinin olmadığı ileri sürülerek görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, idari davaların idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatler ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra ilk inceleme konularının belirlendiği 14. maddenin 3. fıkrasının c bendinde dilekçenin ehliyet yönünden inceleneceği, yine 14. maddenin 6. fıkrasında, ilk incelemeye ilişkin hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15 inci madde hükmünün uygulanacağı ve 15. Maddenin 1/b fıkrasında ise bu hususta Kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen Kanun maddesinde yer alan ve iptal davasının subjektif ehliyet koşulu olan ''menfaat ihlali'' doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları, iptal davasına konu idari işlemin niteliğine ve dava açanın hukuken korunması gereken haklarına göre idari yargı yerlerince belirlenmektedir.
Yargısal denetimin amacı her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç vardır. Her olay ve davada, yargı merciine başvurarak dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri de yargı mercilerine bırakılmıştır. İptal davası açabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi kişisel, meşru ve güncel bir menfaatin bulunması halinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, yani davacının kişisel menfaatini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkisinin bulunması gerekmektedir. Aksi halde, kişilerin kendisine etkisi bulunmayan, menfaatlerini ihlal etmeyen idari işlemler hakkında da iptal davası açma hakkı doğacak ve bu durum idarenin işleyişini olumsuz etkileyecektir. İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan 'dava açma ehliyeti, iptal davasına konu kararın niteliğine göre idari yargı yerlerince değerlendirilmektedir.
İdari işlemler yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurlarından meydana gelir. İptal davasında idari işlemlerin hukuka uygunluğu bu unsurlar bakımından denetlenerek hukuk devleti ilkesinin gerçekleşmesine olanak sağlandığından menfaat ilişkin bu amaç doğrultusunda yorumlanması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacıların komşu parsel malikleri oldukları ve uyuşmazlık konusu alanı spor tesisi olarak kullandıkları, dava konusu plan ile sosyal donatı dengesinin bozulduğu, plan müelliflerinin yetkisiz ve yetersiz olduğu iddialarıyla bakılan davanın açıldığı, bazı parsellerin plan onama sınırı dışına çıkarılmasıyla davacıların taleplerinin bir kısmının karşılandığı görülmekle birlikte temel yakınmalarının devam ettiği, dolayısıyla hukuki incelemelerinin planın son haline göre yapılması gerektiği, davacıların dava sebepleri dikkate alındığında işbu davada verilecek kararının menfaatlerini bu kapsamda etkilediği dikkate alındığında dava açma ehliyetlerinin var olduğunun kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin idare mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunu reddeden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle ehliyet bakımından reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 03/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.