T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2024/4421
Karar No : 2024/7204
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Odası
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı/...
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
2- ... Belediye Başkanlığı/...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR YANINDA
MÜDAHİLLER : 1-...
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN ÖZETİ: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Beykoz ilçesi, ..., ..., ... ..., ..., ..., ......Mahalleleri için hazırlanıp, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının...tarih ve ... sayılı işlemi ile onaylanarak 16.03.2022 tarihinde askıya çıkarılan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar plan revizyonu ile 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı revizyonunun ve anılan imar planlarının askıya çıkarılmasında sehven yapılan hataların düzeltilmesi amacıyla 13.04.2022 tarihinde yeniden askıya çıkarılan anılan planlar kapsamındaki ... paftasının ve plan araştırma ve açıklama raporunun iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi sonucu, her ne kadar koruma amaçlı nazım ve uygulama imar planı kararlarının ve fonksiyonların yer seçiminin çevre düzeni planına aykırı olmadığı, 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar plan revizyonu ile 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı revizyonunun alan bütününe yönelik nüfus kabulü ve bu nüfusun mekânsal dağılımına yönelik yoğunluk belirlemeleri, kullanım türleri ve yapılaşma koşulları bakımından Elmalı 1-2 Havzası Koruma Planındaki hükümler ile uyumlu olduğu ancak, dava konusu nazım imar planı notlarının 4.1.2 sayılı maddesinde doğal sit alanına ilişkin bir tanımlama yapılmış olmakla birlikte doğal sit alanının kesin korunacak hassas alan kapsamında kalan kısmının neden plan sınırlarına dahil edilmediğinin açıklanmadığı, plan açıklama raporunda, dava konusu planların bütüncül bir planlama faaliyetinin belirli bir etabı olduğuna ve diğer etaplara dair herhangi bir açıklamaya yer verilmediği için koruma mevzuatı kapsamında doğal sit alanının kesin korunacak hassas alanlar olarak tanımlanmış bölümünün plan sınırları dışarısında bırakılmasının imar mevzuatına uygun olmadığı, dava konusu nazım imar planı notlarının 4.2.1 sayılı maddesinde orman alanlarının bazı kısımlarda çift lejandlı şekilde düzenlendiği, orman sınırları yönünden özel mülkiyet ile ihtilaf yaşanabilecek yerlerde ilgili idarenin görüşünün alınacağının ifade edildiği ancak bir alanın hem orman hem de başka bir kullanım olarak çift lejandlı bir şekilde düzenlenmesinin idari işlemi kesinlikten uzaklaştırdığı ve imar planı kararlarını koruma kullanma dengesi yönünden belirsizleştirdiği, diğer yandan; nazım imar planları ve uygulama imar planlarının eş zamanlı olarak hazırlandığı ve ortak bir rapor ile sunulduğu ancak henüz orman sınırlarına ilişkin kararların planda kesinleştirilmemiş olmasının kurum görüşlerine uygun olmadığı, zira kurum görüşleri ile orman alanlarının plan müellifine iletildiği, çift lejanda ilişkin detaylı irdelemelere plan açıklama raporunda da yer verilmediği, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği gösterimlerine göre sosyal tesis alanları ile kültürel tesis alanlarının ayrı gösterimlerinin bulunduğu, dava konusu planın 6.7 sayılı kültürel tesis alanlarına ilişkin notlarında da 6.5 sayılı ve 6.6. sayılı notlarında sosyal tesis alanlarına ilişkin konuları içerdiği ve bu durumun sosyal ve kültürel tesis alanı işlevleri yönünden çelişki teşkil ettiği, Göl Koruma Alanı gibi özgün doğal karaktere sahip bir alanda sosyal altyapı alanlarında TAKS:0.50 yapılaşma koşullarının belirlendiği, geçirimli yüzeylerin arttırılmasının önemsendiği bu alan için suyun toprakla buluşacağı alanı önemli oranda azaltan yüksek bir TAKS değerinin uygulama imar planının 6 sayılı plan notunda belirlenmesinin Elmalı 1-2 Barajı Havza Koruma Planı kararları ile örtüşmediği, bu haliyle dava konusu nazım ve uygulama imar planlarının plan onama sınırının doğal sit alanının tamamını içermemesi nedeniyle planlar genelinde imar mevzuatına uyumsuzluk taşıdığı, nazım imar planının 4.2.1 sayılı, 6.5 sayılı, 6.6 sayılı notları ile uygulama imar planının 6 sayılı notunun şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve imar mevzuatına uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Temyize konu kararda;
Dava konusu planlama alanında getirilen sosyal ve teknik altyapı alanlarına ilişkin standartların Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin Ek- 2 tablosunda verilen standartlara uygun olduğu, plan kararları ile getirilen kullanım türleri ve yapılaşma koşullarının Elmalı 1-2 Havzası Koruma Planındaki hükümleri ile uyumlu olduğu, "kesin korunacak hassas alan" ilan edilen alanda herhangi bir yapılaşma kararı ve kullanım türü tanımlanmadığı, bu alanın nüfus ve yoğunluk hesaplarına dahil edilmediği ve mevcut arazi kullanımının devam ettirildiği, yapı yasağı getirilerek kullanımı ve etkileri sınırlandırılan söz konusu alanların plan onama sınırları dışında bırakılmasının sakıncalı olmadığı, "Göl Yeşil Kuşaklama Alanı" ve "Göl Koruma Alanı" sınırları dahilinde yeni yol önerisinin bulunmadığı, planlama alanının içmesuyu havzasında kalması nedeniyle sert zemin uygulamasının sakıncalı olması gözetilerek önceki plan hükümlerinde gerekli hallerde sığınak olarak da kullanılmak üzere kamuya ait zemin altı katlı otopark düzenlenebileceğini öngören plan hükmünün uyuşmazlık konusu revizyon planlarla kaldırıldığı, bu durumun ise koruma ilke ve esaslarına uygun bir yaklaşım olduğu, "sosyal tesis alanı" ve "kültürel tesis alanı" kullanım türlerinin birarada bulunabilecek tesisler içermesi nedeniyle plan kararlarıyla karma kullanım oluşturulmasının mümkün olduğu, sosyal alt yapı alanı için belirlenen yapılaşma koşullarının Havza Koruma Planı hükümleriyle çelişmediği, plan hazırlık sürecinde gerekli analiz ve sentez çalışmalarının yapıldığı, ilgili kurum ve kuruluşların olumlu görüşlerinin alındığı ve bunların plan hükümlerine yansıtıldığı, koruma alanlarına ilişkin kıstaslar çerçevesinde planlama alanı için elde edilebilecek maksimum nüfusun altında bir gelişme öngörüldüğü, fonksiyonların yer seçimlerinin çevre düzeni planına aykırı olmadığı, planların kademeli birlikteliği ilkesine uyulduğu, tarım alanları ile ilgili olarak 5403 sayılı Kanun kapsamında gerekli izinlerin alındığı, orman alanı fonksiyonuna ilişkin gösterimlerde herhangi bir belirsizlik ve tutarsızlık bulunmadığı, uyuşmazlık konusu imar planı revizyonunun askıya çıkarılmasında sehven gerçekleştirilmiş maddi hatalar bulunduğunun idarece tespiti üzerine bunların düzeltilmesi amacıyla plan revizyonu kapsamındaki ... Paftası ve Plan Araştırma ve Açıklama Raporu yeniden askıya çıkarılmakla birlikte her iki planın aynı planlama sürecinin parçası oldukları dikkate alındığında; İstanbul ili, Beykoz ilçesi, ..., ... ..., ..., ..., ... mahalleleri için hazırlanıp, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının... tarih ve ... sayılı işlemi ile onaylanan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar plan revizyonu ile 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı revizyonunda plan araştırma ve açıklama raporunda, üst ölçekli plan kararlarına, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen nedenlerle istinaf talebinin kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki idare mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI:Davalı ... Bakanlığı ile ... Belediye Başkanlığının savunmasının özeti: Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
Davalı yanında müdahillerin savunmasının özeti:Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ......'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Davacı tarafından, İstanbul ili, Beykoz ilçesi, ...,..., ..., ..., ... Mahalleleri için hazırlanıp, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarihli, ... sayılı işlemi ile onaylanarak 16.03.2022 tarihinde askıya çıkarılan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar plan revizyonu ile anılan imar planlarının askıya çıkarılmasında sehven yapılan hataların düzeltilmesi amacıyla 13.04.2022 tarihinde askıya çıkarılan İstanbul İli, Beykoz İlçesi, ..., ..., ..., ..., ... ve ... Mahalleleri 1/5000 Ölçekli Koruma Amaçlı Nazim İmar Planı Revizyonu ve 1/1000 Ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Revizyonu kapsamındaki ... paftası ve plan araştırma ve açıklama raporunun; dava konusu planların 15.06.2009 tarihli 1/100.000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı, plan raporu ve plan hükümlerine aykırı olduğu, planlama alanında mevcut yerleşim alanlarının dışındaki boş alanlar da kullanılarak donatı alanları dahil 14 milyon m² civarında bir alanın yapılaşmaya açıldığı, plan notlarına göre yeşil alan parkların zemin altı otopark yapılabileceği notunun yer aldığı, bu haliyle yapılaşmanın iki katına çıkarıldığı, ayrıca yapılaşma yasağı getirilen tarımsal nitelikli alanların mevcutta 535.571 m² iken 223.196 m²'ye indiği, planlama alanında orman sınırları dışına çıkarılan 2B alanlarının çoğunun tarım dışına çıkarılabilmesi için İl Tarım Orman Müdürlüğü izninin plan görüşlerinde bulunmadığı, dava konusu planlar hazırlanırken 23.03.2019 tarihinde yürürlüğe giren Elmalı 1-2 Havzası Koruma Planı hükümlerinin göz ardı edildiği, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği hükümlerine aykırı olduğu, kurum görüşlerinin güncel olmadığı, üstün kamu yararı gözetilmediği ileri sürülerek iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile idare mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarihli, E:......, K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 03/12/2024 tarihinde, kesin olarak, oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY(X) :Dava, İstanbul ili, Beykoz ilçesi, ..., ..., ..., ..., ... mahalleleri için hazırlanıp, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ...tarih ve ... sayılı işlemi ile onaylanarak 16.03.2022 tarihinde askıya çıkarılan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar plan revizyonu ile 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı revizyonunun ve anılan imar planlarının askıya çıkarılmasında sehven yapılan hataların düzeltilmesi amacıyla 13.04.2022 tarihinde askıya çıkarılan İstanbul İli, Beykoz İlçesi, ..., ..., ..., ..., ... ve ... Mahalleleri 1/5000 Ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı Revizyonu ve 1/1000 Ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Revizyonu kapsamındaki ...paftası ve plan araştırma ve açıklama raporunun iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planının 4.2.1 sayılı Orman Alanları başlıklı plan notunda" 6831 sayılı orman yasası hükümlerine tabi alanlardır. Bu alanlarda, ilgili kurumun görüşü ve izni alınarak rekreatif amaçlı kullanım ve düzenlemeler yapılabilir. Plan bütünü içerisinde orman sınırı ile kamu ve/veya özel mülkiyete haiz parsellerin kesiştiği orman sınırı ile ihtilaf yaşanabilecek parsellerde, ilgili idarenin görüşü doğrultusunda işlem yapılacaktır. Planda "orman alanı" ile birlikte gösterilen çift lejantlı alanlarda, bu planda genel hükümler başlığı altında belirtilen koşullara göre Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğünden alınacak görüş doğrultusunda uygulama yapılacaktır." düzenlemesinin bulunduğu, anılan plan notunda orman alanlarının bazı kısımları çift lejant ile gösterildiği, orman sınırları yönünden özel mülkiyet ile ihtilaf yaşanabilecek yerlerde ilgili idarenin görüşünün alınacağının ifade edildiği, öncelikle bir alanın hem orman hem de başka bir kullanım olarak çift lejandlı bir şekilde düzenlenmesinin idari işlemi taşıması gereken kesinlikten uzaklaştırdığı ve imar planı kararlarını koruma -kullanma dengesi yönünden belirsizleştirdiği, diğer yandan; nazım imar planları ve uygulama imar planları eş zamanlı olarak hazırlanmış iken henüz orman sınırlarına ilişkin kararların planda kesinleştirilmemiş olmasının kurum görüşlerine uygun olmadığı, çift lejanda ilişkin detaylı irdelemelere plan açıklama raporunda da yer verilmediği, gelecekte ortaya çıkabilecek gelişmelere bağlı olarak orman sınırlarında meydana gelebilecek değişikliklere yönelik olarak bir plan notu geliştirilmek istendi ise de, dış verilerde meydana gelen değişikliklerin imar planı değişikliği olmaksızın kendiliğinden uygulamaya girmesinin mümkün olmadığı, plan türünün koruma amaçlı imar planı olmasından ötürü belirsiz bir zamanda ortaya çıkabilecek yeni gelişmelere bağlı olarak ortaya çıkabilecek muhtemel değişiklikler için geliştirilecek plan kararlarında doğal yapıya yönelik koruma önlemlerini önceleyen bir yaklaşımının izlenmesi gerektiği, bu bağlamda 4.2.1 sayılı orman alanlarına ilişkin plan notunun koruma amaçlı imar planı ilkeleri bağlamında yeniden hazırlanması gerektiği,
Dava konusu nazım imar planında 6 sayılı " Sosyal Altyapı Alanları" üst başlığı altında 6.5. sayılı " Sosyal Tesis Alanı" başlıklı plan notunda "Sosyal yaşamın niteliğini ve düzeyini artırmak amacı ile toplumun faydalanacağı kreş kurs, yurt, çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, yaşlı ve engelli bakımevi, rehabilitasyon merkezi, toplum merkezi, şefkat evleri, güçsüzler evi, sosyal yardım birimleri vb. fonksiyonların yanı sıra sergi salonu, sanat galerisi, müze, bilgi-beceri-meslek edindirme kursları, konser, konferans, kongre salonları, sinema, tiyatro ve opera gibi kültürel amaçlı yapıları içeren kamuya ait alanlardır. Ayrıca bu alanlarda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın sosyal hizmet alanları da yapılabilir. Bu alanlarda uygulama, mimari avan projeye göre yapılacaktır" "düzenlemesine, 6.6 sayılı " Özel Sosyal Tesis Alanı" "başlıklı plan notunda "Sosyal yaşamın niteliğini ve düzeyini artırmak amacı ile toplumun faydalanacağı kreş, kurs, yurt, çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, yaşlı ve engelli bakımevi, rehabilitasyon merkezi, toplum merkezi, şefkat evleri, güçsüzler evi, sosyal yardım birimleri vb. Fonksiyonların yanı sıra sergi salonu, sanat galerisi, müze, bilgi-beceri-meslek edindirme kursları, konser, konferans, kongre salonları, sinema, tiyatro ve opera gibi kültürel amaçlı yapıları içeren gerçek veya tüzel kişilere ait alanlardır. Bu alanlarda uygulama, mimari avan projeye göre yapılacaktır." düzenlemesine 6.7 sayılı "Kültürel Tesis Alanı" başlıklı plan notunda "Toplumun kültürel faaliyetlerine yönelik hizmet vermek üzere kütüphane, halk eğitim merkezi, bilim merkezi vb. Eğitim yapıları, kültür merkezi, sergi salonu, sanat galerisi, müze, konser, konferans, kongre salonları, sinema, tiyatro ve opera gibi kültürel fonksiyonların yer aldığı kamuya ait alanlardır." düzenlemesine yere verildiği,
Sosyal Tesis Alanlarına ilişkin 6.5 ve 6.6 sayılı plan notlarında bu alanlarda yer alabilecek alt kullanımlar arasında kültürel tesis alanlarının da ifade edildiği ancak, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği gösterimlerine göre sosyal tesis alanları ile kültürel tesis alanlarının ayrı gösterimleri bulunduğu, dava konusu planın 6.7 sayılı kültürel tesis alanlarına ilişkin notlarında da 6.5 ve 6.6 sayılı sosyal tesis alanlarına ilişkin konuların içerildiği ve bu durumun sosyal ve kültürel tesis alanı işlevleri yönünden çelişki teşkil ettiği tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen bilirkişi raporundaki tespitler uyarınca dava konusu imar planlarının iptaline karar verilmesi gerektiği bu nedenle temyize konu idari dava dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Dairemiz kararına katılmıyorum.