T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2025/2245
Karar No : 2025/7400
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Büyükşehir Belediye Başkanlığı/ ...
VEKİLİ :Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) :... Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayıl kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ordu İli, Altınordu İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz ile taşınmazın önünde yer alıp yeşil alana terk edilen taşınmazları kapsayan alanda yapılan Ordu Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planının tamamının ve taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; planlamanın geneline karşı açılan dava neticesinde 1/5000 ölçekli imar planının bir bütün olarak yargı kararıyla iptaline karar verilmesi karşısında, söz konusu planlama alanında kalan uyuşmazlık konusu taşınmazların bulunduğu alanda yapılan dava konusu 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planında parsel bazında ve tamamı yönünden de hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun açıklamalı reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Ordu Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı 10.06.2021-09.07.2021 tarihleri arasında askıya çıkarılmıştır.
Ordu İli, Altınordu İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz ve önünde yer alan taşınmazlarda kafe ve restoran olarak faaliyet gösteren davacı hakkında taşınmaz üzerinde bulunan yapıların kaçak yapı olduğundan bahisle belediye encümeni kararıyla yıkım ve idari para cezasının düzenlendiği, anılan işlemlerde söz konusu yapıların 1/1000 ölçekli uygulama imar planında park ve yol kullanım kararında kaldığının belirtildiği, taşınmazın bulunduğu bölgenin turizm ve ticaret alanı olarak belirlenmesinin zorunluluk olduğu iddiasıyla 02/01/2023 tarihinde anılan 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planının tamamının ve taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar iptal davası olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun 14. maddesinin 3. fıkrasında; dilekçelerin Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından a) görev ve yetki, b) idari merci tecavüzü, c) ehliyet, d) idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) süre aşımı, f) husumet, g) 3 ve 5'inci maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırayla inceleneceği belirtilmiş, aynı maddenin 6. fıkrasında; yukarıdaki hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı düzenlenmiş, 15. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, dilekçelerde 14. maddenin 3/c bendine aykırılık görülmesi halinde davanın reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu nazım imar planının tamamının iptali istemi yönünden yapılan inceleme;
Yukarıda aktarılan maddede yer alan ve iptal davasının sübjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali" doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Menfaatin kişisel ve meşru olması için hukuki bir durumdan ortaya çıkması gerekir. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmektedir.
İptal davası açabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi kişisel, meşru, güncel bir menfaatin bulunması halinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir.
Taşınmaz maliki sıfatıyla, imar planının taşınmazına ilişkin kullanım kararlarının iptali istemiyle açılan davalarda, incelemenin bu kullanım kararları ile sınırlı olarak yapılması gerekmektedir. Zira; kişilerin bunun dışında, imar planlarının kendilerini etkilemeyen kullanım kararlarının ya da tümünün iptalini istemekte kişisel, meşru ve güncel bir menfaatleri bulunmamaktadır.
Öte yandan; kişilerin belde sakini sıfatıyla, yani imar planının doğrudan kendi taşınmazına ilişkin olmayan ancak oturduğu çevreyi etkileyen kullanım kararlarının iptali istemiyle dava açmaları mümkün ise de; bu durumda da yine dava açan kişinin imar planının hangi kullanım kararlarının kendisini ne şekilde etkilediğini, yani iptalini istediği kullanım kararları ile arasında kişisel, meşru ve güncel bir menfaat bağının bulunduğu hususunu açıklaması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; dava dilekçesinde dava konusu nazım imar planının tümüne yönelik genel olarak hukuka aykırılık iddialarında bulunulduğu, taşınmazların kullanım kararı veya plan değişikliğinin uyuşmazlık konusu taşınmazları ne şekilde etkilediği hususunda bir açıklama yapılmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda; davacının planın tümünün iptalini istemekte kişisel, meşru ve güncel bir menfaati bulunmadığından bu kısma ilişkin olarak davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlık konusu taşınmazlara ilişkin dava konusu nazım imar planının iptali istemi yönünden yapılan inceleme;
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesi ile UYAP üzerinden Tapu Kadastro Bilgi Sistemindeki (TAKBİS) mal varlığı sorgulaması neticesinde; Ordu İli, Altınordu İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın mülkiyetinin davacı şirkete ait olmadığı, tapu kayıtlarının incelenmesi neticesinde 01/08/2016 tarihinden itibaren ... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi lehine 11/08/2016 tarihinde tesis edilen kira şerhi bulunduğu, dava dilekçesinde davacı şirketin ... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait hisseleri 14/06/2021 tarihinde tümüyle devir aldığı ve 28/06/2021 tarihinde ünvan değişikliğine gidilerek şirket ünvanının ... Otel Ticaret Limited Şirketi olarak tescil edildiğinin belirtildiği, dosya kapsamında bulunan imza sirkülerinden de belirtilen durumun anlaşıldığı, dava konusu işlemin niteliği itibarıyla mülkiyet hakkının kullanımını değiştirmeye yönelik olduğu göz önüne alındığında, malik olmadığı anlaşılan davacı şirketin, plan değişikliğine karşı açılan davada taşınmaz maliklerinin muvafakatinin bulunup bulunmadığının dosya kapsamında net olmadığı anlaşıldığından anılan hususun açıklığa kavuşturularak hiçbir tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz dışında kalan ve dava konusu yapılan taşınmazların belirlenmesi, bu taşınmazlara ilişkin tapu kaydının bulunup bulunmadığı, varsa tapu kayıtlarının istenerek dava konusu edilen taşınmazların netleştirilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.
Diğer yandan, İdari Dava Dairesince uyuşmazlık hakkında yeniden karar verilirken menfaati etkilenebilecek olan uyuşmazlığa konu taşınmazların maliklerine davanın ihbar edilmesi gerekmektedir.
Yargısal içtihatlarda, imar planları, ilanı gereken genel düzenleyici işlem olarak kabul edilmektedir. İmar planlarına dayalı olarak tesis edilen; parselasyon, yapı ruhsatı verilmesi, yapı ruhsatı iptali ve yıkım gibi işlemlerin ise uygulama imar planlarının uygulanmasına yönelik işlemler olduğunda duraksama bulunmamaktadır.
Bu çerçevede, uygulama imar planları doğrultusunda tesis edilen, parselasyon, yapı ruhsatı verilmesi gibi uygulama işlemleri üzerine, altmış günlük dava açma süresi içerisinde uygulama işlemine karşı veya uygulama işlemiyle birlikte ya da ayrıca dayanak imar planına karşı dava açılması da mümkündür.
Yapılacak inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu taşınmazlara yönelik davacının ehliyetli olduğu sonucuna ulaşılırsa, dava konusu plana askıda yapılan itirazın olup olmadığı, uyuşmazlık konusu taşınmazlara yönelik uygulama işlemi bulunup bulunmadığı hususu araştırılarak davanın süresinde açılıp açılmadığının da incelenmesi gerekir.
Belirtilen hususlar araştırılmadan eksik incelemeye dayalı olarak dava konusu işlemin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin açıklamalı reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 25/12/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.