T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No:2025/3898
Karar No:2025/3780
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... Denetim Limited Şirketi
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi Hakimliğinin davanın reddi yolundaki ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...NİN DÜŞÜNCESİ : İlk Derece Mahkemesi Hakimliğince nihai kararın verildiği tarihte 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun yürürlükte bulunan hükümleri uyarınca; dava konusu uyuşmazlığın 11.760,32-TL tutarındaki idari para cezasından kaynaklandığı ve 2024 yılı için kesin parasal sınırın 31.000-TL olduğu dikkate alındığında; idare mahkemesi nihai kararının kesin nitelikte olmasına rağmen istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verilmiş, bunun üzerine yapılan istinaf başvurusu ise bölge idare mahkemesi idari dava dairesince incelenmeksizin reddedilmiştir. 2577 sayılı Kanunun 45/2. maddesinin 1. cümlesinde istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu belirtilmiş, 28/07/2024 tarih ve 7524 sayılı Kanunun 52. Maddesi ile eklenen 2. cümlesinde ise bölge idare mahkemesinin 48 inci maddenin yedinci fıkrası uyarınca verdiği kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir hükmü getirilmiştir. Anılan Kanunun 48/7. maddesinde ise; 48. maddenin 2. fıkrası ile 6. fıkrası uyarınca Danıştayın ilgili dairesi veya Kurulunca verilecek kararların kararların kesin olarak verileceği hükme bağlanmıştır. Ek cümlenin eklenmesine ilişkin 7524 sayılı Kanunun 52. maddesinde gerekçe bildirilmemiş olmakla birlikte, istinaf temyizin şekil ve usullerine tabi olduğundan; Anayasa Mahkemesinin 20/7/2022 tarihli ve E: 2022/48, K: 2022/93 sayılı kararı ile İYUK'un 48/7. maddesinde yer alan “ve 6 ncı” ibaresinin, “istinafın kanuni süre geçtikten sonra yapılması hâli” yönünden iptaline dair kararında olduğu gibi istinaf başvurusunda süre aşımının bulunduğu hallerde, bölge idare Mahkemelerince ilk kez ve kesin olarak verilen kararların yargı denetimine tabi olması gerektiği vurgulanmış, söz konusu iptal kararından sonra yukarıda yer verilen 45. maddenin 2. fıkrasına temyiz yolunu öngören hüküm eklenmiştir. Bununla birlikte İYUK'un 48/6 maddesinde temyiz isteminin reddine ilgili mercii olarak karar verilmesi halinde bu kararlara karşı 7 gün içerisinde temyiz kanun yoluna başvurabilmenin anılan düzenlemelerden önce yürürlüğü girdiği göz önünde bulundurulduğunda, Yasa Koyucunun İYUK'un 48/2 ve 48/6. maddelerinde yer verilen kararların istinaf mercii tarafından kesin olarak verilmemesini amaçladığı anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince verilen kararın kesin olması nedeniyle yapılan istinaf başvurusu hakkında yine idare mahkemesince istinaf isteminin reddine karar verilip ve bu kararın bölge idare mahkemesi denetimine açıldığı hallerde istinaf mercii tarafından kesin olarak karar verileceği tabiidir. Bu halde İYUK'un 45/2. maddesinin 2. cümlesi ile yargılama usulüne ilişkin bir kararın ilk kez istinaf mercii tarafından verilmesi halinde, kararın temyiz denetimine açık olacağı sonucuna varılmaktadır. Bakılan davada da ilk derece mahkemesince verilen kararda başvurulacak kanun yoluna dair verilen hüküm nedeniyle davacı şirketin istinaf kanun yoluna başvurduğu, dava konusu uyuşmazlığın miktar itibariyle kesin parasal sınırın altında kaldığı açık olduğundan davacı şirket tarafından yapılan istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine dair kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesi uyarınca, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında; "İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz.", 2. fıkrasında; "İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir. İstinaf başvurusuna konu olacak kararlara karşı yapılan kanun yolu başvurularında dilekçelerdeki hitap ve istekle bağlı kalınmaksızın dosyalar bölge idare mahkemesine gönderilir. (Ek cümle:28/7/2024-7524/52 md.) Bölge idare mahkemesinin 48 inci maddenin yedinci fıkrası uyarınca verdiği kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.", 6. fıkrasında; "Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir. Bu kararlar, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve bu mahkemelerce yedi gün içinde tebliğe çıkarılır." kuralı yer almaktadır.
Anılan Kanunun "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde: "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:
a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları.
b) (İptal bent: Anayasa Mahkemesinin 26/7/2023 tarihli ve E.:2023/36 K.:2023/142 sayılı Kararı ile) (Yeniden Düzenleme:28/7/2024-7524/53 md.) Konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar. (Anılan Kanunun Ek 1. maddesine göre 2025 yılı için 1.324.000-TL)
c) (Ek:28/7/2024-7524/53 md.) Konusu iki yüz yetmiş bin Türk lirasını aşıp dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşmayan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davalar.
d) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları.
e) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları.
f) Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları.
g) İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar.
h) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davalar.
ı) Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar.
i) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar.
j) Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davalar.
k) 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun uygulanmasından ve 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar.
l) 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun uygulanmasından doğan davalar.
m) 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun uygulanmasından doğan davalar.
n) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun 48. maddesinin 6. fıkrasında; temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödenmemiş olması halinde kararı veren merci tarafından verilecek yedi günlük süre içerisinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçilmiş sayılacağı hususunun temyiz edene yazılı olarak bildirileceği, verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, ilgili merci tarafından, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verileceği, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merci tarafından, temyiz isteminin reddine karar verileceği, ilgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2. fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; 7. fıkrasında ise; temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3. madde esaslarına göre düzenlenmediği, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6. fıkralarda sözü edilen kararların, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verileceği (Anayasa Mahkemesinin 20/7/2022 tarihli ve E: 2022/48, K: 2022/93 sayılı kararı ile bu fıkrada yer alan “ve 6 ncı” ibaresi, “istinafın kanuni süre geçtikten sonra yapılması hâli” yönünden iptal edilmiştir.) hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta, davacı şirketin yapı denetim hizmeti sorumlusu olduğu Edirne İli, Merkez İlçesi, ... ada, .... parsel sayılı taşınmazda bulunan ... YİBF numaralı yapıda 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmediğinin tespit edildiğinden bahisle aynı Kanunun 8. maddesi uyarınca 11.760,32-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin Edirne Valiliğinin ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle dava açıldığı, ... İdare Mahkemesince tek hakimle verilen kararla istinaf kanun yolu açık olmak üzere davanın reddine karar verildiği, söz konusu karara karşı davacı şirket tarafından yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince temyiz yolu açık olmak üzere incelenmeksizin reddedildiği ancak bu kararın temyiz edilmesinin, yukarıda anılan Kanun hükümleri kapsamında mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında, temyiz yolunun açık olduğunun belirtilmesinin, kanunen temyiz yolu öngörülmeyen davalarda ilgilisine temyiz hakkı vermeyeceği açıktır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2.Davacı şirket tarafından yatırılan temyiz harçlarının istemi halinde iadesine,
3.2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.