T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/1479
Karar No : 2024/2309
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem:... Plastik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 2009 yılının Aralık dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi ve gecikme faizi borcunun tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, dava konusu ödeme emri içeriği vergi ve cezalarla aynı döneme ilişkin olarak düzenlenen 10 sayılı ödeme emrinin iptali yolunda verilen ... ... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Danıştayca onandığı, anılan ödeme emrinin yargısal denetiminin tesis edildiği tarihteki hukuki durum ve mevzuata uygunluk açısından incelendiği ve işbu davaya konu ... sayılı ödeme emri de aynı dönem vergi ve cezalara ilişkin olsa da farklı bir işlem olduğundan, yine düzenlendiği tarihteki hukuki durum ve mevzuata uygunluk açısından irdelenmesinin gerektiği; öte yandan, davacı adına şirketin kanuni temsilcisi sıfatıyla düzenlenen ödeme emrine karşı açılan işbu davada asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin tebliğine ilişkin hukuka aykırılıklar incelenebilecekken, vergi ceza ihbarnamelerinin usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği hususunun inceleme konusu yapılamayacağı, olayda, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrine ilişkin olarak, şirketin bilinen adreslerde tanınmadığı hususunun gerek dağıtıcı, gerekse mahalle muhtarınca imzalanan tebliğ alındısı ile tespit edilmesinden sonra tebliğ evrakının çıkış mercine iade edilmesi üzerine ilanen tebliği yoluna gidildiği, davalı idare tarafından sunulan belgelere göre, ilan yazısının ilan edilmek üzere mükellefin en son adresinin bağlı bulunduğu ... Mahallesi Muhtarlığına 02/09/2016 tarihinde gönderildiği ve bu haliyle ilanen tebliğin usulüne uygun olarak tamamlandığı, diğer yandan asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin dava konusu edilmeyerek kesinleştiği anlaşıldığından, dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İlanen tebliğin usulsüz olduğu, yeterli inceleme yapılmadan varsayıma dayalı olarak karar verildiği, ödeme emrine konu amme alacaklarının zamanaşımına uğradığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. ... TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/05/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "temyizen verilen kararlar üzerine yapılacak işlemler" başlıklı 50/3. maddesinde, temyiz incelemesi sonrası bozma kararları verilerek gönderilen dosyaların, BİM tarafından öncelikle incelenerek ya bozma kararına "uyarak" yada kararında "ısrar" ederek bir karar vereceği hükme bağlanmış bu iki yol dışında BİM'ne üçüncü bir karar alma yetkisi verilmemiştir.
Buna göre, BİM tarafından, evvelden istinaf edilme üzerine kaldırarak verdiği bir kararın Danıştay'ca bozulması halinde, başkaca bir değerlendirme yapmadan, sadece; "bozma kararına uyularak" dedikten sonra İYUK 45/4. maddesi uyarınca hukuka uygun bulmayarak kaldırdığı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi şeklinde bir karar vermesi, bir başka ifadeyle, hukuk aleminden kaldırıldığından ortada olmayan bir kararı onaylıyorum diyerek ilk derece mahkemesinin kaldırılan kararını işleme koyması mümkün değildir.
Olayda, Dairemiz (Danıştay) bozma kararı üzerine, kararı bozulan İstinaf Vergi Dairesi tarafından, bozulan dosyaya ilişkin tebligat işlemleri tamamlandıktan sonra "uyma" kararı verilecekse, kaldırdığı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi suretiyle değil, işin esası hakkında bozma gereklerine uygun bir değerlendirme yapılarak karar verilmediğinden, iş bu kararın, yukarıda mezkur mevzuat hükümlerine uygun bir karar verilmek üzere bozularak dosyanın geldiği yer istinaf Vergi Dava Dairesine gönderilmesi gerektiği görüşüyle, Daire kararına katılmıyorum.