T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2478
Karar No : 2024/4768
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Yapı Kimyasalları Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av....
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından ithal edilen ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan malların, bu listeye dahil olmayan malların imalinde kullanıldığı belirtilerek 2019 yılının Kasım ve Aralık dönemlerine ilişkin 173.837,53 TL tutarındaki özel tüketim vergisinin mahsuben iadesi yolundaki talebin, 692.551,50 TL tutarında olduğunun kabulü ile, on iki aylık süre içerisinde yapılmadığından bahisle reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu işlemin, iade talebinin 173.837,53 TL tutarına isabet eden kısmının; davacı tarafından üretimde kullanılan yağlar için on iki aylık sürede iade talebinde bulunulmadığından bahisle başlangıçta ödenen vergilere ilişkin iade talebi reddedilmişse de, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nda iade talepleri konusunda herhangi bir süre sınırlamasının öngörülmediği, süreye ilişkin hakkın özüne dokunabilecek düzenlemelerin Anayasa'nın belirlediği sınırlar dahilinde, ancak, Kanun'la yapılabileceği, Tebliğ ile belirlenen süre içerisinde başvuru yapılmaması nedeniyle iade talebinin reddedilmesinin hukuka uygun olmadığı; anılan tutarı aşan kısım için ise, davacı tarafından 173.837,53-TL tutarında özel tüketim vergisinin mahsuben iadesinin talep edilmesine karşın, davalı idarece iade talebinde bulunulmayan 173.837,53-TL'yi aşan kısım ile ilgili tutar için işlem tesis edildiği, dava konusu işlemdeki hesap hatasının sonraki tarihli işlem ile düzeltildiği görülmüş ise de; sonraki tarihli ret cevabında iade talebini aşan tutarlar ile ilgili bir hata yapıldığı, işlemin geri alındığı ve önceki işlemin kaldırıldığına dair bir ifadeye yer verilmediği görüldüğünden, dava konusu işlemin davacının iade talebinde bulunduğu 173.837,53-TL'yi aşan kısmının konu yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İade talebinin on iki aylık sürede yapılmaması nedeniyle tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/11/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 24. maddesinde, kararlarda bulunacak hususlar sayılarak, kararlarda kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesinin yer almasının zorunlu olduğu belirtilmiştir.
Aynı Kanun'un "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması halinde kararı bozacağı hüküm altına alınmıştır.
Mezkur madde hükümlerinden de anlaşılacağı gibi, yargı kararlarında gerekçe, hüküm fıkrasıyla birlikte esas unsurlardan olup, kararlarda; davanın sonucuna etkili olabilecek iddia, olay ve olguların açık bir şekilde ortaya konulması ile temyiz hakkının etkili olarak kullanılabilmesine imkan verecek yeterlilik ve açıklıkta vurgulanması gerekmektedir. Belirtilen şekilde gerekçelendirme yapılmayarak ulaşılan sonucun hukuki dayanaklarının ortaya konulmaması, bozma nedeni olarak gösterilmiştir.
Zira, yargılama hukukunda hüküm, uyuşmazlığı çözmekle görevli ve yetkili yargı yerinin, yargılama sürecinin sonunda ulaştığı sonuçtur. Yargı yerinin bu sonuca ulaşırken bir gerekçeye dayanması ve o gerekçesini de taraf iddia ve mesnedi delillerin dayanağını mevzuat çerçevesinde değerlendirmesi suretiyle işlemin, uygun olup olmadığı dolayısıyla, açılan davanın kabulü yada reddine karar vermesi, hem Anayasa'nın, hem de yargılama hukukunun ilkelerinden olup gerekçeli karar hakkının da güvencesini oluşturmaktadır.
Bilindiği üzere, 4760 sayılı Kanun'da, satın alınan mal için ödenen ÖTV'nin ancak imalinde kullanıldığı emtianın yurt içinde tesliminde indirilebileceği düzenlenmişken, bu şekilde indirilemeyen verginin iadesinin yapılacağına dair hüküm mezkur Kanun ile değil, Ötv iadesi (sistemine geçiş) uygulamasının dayanağı ÖTV Kanunun 12/4. maddesinde; "(I) sayılı listedeki mallar için uygulanan maktu vergi tutarlarının, bu maddenin (2) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca Bakanlar Kurulu (2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 143.maddesiyle, bu fıkrada yer alan "Bakanlar Kurulu" ibaresi “Cumhurbaşkanı şeklinde değiştirilmiştir.) tarafından farklı tespit edilmesi halinde; Maliye Bakanlığı vergi farklılaştırmasını, verginin mükellefe veya vergiye tabi işlemlere taraf olanlara iadesi yöntemi ile uygulamaya, teminat istemeye, bu teminatın türü, tutarı ve çözümüne ilişkin usul ve esaslar ile verginin iadesine ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir." hükmüne istinaden, Maliye Bakanlığınca çıkarılan ÖTV Genel Tebliğiyle (25 nolu) ÖTV İadesi sistemine geçilirken, aynı tebliğde ve bu tebliğin yürürlük tarihini müteakip yıllarda değişiklik yapan diğer tebliğlerde kısaca; BKK'da belirtilen üç farklı durumda ortaya çıkan vergi farklarının iade yöntemiyle giderilmesine karar verilmiş olup, söz konusu iadelere hak kazanılabilmesi için uyulması gereken imalat, gerekirse teslim ve iade talebi başvuru süreleri ile iadeyi talep edebilecekler belirlenerek, iade edilecek ÖTV tutarlarının hesaplanmasına ilişkin örnek hesaplamalar gösterilmiş ve (I) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan malların aynı cetvelde yer alan malların imalinde kullanılması uygulamasında; imalatçılarca alınan malların satın alma tarihini takip eden aybaşından itibaren 3 ay içinde imalatta kullanılması... yine imal edilen malların teslim edilerek bu mallar için hesaplanan ÖTV'nin beyan edilmesi gerektiği belirtildikten sonra, gerek mahsuben ve gerekse nakden iade iade talebinde bulunabilmek için de 12 ay içinde KDV yönünden bağlı bulunulan vergi dairesinden iade talebinde bulunulması, aksi halde, belirtilen süresinin geçmesinden sonra bu haktan faydalanılamayacağı açıklanmıştır.
Olayda, her ne kadar 12 aylık yasal başvuru içerisinde "sistem" üzerinden iade talep başvurusu yapılmadığı nedeni mesnet gösterilerek davacı şirketin ÖTV iade talebi reddedilmesi (12 aylık süre içinde başvuru yapıldığı anlaşılmakla) yerinde değilse de; davalı idarenin, iadeye konu malın 3 aylık süre içerisinde imalatta kullanılmadığı yolundaki iddiası karar da cevapsız bırakıldığından, davacı şirketçe, iadeye konu malın sözü edilen usul ve ilkelere uygun 3 aylık sürede imalata sokup sokmadığı hususunun irdelenerek yeniden bir karar verilmek üzere, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı temyize konu ...Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle, Daire kararına katılmıyorum.