T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/978
Karar No : 2024/2655
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Uluslararası Nakliyat Ticaret İthalat ve İhracat Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mersin Gümrük Müdürlüğünce ... tarihinde tescilli ... sayılı transit refakat belgesi muhteviyatı serbest dolaşımda olmayan ''siyah çay" cinsi eşyanın kırmızı hatta işlem gördükten sonra Dilucu Gümrük Müdürlüğüne sevk edildiği, anılan gümrükte yapılan fiziki kontrolde "çay ve buğday atığı" olduğunun tespit edildiğinden bahisle Gümrük Yönetmeliği'nin 239. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca davacı adına asıl sorumlu sıfatıyla tahakkuk ettirilen gümrük, katma değer ve damga vergileri ile kaynak kullanımını destekleme fonu payına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu işlemin gümrük ve katma değer vergilerine ilişkin kısmı yönünden; transit refakat belgesi muhteviyatı ''siyah çay" cinsi eşyanın yapılan kontrollerde beyan edilenden farklı olduğunun (atık, talaş, saman v.b.) tespit edildiğinden bahisle taşıyıcı sıfatıyla davacı şirket adına gümrük ve katma değer vergileri tahakkuk ettirilmişse de; Mahkemelerinin 12/02/2021 tarihli ara kararına cevaben davalı idare tarafından sunulan bilgi ve belgelere göre, transit refakat belgesi muhteviyatı serbest dolaşımda olmayan eşyanın 550.000,00 TL tutarında ulusal kapsamlı teminata bağlandığı ve teminatın iade edilmediği anlaşılmış olup, olayda, teminatlı kamu alacağı için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 37. maddesi hükmü uyarınca vade belirleme işleminin tesis edilmesi gerektiğinden, dava konusu işlemin gümrük ve katma değer vergilerine isabet eden kısmında hukuka uyarlılık bulunmadığı, dava konusu işlemin damga vergisine ilişkin kısmı yönünden; damga vergisinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamına girdiği, bu vergiyi tarh etme yetkisinin vergi dairesine ait olduğu, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 26. maddesi ile damga vergisine konu kağıtların ibraz edildiği resmi kurumların söz konusu kağıtlara ait damga vergisini aramak, bu vergilerin ödenmediğini tespit etmesi durumunda da bunu bir tutanağa bağlayarak ilgili vergi dairesine göndermekle sorumlu tutulduğu, anılan madde hükmüne aykırı olarak damga vergisi tahakkuk ettirildiğinden, işlemin bu kısmının hukuka aykırı olduğu, dava konusu işlemin kaynak kullanımını destekleme fonu payına ilişkin kısmına gelince; davacıdan tahakkuk işlemi ile anılan fon payının istenmesi yerinde olmakla birlikte, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 86. maddesinde yer alan asıl sorumlunun mali olarak yükümlü olduğu, ancak 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında gümrük idaresince işlem yapılması durumunda sorumluluğun belirlenmesinde asıl sorumlunun eyleme dahlinin bulunup bulunmadığı hususunun dikkate alınacağı yolundaki düzenleme karşısında, dosyada yer alan bilgi ve belgelere göre; Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü tarafından, araçta eksik olan eşyanın göndericisi olan firmanın yetkilisi ile şoför ... hakkında, 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçunun oluştuğu kanaatiyle fezleke düzenlendiği görülmüş olup, davacı şirketin söz konusu fezlekede adının geçmediği, olay yeri tespit tutanağı ve şoförün ifadesinde, davacı şirketin eyleme dahline ilişkin herhangi bir verinin yer almadığı, şirketin yalnızca "teminat veren" olduğu ve şirketin söz konusu olayda dahlinin bulunmadığı sonucuna varıldığından, işlemin kaynak kullanımını destekleme fonu payına ilişkin kısmında da hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu dava konusu işlemin gümrük, katma değer ve damga vergilerine ilişkin kısımlarının iptaline dair hüküm fıkralarının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu hüküm fıkralarının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği, dava konusu işlemin kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve bu fon payı üzerinden hesaplanan katma değer vergisine isabet eden kısmı için; her ne kadar takip usulü bakımından tahakkuk kararı alınarak işlem tesis edilmesinin usul kurallarına aykırılık bulunmadığı belirtilerek tahakkukun hukukiliğinin incelenmesi yerinde ise de, işin esası bakımından, davacı şirketin rejim ihlaline yol açan eyleminin ve sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle karar verilmiş olmasında yasal isabet görülmediği, kaynak kullanımını destekleme fonunu düzenleyen 12/05/1988 tarih ve 88/12944 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında, fon payının kabul kredili, vadeli akreditif ve mal mukabili ödeme şekline göre yapılan ithalatlarda alınacağının düzenlendiği, transit rejimine konu eşyanın gümrük gözetimi dışına çıkarıldığı maddi olayda ise, davalı idarece ödeme şekline ilişkin bir tespit yapılmaksızın fon payı tahakkuk ettirilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı adına tescilli transit refakat belgesi muhteviyatı "siyah çay" cinsi eşyanın yurt içinde bırakıldığı olayda, asıl sorumlu olan davacının eşyanın vergilerinden sorumlu olduğu, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.