T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/1124
Karar No : 2024/2374
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Gümlükleme Gıda Pazarlama Tekstil Turizm İnşaat Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri kapsamında ithal edilen eşyaların kıymetinin İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ kapsamında gözetim kıymetine yükseltilerek aradaki farkın yurt dışı gidere eklenmesi suretiyle ihtirazi kayıtla beyanda bulunulduğundan bahisle ödenen vergilerin ihtirazi kayda konu kısmına 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 242. maddesi kapsamında yapılan itirazın, idarece, anılan Kanun’un 211. maddesi kapsamında başvuru yapılması gerektiği ileri sürülerek reddine ilişkin işlemin iptali ile fazladan ödendiği ileri sürülen gümrük ve katma değer vergilerinin yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davacı tarafından ihtirazi kayıtla beyan edilen vergilere yönelik olarak yapılan itiraz üzerine, idarece, başvurunun 4458 sayılı Kanun’un 210. ve devamı maddeleri çerçevesinde yapılması gerektiği şeklinde yönlendirme yapılması suretiyle tesis edilen ve istemin kesin olarak reddi niteliği taşımayan işlemin tebliğ edilmesinden sonra izlenecek usulün ne olması gerektiğine dair 4458 sayılı Kanun’da herhangi bir düzenleme bulunmadığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında itiraz başvurusuna verilen kesin olmayan cevabın istemin reddi sayılarak dava açıldığının kabulü ve uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle karar verilmesi gerektiği, nitekim Danıştay 7. Dairesi'nin 12/03/2019 tarih ve E:2016/12297, K:2019/1553 sayılı kararının da bu yönde olduğu belirtilerek, bu çerçevede uyuşmazlığın esasının incelenmesinden, davacı tarafından ihtirazi kayıtla verilen beyannamelerle ithal edilen eşyanın, İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ hükümlerine tabi olduğundan bahisle gözetim farkına isabet eden vergiler tahakkuk ettirilmiş ise de, İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ'de öngörülen değer, Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığından, davacı tarafından yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmediği, öte yandan, iade edilecek vergilerin 4458 sayılı Kanun’un 216. maddesi uyarınca tahsil tarihinden itibaren tecil faizi oranında hesaplanacak faiziyle birlikte iadesinin icap ettiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, fazladan tahsil edilen vergilerin tahsil tarihinden itibaren işleyecek tecil faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının ithal konusu eşyayı beyan ettiği kıymet üzerinden ithal edebilmesi için gözetim belgesi ibraz zorunluluğunun bulunduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde belge alan ve almayan ithalatçılar arasında eşitsiz bir durumun söz konusu olacağı, bu nedenle tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 08/05/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
İdare Hukukunun yerleşik içtihatlarından olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, İdari Yargı mercilerinde açılan davalarda Mahkemelerin, davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar veremeyeceği açıktır.
İncelenen dosyada, dava dilekçesinde haksız olarak tahsil edildiği ileri sürülen vergilerin yasal faiziyle birlikte iade edilmesinin istenildiği görülmüştür. Dilekçede talep edilen yasal faizin kanuni dayanağı gösterilmemekle birlikte bu talepten, kanuni faize ilişkin özel düzenleme içeren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 1. maddesinde düzenlenen "kanuni faiz"in anlaşılması gerekmektedir.
Dava dilekçesinde yasal faiz talebinde bulunulması durumunda yargı yerince taleple bağlı kalınmayarak 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 216. maddesinde belirtilen tecil faizine hükmedilmesi hukuka aykırılık teşkil edecektir.
Açıklanan hukuksal nedenler ve gerekçeyle, dava dilekçesinde, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'na tabi olan ve 07/11/2019 tarihinden sonra tahsil edilip yargı kararı uyarınca iadesi gereken bir verginin herhangi bir yasal dayanak gösterilmeksizin yasal/kanuni faiziyle birlikte iadesine karar verilmesinin istenmesi durumunda, yasal/kanuni faiz talebinden, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un "Kanuni faiz" başlıklı 1. maddesinde düzenlenen faizin anlaşılması gerektiği, bu itibarla, 07/11/2019 tarihinden sonra tescil edilen dava konusu beyannameler için 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 216. maddesi uyarınca tecil faizine hükmedilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığından, temyize konu kararın tecil faizine hükmedilmesine ilişkin hüküm fıkrasının düzeltilmesi gerektiği oyu ile, kararın belirtilen kısmına katılmıyoruz.