T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/1440
Karar No : 2024/2664
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına 2017 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 7 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında 91.01 pozisyonunda beyan edilen "kol saati" ticari tanımlı eşyanın, 91.02 pozisyonunda yer aldığı ve İRİS E belgesine tabi olduğu halde anılan belgenin alınmadığından bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca karara bağlanan para cezası ile 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca alınan gümrüklenmiş değerin kamuya geçirilmesine ilişkin karara vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, gümrük müfettişi tarafından düzenlenen cevaplı raporda, Gümrük Giriş Tarife Cetvelinde kol saatlerinin 91.01 veya 91.02 sayılı pozisyonlarda sınıflandırıldığı, ''zarfları kıymetli metallerden olan veya kıymetli metallerle kaplama metallerden olan'' kol saatlerinin 91.01 tarife pozisyonunda; diğer tüm kol saatlerinin ise 91.02 tarife pozisyonunda yer aldığı, iki pozisyon arasında vergisel yönden fark olmamakla birlikte, 9102.11.00.00.00, 9102.12.00.00.00, 9102.19.00.00.00, 9102.21.00.00.00, 9102.29.00.00.00, 9102.99.00.00.19 gümrük tarife istatistik pozisyonlarındaki kol saatlerinin TAREKS uygulamasına ve ayrıca 9102.91 alt pozisyonunun ilave gümrük vergisine tâbi olduğu, birim kıymetinin 5 kuruş gibi son derece düşük fiyatla beyan edildiği dikkate alındığında, zarflarının (kasa) kıymetli metallerden yapılmış olması fiilen mümkün olmadığından, kol saatlerinin 9102.29.00.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyonunda beyan edilmelerinin gerektiği yolunda tespitlere yer verildiği, ayrıca, beyannamelerin tescil tarihleri itibarıyla 2017/12 sayılı Ürün Güvenliği ve Denetimi Tebliği uyarınca İRİS E belgesine tâbi olduklarının anlaşılması üzerine, davacıya ilgili belgeyi sunması için süre verildiği, anılan belgenin sunulmadığından bahisle de ceza kararı alındığının anlaşıldığı, olayda, ceza kararına dayanak alınan cevaplı rapor davacı hakkında düzenlenmediği gibi, anılan raporun cüz'i fiyatla beyan dışında herhangi bir tespiti de içermediğinin görüldüğü; bu durumda, öncelikle beyannameler muhteviyatı eşyanın niteliğinin ortaya konulması, sonra kıymet araştırmasına gidilmesi gerekirken, eşyanın niteliğine ilişkin hukuken itibar edilebilecek herhangi bir tespit yapılmaksızın, salt birim kıymetinden yola çıkılarak 91.02 pozisyonunda yer aldığı ve İRİS E-belgeye tabi olduğu halde anılan belge ibraz edilmeksizin ithal edildiğinin kabulü suretiyle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Beyan edilenin aksine, 91.02 pozisyonunda yer alan ithal eşyasının İRİS E-belgeye tabi olduğu ve anılan belge ibraz edilmediğinden tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.