T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/1551
Karar No : 2025/1039
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Otomotiv İnşaat ve Spor Malzemeleri Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli ..., ..., ... ve ... tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri kapsamında, 9506.62.00.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyonunda beyan edilen eşyanın, 9503.00.95.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyonunda yer aldığının ve bu pozisyondaki eşyaların 2007/5 sayılı İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ uyarınca gözetim uygulamasına ve 2017-2018/10 sayılı Ürün Güvenliği ve Denetimi Tebliği uyarınca da TAREKS uygulamasına tabi olduğunun anlaşıldığından bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile karara bağlanan para cezalarından oluşan amme alacaklarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, dava konusu ödeme emri içeriği ek tahakkuk ve para cezası ile eşyanın gümrüklenmiş değerinin kamuya geçirilmesine ilişkin işlemlere, davacı vekili olan ve baro levhasına kayıtlı bulunan Av. ... tarafından itiraz edildiği, Bölge Müdürlüğü tarafından verilen itirazın reddine dair kararın 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca avukata tebliğ edilmesi gerekirken, davacı asile tebliğ edildiği anlaşıldığından, olayda ödeme emri ile takip edilebilecek usulüne uygun kesinleşmiş bir amme alacağından söz edilemeyeceği, öte yandan Mahkemelerinin ... ve ... esasına kayıtlı dosyalarda anılan işlemlere karşı açılan davaların süresinde kabul edildiği görüldüğünden, ek tahakkuk ve para cezalarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ödeme emrinden önceki aşamalarda tesis edilen işlemlerin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, amme alacağının süresinde ödenmemesi üzerine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/03/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödenmeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, aynı Kanun'un 58. maddesinde ise, kendilerine ödeme emri tebliğ olunanların, böyle bir borcun olmadığı veya kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiası ile tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açabilecekleri belirtilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, 17/01/2021 tarihinde davacıya tebliğ edilen tahakkuk ve para cezası kararlarına ilişkin işleme süresi içerisinde dava yoluna başvurulmayarak alacağın kesinleştiği, vadesinde ödenmemesi üzerine tebliğ edilen ödeme emrinin iptali istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bir vergi borcunun tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenebilmesi için öncelikle söz konusu vergi borcunun usulüne uygun olarak tahakkuk etmesi ve vadesinde ödenmemiş olması şartlarının bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir. İncelenen dosyada ise ödeme emrine konu amme alacağının usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edildiği ve dava konusu edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Olayda, davacı tarafından kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilen para cezası kararına karşı dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların ise, "borcum yoktur" kapsamında değil ancak, ceza kararına karşı yapılacak itirazın reddine dair işleme karşı açılacak bir davada değerlendirilebilecek nitelikte olduğu görülmekle, kesinleşerek vadesinde ödenmeyen kamu alacağının tahsili için düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı dolayısıyla, temyiz istemine konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle, Dairemiz kararına katılmıyorum.