T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/1577
Karar No : 2025/1038
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Otomotiv İnşaat ve Spor Malzemeleri Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli ... ve ... tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri kapsamında, 9506.62.00.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyonunda beyan edilen eşyanın, 9503.00.95.00.00 tarife istatistik pozisyonunda yer aldığının ve bu pozisyondaki eşyaların 2007/5 sayılı İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ uyarınca gözetim uygulamasına ve 2017-2018/10 sayılı Ürün Güvenliği ve Denetimi Tebliği uyarınca da TAREKS uygulamasına tabi olduğunun anlaşıldığından bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca eşyaların gümrüklenmiş değerinin kamuya geçirilmesine dair karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlık konusu ceza kararına karşı itiraz başvurusunun şirketin vekili tarafından yapıldığı, vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın, vekile yapılması zorunlu olduğundan, itirazın reddine dair dava konusu işlemin şirketin vekiline tebliğ edilmesi gerekirken, asile yapılan tebligatın usulsüz olduğu, bu durumda davacı vekilinin muttali olduğunu ileri sürdüğü tarihe göre davanın süresinde açıldığının anlaşıldığı, davacının "şişirilebilir top" sınıfında ithal ettiği eşyanın, çocuk oyunlarında ya da açık hava eğlencelerindeki oyunlarda kullanılan basit plastik top niteliğinde olduğu, davacı tarafından beyan edilen 95.06 tarife istatistik pozisyonunda, sadece profesyonel olarak icra edilen sporlara yönelik aletlerin değil, açık hava oyunlarında kullanılan eşyaların da sınıflandırıldığı, bu pozisyonun açıklama notlarının (B-6) bendinde "Toplar (masa tenisi ve golf topları hariç)" ibaresine yer verildikten sonra "tenis topları, Amerikan futbolu (rugby) topları ve benzeri toplar" ifadesine yer verilmek suretiyle öncelikle genel olarak bütün topların bu pozisyonda yer aldığının belirtildiği, 95.03 tarife istatistik pozisyonunda ise, ancak özel bir sebeple oyuncak olarak nitelendirilebilecek (örneğin içinde ses çıkaran çıngırak ya da ışık yer alan) topların sınıflandırıldığı, dolayısıyla davacı tarafından ithal edilen eşyanın 95.06 tarife pozisyonunda yer aldığı sonucuna varıldığından, dava konusu eşyaların gümrüklenmiş değerinin kamuya geçirilmesine vaki itirazın reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından ithal edilen eşyanın hatalı pozisyonda beyan edildiği, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Ayrıca, olayda, belge kontrolü ile birlikte eşyanın fiziki muayenesinin de yapıldığını gösteren kırmızı hatta muayene kriterine tabi tutulmuş olması, eşyanın davalı idarece fiziken incelenerek beyana uygun bulunduğunu göstereceği gibi, eşyanın farklı pozisyonda değerlendirilmesini gerektirecek herhangi bir somut tespitin de yapılmadığı açıktır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/03/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz başvurusu, davacı adına tescilli ... ve ... tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri kapsamında, 9506.62.00.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyonunda beyan edilen eşyanın, 9503.00.95.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyonunda yer aldığının ve bu pozisyondaki eşyaların 2007/5 sayılı İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ uyarınca gözetim uygulamasına ve 2017-2018/10 sayılı Ürün Güvenliği ve Denetimi Tebliği uyarınca da TAREKS uygulamasına tabi olduğunun anlaşıldığından bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca eşyaların gümrüklenmiş değerinin kamuya geçirilmesine dair karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemi iptal eden karara yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki kararın bozulması istemine ilişkindir.
Literatürde tebligat, bir idari işlemin, o işlem ile muhatap kişi yada kişilere, kanunda belirtilen usule uygun olarak bildirmek için yapılan resmi bir belgelendirme işlemi şeklinde tanımlanmış, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinde tebligatın, muhatabın bilinen en son adresine yapılacağı belirtilmiş, 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasa ile eklenen aynı maddenin ikinci fıkrasında ise "bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır" hükmüne yer verilmiş, mezkur Kanun'un 35/2.maddesinde de "adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır" kuralı getirilmiştir. Buna göre, hem idari ve hemde adli tebligatın doğrudan muhatabı, hakkında idari işlem tesis edilen yada yargılama aşamasıyla ilgili ise yargıda taraf görünen kişi olacaktır.
Ancak, kazai tebligata ilişkin olup, Tebligat Kanunu'nun 11/3.maddesi uyarınca "vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiğinden, mahkeme ilamının vekile tebliği zorunludur.
Öte yandan, 6099 sayılı Tebligat Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Tebligat Kanunu'na eklenen "Elektronik Tebligat" başlıklı 7/a maddesiyle elektronik ortamda tebligat yapılabilmesi kanuni düzenlemeye bağlanmış, Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nde, elektronik tebligat, Yönetmelik kapsamına uygun olarak elektronik ortamda yapılan tebligat olarak tanımlanmıştır.
Şu halde, idari tebligatın asıl muhatabı, hakkında idari işlem tesis edilen kişi, bu kişinin idari işlemin iptali istemli açtığı davanın vekil ile takibi halinde ise mahkeme açısından, süreç ile ilgili tebligatların vekile yapılması, tebligatın geçerlilik şartlarındandır.
Olayda, dava konusu işlemin doğrudan muhatabının bizzat davacının kendisinin olduğu ve söz konusu itirazın reddi kararının da davacının elektronik tebligat adresine 27/01/2021 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davanın ise dava açma süresinden sonra 02/07/2021 tarihinde açıldığı anlaşıldığından, davanın, süre aşımı yönünden, esası incelenmeksizin reddi gerekirken, iptaline karar veren mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddinde yasal isabet görülmemiştir.
Bu nedenle, temyiz isteminin kabulüyle, vergi dava dairesi kararının bozulması gerektiği oyu ile, Daire kararına katılmıyorum.