T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/1830
Karar No : 2025/4383
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : ...
2- (DAVALI): ... Defterdarlığı (... Mal Müdürlüğü)
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle, takdir komisyonu kararına istinaden, 2019 yılının Aralık dönemi için re'sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile kesilen vergi ziyaı cezaları ile hesaplanan gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır. .
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ödeme emirlerinin özel tüketim vergisi ve bu vergiye bağlı vergi ziyaı cezası ile hesaplanan gecikme faizine ilişkin kısmı yönünden, olayda, ... ve ... isimli şahısların yasa dışı yollarla temin ettikleri badrolsüz sigaraları ... adresinde depoladıkları ve bu sigaraları Mardin ilinde bulunan bakkal ve marketlere perakende halde satış yaptıkları bilgilerine ulaşılması üzerine bahse konu depo ve eklentileri çilingir marifetiyle açılarak yapılan aramada, bandrolsüz sigaraların ele geçirildiği, bu hususun 10/12/2019 tarihinde tutanak altına alındığı, olay nedeniyle 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan dolayı Midyat Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı dosyasında yapılan soruşturmada; söz konusu deponun ...'a ait olduğu, ancak deponun ... ve ... tarafından kullanıldığının değerlendirilmesi nedeniyle bu kişilerin şüpheli olarak dosyaya dahil edildiği, 06/03/2020 tarihinde dosyaya ... tarafından sunulan dilekçede; söz konusu sigaraların kendisine, sigaraların bulunduğu mekanın ise kayınbabası ...'a ait olduğu, sigaraların şüphelilerle alakasının olmadığına dair beyanı ve incelenen tape kayıtlarından şüphelilerin sigaralarla bir bağlantısının olmadığının tespiti üzerine atılı eylemi işlediğini gösterir somut, inandırıcı, objektif delil elde edilemediği, kamu davası açılmasını gerektirir yeterli delil olmadığı gerekçesiyle davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, UYAP üzerinden yapılan sorgulamada davacı hakkında olaya ilişkin ceza davasının bulunmadığının da görülmesi karşısında, bu hususun "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği; ödeme emrinin katma değer vergisi ve bu vergiye bağlı vergi ziyaı cezası ile hesaplanan gecikme faizine ilişkin kısmı yönünden ise, davacının söz konusu kaçak sigaraların yurt içinde ticaretini yaptığı ve ticari amaçla satarak başkalarına teslim ettiği veya katma değer vergisine tabi olacak herhangi bir işleme tabi tuttuğu yolunda davalı idarece herhangi bir tespit yapılmadığı, ayrıca kendisinin belgesiz mal bulundurduğundan bahisle 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca adına cezalı tarhiyat yapılmasını gerektirecek yasal koşulların mevut olmadığı, bu hususların "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesinin icap ettiği gerekçesiyle dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Mahkeme kararının ödeme emrinin katma değer vergisi ile bu vergi için kesilen vergi ziyaı cezası ve hesaplanan gecikme faizine ilişkin kısmına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun reddine, kararın, ödeme emrinin özel tüketim vergisi ile bu vergi için kesilen vergi ziyaı cezası ve hesaplanan gecikme faizine ilişkin kısmına dair hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusuna gelince; davacı tarafından vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi tarhiyatına karşı dava açılmaması sebebiyle tarhiyatın kesinleştiği, borcun vadesinde ödenmediği de açık olup, bu aşamada "bulundurma" fiilinin davacı nezdinde gerçekleşip gerçekleşmediğinin incelenmesine olanak bulunmadığı, davacının itirazlarının 6183 sayılı Kanun'da sayma yoluyla belirtilenler arasında yer almadığı ve irdelenebilirliği bulunmadığından, dava konusu ödeme emrinin özel tüketim vergisi ile bu vergi için kesilen vergi ziyaı cezası ve hesaplanan gecikme faizine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, kararın anılan hüküm fıkrasının kaldırılmasından sonra bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, babasına ait depoda bulunan sigaralarla bir ilgisinin bulunmadığı, hakkında yürütülen soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği; davalı idarece, davacının bandrolsüz sigaraları "bulunduran" sıfatına haiz olduğu, usulüne uygun şekilde tebliğ edilen ihbarnamelere dava açılmadığı ve ödeme yapılmadığından, kesinleşen alacağın tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık taşımadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Kararın, dava konusu işlemin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile gecikme faizine isabet eden kısmına ilişkin hüküm fıkrasının onanması; UYAP kayıtlarının incelenmesinden, bandrolsüz sigaraların ... isimli şahsa ait olduğu yargı kararı ile sabit olduğu anlaşılmış olup, davacının bulunduran sıfatına haiz olmadığının anlaşılması karşısında, re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezası hukuka aykırı olduğundan, temyize konu kararın anılan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanun'la eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı adına, bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca takdir komisyonu kararlarına istinaden, 2019 yılının Aralık dönemi için re'sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile vergi ziyaı cezaları ve gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun "Müteselsil Sorumluluk ve Ceza Uygulaması" başlıklı 13. maddesinin 5. fıkrasında, (Ek: 28/03/2013-6455/33 md.), 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 257. maddesinin verdiği yetki uyarınca kullanılma zorunluluğu getirilen özel etiketi veya işareti olmayan özel tüketim vergisine tabi malların bulundurulduğunun tespit edilmesi halinde, bu malları bulunduranlar adına; her bir tespit için bu Kanun'a ekli (III) sayılı listenin (A) cetvelinde yer alan malların 50 litreyi, (B) cetvelinde yer alan 2402.20 ve 2402.90.00.00.00 (yalnız tütün yerine geçen maddelerden yapılmış sigaralar) G.T.İ.P. numaralı malların 5.000 adedi aşması hâlinde ise müteselsilen sorumlu olmak üzere, bu malları bulunduranlar ile ithal veya imal edenlerden herhangi biri adına; malların tespit tarihindeki emsal bedeli veya miktarı üzerinden 11. maddedeki esaslara göre özel tüketim vergisinin re'sen tarh edileceği, bu tarhiyata ayrıca vergi ziyaı cezası uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Vergi Kanunlarının Uygulanması ve İspat" başlıklı 3. maddesinin (B) bendinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu; gerçek mahiyetin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği; vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı; iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan ve olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia edilmesi halinde, ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu düzenlemesi yer almaktadır.
Vergi usul hukukunda öngörülen delil sistemi ile ispat külfeti yerine getirilmekte ve bu suretle vergi güvenliği ile vergi adaletinin sağlanması amaçlanmaktadır. Buna göre, vergiye tabi olayların tespitinde bu olaylara ilişkin her türlü delilin serbestçe kullanılmasına olanak sağlanırken, vergilendirmede vergiyi doğuran olayın ve bu olaya ilişkin işlemlerin gerçek mahiyetinin esas alınacağı kabul edilmektedir. Dolayısıyla vergi uygulamalarında olayın gösterildiği şekilde değil, gerçek yönüyle ele alınması ve buna göre işlem yapılması gerektiği izahtan varestedir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olacağı kuralına yer verilmiş; 58. maddesinde ise; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde itirazda bulunabileceği kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan Daire kararının, dava konusu işlemin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile bu vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine isabet eden kısmına ilişkin hüküm fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle Müşterek Kurulca da uygun görülmüş olup, davalı İdare tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir.
Kararın, işlemin özel tüketim vergisi ile anılan vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davacının temyiz istemine gelince;
Olayda; Midyat ilçesinde ikamet eden ... ve ... isimli şahısların yasa dışı yollarla temin ettikleri badrolsüz sigaraları ... adresinde depoladıkları ve bu sigaraları Mardin ilinde bulunan bakkal ve marketlere perakende halde satış yaptıkları bilgilerine ulaşılması üzerine bahse konu depo ve eklentilerine Midyat Cumhuriyet Başsavcılığından arama kararına istinaden gelindiği, depoyu kullandığı tespit edilen davacı ve ... isimli şahısların telefonla arandığı ancak adı geçen şahıslara ulaşılamadığı, bunun üzerine çilingir marifetiyle açılarak içeriye girildiği, içeride karton kutular içerisinde çok sayıda bandrolsüz sigaralar ve siyah poşet içerisinde gümrük kaçağı çay bulunduğu, olay yerinde mahalle muhtarı refakatinde yapılan tasnif ve sayımında toplamda 11.790 paket bandrolsüz sigara ve 30 adet gümrük kaçağı çay ele geçirildiği hususunun 10/12/2019 tarihinde tutanak altına alındığı anlaşılmaktadır.
Dosyanın ve UYAP kayıtlarının birlikte incelenmesinden, uyuşmazlık konusu bandrolsüz sigaralar nedeniyle 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan dolayı Midyat Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı dosyasında yapılan soruşturmada; söz konusu deponun ...'a ait olduğu ancak deponun .... ve ... tarafından kullanıldığı değerlendirilerek bu kişilerin şüpheli olarak dosyaya dahil edildiği, sözü edilen dosyaya ... tarihinde ... tarafından sunulan dilekçede; ele geçirilen sigaraların kendisine, sigaraların bulunduğu mekanın ise kayınbabası ...'a ait olduğu, sigaraların şüphelilerle alakasının olmadığını beyan etmesi ve incelenen tape kayıtlarından şüphelilerin sigaralarla bir bağlantısının olmadığının tespiti üzerine atılı eylemi işlediğini gösterir somut, inandırıcı, objektif delil elde edilemediği, dolayısıyla, kamu davası açılmasını gerektirir yeterli delil olmadığı gerekçesiyle davacı hakkında 04/11/2020 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği tespit edilmiştir.
Öte yandan, ... hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esasına kayıtlı dosyasında açılan kamu davasında, sigaraların kendisine ait olduğunu ifade ettiği; yapılan yargılama neticesinde ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla üzerine atılı "Ticari Amaçla Kaçak ve Bandrolsüz Tütün Mamullerini Satmak, Bulundurmak ve Nakletmek" suçunu işlediği sabit olduğu gereçesiyle cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacının babasına ait olan depoda ele geçen bandrolsüz sigaraların ... isimli şahsa ait olduğunun yargı kararı ile sabit bulunması, söz konusu sigaraların davacı tarafından bulundurulduğuna ilişkin herhangi bir tespitin yapılmamış olması nedeniyle, emniyet birimlerince düzenlenen tutanakla ele geçirildiği saptanan ve kullanılma zorunluluğu getirilen özel etiketi veya işareti olmayan özel tüketim vergisine tabi sigara cinsi eşya bakımından davacının bulunduran sıfatına haiz olmadığının anlaşılması karşısında, ödeme emrinin belirtilen vergi ve cezanın gecikme faiziyle birlikte tahsili amacıyla düzenlenen kısmına yönelik davacı itirazlarının "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği sonucuna varıldığından, hukuka uyarlık görülmeyen işleme karşı açılan davanın reddi yolundaki temyize konu kararın anılan hüküm fıkrasında yasal isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne, davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu işlemin katma değer vergisi ile bu vergiye ilişkin vergi ziyaı cezası yönünden hesaplanan gecikme faizine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Kararın, işlemin özel tüketim vergisi ile bu vergiye ilişkin vergi ziyaı cezası yönünden hesaplanan faizine gecikme faizine ilişkin hüküm fıkrasının ise BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 18/12/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan bölge idare mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz istemlerinin reddi ve kararın onanması gerektiği oyu ile, Müşterek Kurul kararının bozmaya ilişkin kısmına katılmıyoruz.