T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/1998
Karar No : 2024/5097
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İç ve Dış Ticaret
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına 2018, 2019 ve 2020 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 17 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın kıymetinin gözetim kıymetine yükseltilmesi suretiyle fazladan ödendiği iddia olunan dampinge karşı vergi, gümrük, ilave gümrük ve katma değer vergilerinin geri verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin karara vaki itirazın zımnen reddine dair işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ithalatta gözetim uygulaması nedeniyle idari makamlarca çıkarılan genelge ve tebliğler doğrultusunda, ithal edilen eşyanın faturasında yer alan birim kıymetinin, gözetim kıymete yükseltilerek aradaki fark kıymetin yurt dışı gider olarak beyan edilmesi suretiyle tahakkuk yapılmış ise de; eşyanın gümrük kıymetinin satış bedeli yöntemine göre belirlenen kıymet olduğu, dolayısıyla 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesinin öngördüğü şekilde kanunen alınmaması gereken bir vergi söz konusu olduğundan, tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan ithal olunan eşyaların beyan edilen kıymetinin gerçeği yansıtmadığı yolunda gerek ihraç ülkesinin yetkili makamları nezdinde gerekse eşyayı ihraç eden firma nezdinde aksi bir tespit yapılmadan, satış bedeli yönteminin uygulanmama nedenleri somut olarak ortaya konulmadan, İthalatta Gözetim Uygulamasına İlişkin Tebliğ'de yer alan eşik kıymetler esas alınmak suretiyle tahakkuk yapıldığı, bu durumda idarece, eşyanın satış bedelinin tespit edilemediği hususu somut olarak ortaya konulduktan sonra, anılan yasal düzenlemelerde belirtilen kurallara sırasıyla uyulmak suretiyle, ithal edilen eşyanın gümrük kıymetinin belirlenmesi gerekirken, belirtilen kurallara uyulmadan tahakkuk ettirilen vergilerin gözetim kıymetinden kaynaklanan fark tutara isabet eden kısmının geri verilmesi için yapılan başvurunun reddine dair işlemde ve itirazın reddine ilişkin işlemde bu yönüyle de hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle, fazladan tahsil edilen vergilerin tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 216.maddesindeki değişikliğin yürürlüğe girdiği 07/11/2019 tarihinden önce tescil edilen beyannamelere ilişkin olarak fazladan ödenen tutarın 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun'da öngörülen yasal faiz oranında hesaplanacak faiziyle birlikte, söz konusu Kanun maddesindeki değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra tescil edilen beyannamelere ilişkin olarak fazladan ödenen tutarın ise tecil faizi oranında hesaplanacak faiziyle birlikte davacı tarafa ödenmesine karar verilmesi gerektiğinden, istinaf başvurusuna konu ilk derece kararında fazladan ödenen vergi tutarının "07/11/2019 tarihinden önce tescil edilen beyannamelere ilişkin olanlarına yasal faiz, bu tarihten sonra olanlara ise tecil faizi uygulanmak suretiyle davacıya iadesine" şeklinde düzeltilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Gözetim belgesi ibrazı zorunluluğu bulunan davacının bu yükümlülükten kaçınmak maksadıyla yurt dışı gider beyanı üzerine tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesi kapsamında hataen ödenen ve iadesi gereken bir vergiden söz edilemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 09/12/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
İdare Hukukunun yerleşik içtihatlarından olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, İdari Yargı mercilerinde açılan davalarda Mahkemelerin, davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar veremeyeceği açıktır.
İncelenen dosyada, dava dilekçesinde haksız olarak tahsil edildiği ileri sürülen vergilerin yasal faiziyle birlikte iade edilmesinin istenildiği görülmüştür. Dilekçede talep edilen yasal faizin kanuni dayanağı gösterilmemekle birlikte bu talepten, kanuni faize ilişkin özel düzenleme içeren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 1. maddesinde düzenlenen "kanuni faiz"in anlaşılması gerekmektedir.
Dava dilekçesinde yasal faiz talebinde bulunulması durumunda yargı yerince taleple bağlı kalınmayarak 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 216. maddesinde belirtilen tecil faizine hükmedilmesi hukuka aykırılık teşkil edecektir.
Açıklanan hukuksal nedenler ve gerekçeyle, dava dilekçesinde, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'na tabi olan ve 07/11/2019 tarihinden sonra tahsil edilip yargı kararı uyarınca iadesi gereken bir verginin herhangi bir yasal dayanak gösterilmeksizin yasal/kanuni faiziyle birlikte iadesine karar verilmesinin istenmesi durumunda, yasal/kanuni faiz talebinden, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un "Kanuni faiz" başlıklı 1. maddesinde düzenlenen faiz anlaşılması gerektiğinden, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 216. maddesi uyarınca tecil faizine hükmedilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı, bu itibarla, temyize konu kararın tecil faizine hükmedilmesine ilişkin hüküm fıkrasının 07/11/2019 tarihinden sonra tescil edilmiş beyannamelere isabet eden kısmının da düzeltilerek onanması gerektiği oyu ile, kararın belirtilen kısmına katılmıyorum.