T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/3414
Karar No : 2025/4370
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Adi Ortaklığı tarafından vadesinde ödenmeyen 2011 yılının muhtelif dönemlerine ait özel tüketim ve katma değer vergileri ile vergi ziyaı cezaları, özel usulsüzlük cezası ve gecikme faizlerinin tahsili amacıyla ortaklığın kanuni temsilcisi olduğundan bahisle davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, olayda, adi ortaklık adına düzenlenen ödeme emirlerinin ilanen tebliğ edildiği, savunma dilekçesi ekinde sunulan ödeme emirleri ile tebliğ alındıları arasında bağ kurulamadığı, sunulan tebliğ zarflarında sadece dağıtıcı imzasının bulunduğunun görüldüğü, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun olay tarihinde yürürlükte bulunan hükümleri uyarınca, muhatabın adresinde bulunmadığına ilişkin tespitin komşulardan bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyet taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaz'edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak suretiyle tutanak haline getirilmediği, yapılan ilanen tebligatların usulüne uygun olarak gerçekleştirilmemesi sebebiyle ödeme emri içeriği unsurlar zaman aşımına uğradığından dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Adi ortaklık adına düzenlenen ödeme emirlerinin ortaklığın re'sen terk ettirilmesi nedeniyle kanuni temsilcisinin ikametgah adresinde tebliğ edilememesi nedeniyle ilanen tebliğ edildiği, davacının 01/05/2011-04/11/2011 tarihlerinde ortak olduğu, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin gerekçeyle reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanun'la eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
... Adi Ortaklığı tarafından vadesinde ödenmeyen 2011 yılının muhtelif dönemlerine ait özel tüketim ve katma değer vergileri ile vergi ziyaı cezaları, özel usulsüzlük cezası ve gecikme faizlerinin tahsili amacıyla ortaklığın kanuni temsilcisi olduğundan bahisle davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Türk Borçlar Kanunu'nun 620.maddesinde, adi ortaklık sözleşmesinin, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşme olduğu ve bir ortaklık, kanunla düzenlenmiş ortaklıkların ayırt edici niteliklerini taşımıyorsa, bu bölüm hükümlerine tabi adi ortaklık sayılacağı, 638. maddesinin 3. fıkrasında, ortakların, birlikte veya bir temsilci aracılığı ile bir üçüncü kişiye karşı, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa, müteselsilen sorumlu olacakları düzenlenmiştir.
4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 14. maddesinde, özel tüketim vergisinin mükelleflerin beyanları üzerine tarh olunacağı, adi ortaklıklarda, verginin ödenmesinden ortakların tamamı müteselsilen sorumlu olmak üzere ortaklardan herhangi birinin tarhiyata muhatap tutulacağı hüküm altına alınmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 8/a. maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, bu işleri yapanların katma değer vergisinin mükellefi olduğu; 44. maddesinde de katma değer vergisinin, bu vergiyle mükellef gerçek veya tüzelkişiler adına tarh olunacağı, şu kadar ki: adi ortaklıklarda, verginin ödenmesinden müteselsilen sorumlu olmak üzere, ortaklardan herhangi birinin tarhiyata muhatap tutulacağı kurallarına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dosyanın incelenmesinden; Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu İzmir Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısına istinaden ... 22/12/2010 tarihi itibarıyla madeni yağ satışı işi ile iştigal etmekteyken 04/11/2011 tarihi itibarıyla bu faaliyetini terk eden, iş yeri adresinde kendisiyle beraber ... ve ...'ün adi ortaklık şeklinde çalıştıkları tespit edilen ortaklık için 22/12/2010 tarihi itibarıyla re’sen mükellefiyet tesis ettirildiği, adi ortaklık adına düzenlenip tebliğ edilerek dava açılmaksızın kesinleşen ihbarnamelere konu 2011 yılının muhtelif dönemlerine ait özel tüketim ve katma değer vergileri ile vergi ziyaı cezaları, gecikme faizi ve özel usulsüzlük cezasının tahsili amacıyla ... Ortaklığı adına ödeme emirlerinin düzenlendiği anlaşılmıştır.
Yukarıda yer verilen 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 8/a. maddesi ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanun'un 14. maddesine göre; adi ortaklıkta ortaklardan herhangi biri adına, diğer ortaklar da müteselsilen sorumlu olmak üzere, kamu alacağının takibinin yapılması gerekirken, adi ortaklık adına ihbarnamelerin ve ödeme emirlerinin düzenlenmesi suretiyle borcun takibinin yapılması nedeniyle adi ortaklık veya ortak olan davacı adına kamu alacağının usulüne uygun bir şekilde kesinleştiğinden ve dolayısıyla davacıdan tahsil edilmesi gereken bir kamu alacağı bulunduğundan söz edilemeyeceğinden, yukarıda yer alan gerekçeyle haciz işlemini iptal eden mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu kararda sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/12/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan bölge idare mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz istemin reddi ve kararın onanması gerektiği oyu ile, karara katılmıyorum.