T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/3520
Karar No : 2025/4374
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: ... Kozmetik İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 2011 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin özel tüketim, kurumlar ve katma değer vergileri ile vergi ziyaı cezası, yargı harcı, gecikme faizinin tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen haciz varakasına istinaden maliki olduğu Ankara İli Etimesgut İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parselde bulunan ... numarada kayıtlı taşınmazına ve banka hesaplarına uygulanan haciz işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, haciz işleminin dayanağı olan ve davacı adına düzenlenerek 09/02/2022 tarihinde tebliğ edilen ödeme emirlerinin dava açılmaksızın kesinleştiğinden bahisle ... tarih ve ... ile ... sayılı haciz varakalarına dayanılarak dava konusu haciz işlemlerinin tesis edildiği olayda, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 günlük yasal süre beklenilmeksizin haciz varakaları düzenlendiğinden, usulüne uygun olarak kesinleşmeyen alacağın tahsili amacıyla tesis edilen e-haciz işlemlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Haczin dayanağı olan ödeme emirlerinin davacıya tebliğ edildiği, ödeme yapılmadığı gibi ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava da açılmadığı, asıl borçlu şirketteki payını devreden davacının devir öncesi amme alacaklarından müteselsilen sorumlu olduğu, zaman aşımının yapılan işlemler nedeniyle kesildiği, kesinleşen amme alacağı nedeniyle tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanun'la eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
... Kozmetik İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 2011 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin özel tüketim, kurumlar ve katma değer vergileri ile vergi ziyaı cezası, yargı harcı, gecikme faizinin tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen haciz varakasına istinaden maliki olduğu Ankara İli Etimesgut İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parselde bulunan 15 numarada kayıtlı taşınmazına ve banka hesaplarına uygulanan haciz işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 8. maddesinde, hilafına bir hüküm bulunmadıkça bu Kanun'da yazılı müddetlerin hesaplanmasında ve tebliğlerin yapılmasında Vergi Usul Kanunu hükümlerinin tatbik olunacağı; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni ve İdari Süreler" başlıklı 14. maddesinde, vergi muamelelerinde sürelerin vergi kanunları ile belli edildiği, Kanun'da açıkça yazılı olmayan hallerde 15 günden aşağı olmamak şartıyla bu süreyi, tebliği yapacak olan idarenin belirleyeceği, 7061 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle değişik ve 01/01/2018 tarihinden itibaren yürürlükte olan "Tebliğ Evrakının Teslimi" başlıklı 102. maddesinde ise, bu Kanun'un 101. maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese (MERNİS) tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda bu durumun, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının gönderildiği idareye iade edileceği, bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğe çıkarılacağı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırılacağı, bu durumun, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının gönderildiği idareye iade edileceği, tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılacağı hükmüne ve anılan maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi hususunda verilen yetkiye istinaden Maliye Bakanlığınca çıkarılan 485 sıra no'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin ekinde de, 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinde kapıya yapıştırılacağı belirtilen tebligat pusulası örneğine yer verilmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un limited şirket ortaklarının limited şirketlerin amme borçlarından sorumluluğuna ilişkin 35. maddesinin birinci fıkrasında, limited şirket ortaklarının şirketten tahsil edilemeyen veya edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında sorumlu oldukları, 64. maddesinde haciz muamelelerinin, tahsil dairelerince düzenlenen ve alacaklı amme idaresinin, mahalli en büyük memuru veya tevkil edeceği memur tarafından tasdik edilen haciz varakalarına dayanılarak yapılacağı belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Olayda; dava konusu haczin dayanağı ödeme emirlerinin davacının adres kayıt sistemindeki adresine iki kez tebliğe çıkarıldığı, ilk tebliğe çıkarıldığı 16/11/2021 tarihinde tebliğ alındısına "adreste muhatap bulunmadığından tebliğ evrakının gönderen idareye iadesine" şerhinin düşülmesi suretiyle, görevli memur tarafından imzalanarak tebliğ evrakının çıkış merciine iade edildiği, aynı adrese 25/01/2022 tarihinde 2. defa gidildiği, "adres kapalı çıkış merciinin talimatı üzerine tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği" şerhi düşüldüğü ve münasip süre beklenilerek 2. kez tebligatın yapıldığı, tebliğ evrakı pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde alınmadığından on beşinci gün olan 09/02/2022 tarihinde ödeme emirlerinin tebliğinin yapılmış sayıldığı, ödeme emirlerine karşı dava açılmaması nedeniyle 24/02/2022 tarihinde kesinleştiği, her ne kadar haciz varakalarının kesinleşme tarihinden önce 14/02/2022 tarihinde düzenlendiği görülmüş ise de; banka hesaplarına uygulanan hacze ilişkin yazıların 13/06/2022 tarihinde bankalara, davacı adına kayıtlı bulunan gayrimenkulün kati haczine ilişkin talebin ise 10/06/2022 tarihinde ödeme emirlerinin kesinleştiği tarihten sonra tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla, davaya konu edinilen kati haczin ödeme emirlerinin kesinleşmesinden yaklaşık dört ay sonra tesis edildiğinin anlaşıldığı olayda, haczin koşullarının varlığı, davacının şirkette ortak olduğu dönem ve şirketteki hisse oranı dikkate alınmak suretiyle, hacizlerin usulüne uygun kesinleştirilmiş bir borca dayanıp dayanmadığı, hacizlere konu kamu alacağının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davacının dava dilekçesinde belirttiği haline münasip evinin haczedilip haczedilmediği gibi hususlar değerlendirilerek yeniden karar verilmesi gerektiğinden, yukarıda yer alan gerekçeyle verilen kararda hukuki isabet bulunmamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 18/12/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan bölge idare mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz istemin reddi ve kararın onanması gerektiği oyu ile, karara katılmıyoruz.