T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/3672
Karar No : 2025/1095
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına 2009 ilâ 2010 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı yirmi altı (26) adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı otomobilin kıymetinin noksan beyan edildiğinin tespit edildiğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen TRT bandrol ücreti ve katma değer vergileri ile bunlar üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin katma değer vergileri ile vergi üzerinden hesaplanan para cezasına ilişkin kısmının iptali istemiyle dava açılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine yeniden yapılan inceleme sonucunda; yapılan denetimlerde hiç alınmadığı ya da noksan alındığı tespit edilen vergilere ilişkin tebligatın gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıl içerisinde yapılması gerekiyorsa da; gümrük yükümlülüğünü doğuran olayla ilgili olarak, sözü edilen süre içerisinde dava açılması halinde, zamanaşımının durduğu sürece veya davanın sonuçlanmasından sonra kalan süre içerisinde tahakkuk işlemi yapılarak mükellefine tebliğ edilebileceği gibi, gümrük vergileri alacaklarının ceza uygulanmasını gerektiren bir fiile ilişkin olması durumunda, tahakkukun ceza uygulamasını gerektiren fiilin tabi olduğu zamanaşımı süresi içerisinde yapılması da olanaklı olmakla birlikte, bir fiilin ceza gerektirip gerektirmediği, bir başka ifadeyle suç teşkil edip etmediği, açılacak ceza davasında verilecek kararla ortaya konulabileceğinden, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 197. maddenin 4. fıkrası hükmünün uygulanabilmesi bakımından ceza davasında verilen kararın kesinleşmesinin beklenilmesi gerektiği, diğer bir ifadeyle, vergilerin tebliği için öngörülen üç yıllık sürenin geçirilmesinden sonra da olsa, davacının fiili nedeniyle açılmış bir ceza davasında verilerek kesinleşen mahkumiyet hükmü, gümrük vergileri alacakları hakkında, suçun tabi olduğu zamanaşımı süresinin uygulanmasını mümkün kılacağı; dosyanın UYAP kayıtlarıyla birlikte incelenmesinden; gümrük yükümlülüğünü doğuran olay nedeniyle, gümrük kaçakçılığı suçundan dolayı davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında açılan davada verilen kararla; karar tarihi itibariyle atılı suçlar bakımından işleyen uzamış dava zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle kamu davasının düşmesine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği anlaşıldığından, ceza zamanaşımının uygulanmasını gerektirecek bir mahkumiyet hükmünün bulunmadığı olayda, 2009 ve 2010 yıllarında tescil edilen serbest dolaşıma giriş beyannamelerine ilişkin 2018 yılında davacıya tebliğ edilen vergi ve cezaların zamanaşımına uğradığından, tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 11/03/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
4458 Sayılı Gümrük Kanunu'nun 197.maddesinin 4.fıkrasında; gümrük vergisi alacaklarının ceza uygulamasını gerektiren bir fiile ilişkin olması ve zaman aşımı daha uzun bulunan bu fiil nedeniyle ceza davası açılmış olmak kaydıyla, bu alacakların Türk Ceza Kanunundaki dava ve ceza zaman aşımı süreleri içerisinde kovuşturulup tahsil edileceği hükme bağlanmıştır.
Anılan yasal düzenleme kapsamında gümrük vergisi alacaklarının ceza uygulamasını gerektiren bir fiile ilişkin olması nedeniyle ceza davası açılmış olması halinde, zaman aşımı daha uzun bulunan fiile ilişkin ceza ve dava zaman aşımı sürelerinin geçerli olacağı düzenlenmiştir. Madde metninde gümrük vergisi alacaklarına ilişkin zaman aşımının daha uzun olan dava ve ceza zaman aşımı olarak uygulanabilmesi için öngörülen temel koşul, konuya ilişkin bir ceza davasının açılmış olması ve bu davanın ceza uygulamasını gerektiren bir fiile ilişkin olması nedeniyle açılmış olmasıdır. Kanun koyucu yaptığı düzenlemede belirtilen nedenle dava açılmasını daha uzun olan zaman aşımı sürelerinin uygulanması için yeterli görmüştür.
Ancak, ceza davasının ceza uygulamasını gerektiren bir fiile ilişkin olduğu kabul edilerek açılmasından sonraki yargısal süreçte ortaya çıkan ve kesinleşen kararların davanın belirtilen nedene, başka bir deyişle "ceza uygulamasını gerektiren bir fiile ilişkin olması" nedenine dayalı olarak açılıp açılmadığı konusuna açıklık getirdiği ve bu hususu aydınlattığı hallerde kuşkusuz gümrük vergisi alacakları yönünden dava ve ceza zaman aşımı sürelerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususunu etkileyeceği açıktır. Örneğin ceza yargısı kararı isnada konu fiilin sübut bulmadığı, ceza uygulamasını gerektiren bir fiil niteliğini taşımadığı yönünde olduğu takdirde maddi anlamda ceza gerektiren bir fiil olmadığı ortaya çıkacağından sadece biçimsel yönden ceza davasının açılmış olmasının mükellef açısından aleyhe değerlendirilmesi evrensel hukuk ilkelerine aykırı olacaktır. Fakat dava konusu olayda olduğu gibi ceza mahkemelerinde davanın süresi içinde karara bağlanamaması gibi şekli bir duruma bağlı olarak ortaya çıkan zaman aşımı nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi halinde açılan davanın "ceza uygulaması gerektiren bir fiile ilişkin olmadığı"nı kabul etmeye imkan veren bir hal bulunmadığından, dava ve ceza zaman aşımı içinde yapılan gümrük vergisi tahakkukunun zaman aşımına uğradığından söz edilemeyecektir.
Belirtilen nedenle, davanın esasının incelenmesi gerektiği görüşüyle temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.