T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/808
Karar No : 2024/2646
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Nakliyat Petrol İnşaat İthalat İhracat
Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ..., ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşya için gözetim kıymeti üzerinden ödenen gümrük ve katma değer vergilerinin eşyaya ait faturada gösterilen kıymete göre hesaplanan tutardan fazlasının 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca iadesi istemiyle yapılan başvurunun 4. kez mükerrer başvuruda bulunduğundan bahisle reddine dair karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemlerin iptali ile fazladan ödenen tutarın tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ... sayılı beyanname için ilk olarak ... tarihinde, ... sayılı beyanname için ise 15/01/2020 tarihinde yapılan başvuruların reddine dair karara vaki itirazın reddine yönelik işleme karşı dava açılmadığı, davacının daha sonra ikinci kez yaptığı geri verme başvurusunun reddine yönelik işlemin iptali istemiyle Mahkemelerinin E:... esasında kayıtlı dosyasında açılan davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin kararın istinaf incelemesinden de geçerek kesinleştiği, bu durumda, dava konusu işlemin .. ve ... sayılı beyannamelere isabet eden kısmı yönünden, daha önce açılan davada verilen kesin hüküm niteliğindeki kararın varlığı karşısında, aynı konuda açılan ve tarafları aynı olan davanın esasının incelenmesi olanağının bulunmadığı; ... sayılı beyanname için ilk olarak 15/01/2020 tarihinde yapılan başvurunun reddine dair karara vaki itirazın reddine yönelik işleme karşı dava açılmadığı, davacının mükerrer olarak geri verme başvurularında bulunmasından sonra tesis edilen işlemlerin iptali istemiyle işbu davanın açıldığı, Gümrük Kanunu'nda geri vermeye ilişkin olarak tayin edilen 3 yıllık sürenin iade başvurularına ilişkin azami süreyi belirlediği, mükerrer olarak yapılan ve yeni dava açma hakkı verme olanağı bulunmayan başvurunun reddini müteakip açılan işbu davanın 100 sayılı beyannameye isabet eden kısmının süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen incelenmeksizin reddine, kısmen de reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesi kapsamında 3 yıllık süre içerisinde yapılan mükerrer başvurunun dava açma hakkını sınırlandırmayacağı, kesinleşmiş işlemlere karşı da başvuru hakkının kullanılabileceği, olayda süre aşımı bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. ... TL maktu karar harcından, peşin yatırılan tutarın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/05/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesinde, kanunen ödenmemeleri gerektiği halde ödenmiş olduğu belirlenen gümrük vergilerinin, söz konusu vergilerin yükümlüye tebliğ edilmesi ve ilgilinin üç yıl içinde gümrük idaresine müracaatı üzerine geri verileceği, kanunen tahakkuk ettirilmemeleri gerektiği halde tahakkuk ettirilen gümrük vergilerinin kaldırılacağı hükmüne yer verilmiştir.
Sözü edilen maddede, kanunen ödenmemesi gereken vergilerin yükümlüye tebliğ edilmesi ve 3 yıl içinde gümrük müdürlüğüne müracatta bulunulması koşulu dışında, idareye başvuru sayısı ile ilgili bir kısıtlama getirilmemiştir.
Bu durumda, kanunen ödenmemesi gereken gümrük vergileri ile ilgili birden fazla da olsa yapılan başvurular üzerine oluşan ret işlemlerine karşı açılan davaların, başvuru tarihleri üç yıl içerisinde olmak kaydı ile süresinde olduğunun kabulü gerektiğinden, geri verme başvurusunun anılan süre içerisinde olsa bile yeni bir dava hakkı vermeyeceği gerekçesiyle, davanın 100 sayılı beyannameye ilişkin kısmının süre aşımı yönünden reddedilmesi Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesiyle güvence altına alınmış olan "hak arama özgürlüğü", "mahkemeye erişim hakkı" ilkelerine aykırılık taşıyacaktır.
Öte yandan; temyize konu kararla, 83 ve 101 sayılı beyannamelere ilişkin kısmı hakkında, son başvurulardan önce yapılan ve itiraz üzerine açılan davaların süre aşımı yönünden reddine dair kararların kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiş ise de, süre aşımı nedeniyle davanın reddi yolundaki kararın olağan kanun yollarından geçerek kesinleştiği, dolayısıyla kararın şekli anlamda kesin hüküm niteliği kazandığı söylenebilir ise de, ortada, uyuşmazlığın esasını çözen nihai bir yargı kararı olmadığından maddi anlamda kesin hüküm niteliği kazandığından bahsetmeye olanak bulunmamaktadır.
Bu bakımdan, davacı tarafından üç yıllık iade süresi içerisinde yapıldığı anlaşılan başvurular üzerine tesis edilen işlemlerin esası hakkında karar verilmek üzere kararın bozulması gerektiği oyu ile, Dairemiz kararına katılmıyoruz.