T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/921
Karar No : 2025/4379
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem:Davacı adına, bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca takdir komisyonu kararlarına istinaden, 2015 yılının Aralık dönemi için re'sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile vergi ziyaı cezaları ve gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, olayda, ödeme emrinin dayanağı vergi ziyaı cezalı özel tüketim ve katma değer vergilerine ilişkin ihbarnamenin davacıya tebliğ edildiği, davacı tarafından dava açılmaması ve vadesinde ödeme de yapılmaması üzerine kesinleşen amme alacaklarına ilişkin olarak davacı tarafından 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 2. maddesi kapsamında ... tarih ve ... sayılı dilekçe ile yapılandırma başvurusunda bulunulması üzerine davalı idarece dava konusu ödeme emri içeriği amme alacaklarının yapılandırılarak tecil dosyasının oluşturulduğu ve alacakların ilk vadesinin 28/02/2021 tarihi olduğu, dava konusu ödeme emrinin ise 25/01/2021 tarihinde düzenlendiği, davalı idarece dava dosyasına sunulan ve davacı tarafından verilen 23/12/2020 tarihli dilekçe ile hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin tarafına tebliğ edilmesi talebi üzerine dava konusu ödeme emri düzenlenmiş ise de; dava konusu ödeme emri içeriği amme alacaklarının 7256 sayılı Kanun kapsamında 29/11/2020 tarihinde yapılandırıldığı ve ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihte ödeme planındaki ilk vade tarihinin henüz dolmadığı görüldüğünden, yapılandırma işlemi henüz ihlal edilmeden davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Olayda, davacı adına tarh edilen vergi ziyaı cezalı özel tüketim ve katma değer vergilerinin davacıya 18/08/2020 tarihinde tebliğinden sonra 29/11/2020 tarihinde yapılandırma başvurusunda bulunulduğu, yapılandırma süresi içerisinde 23/12/2020 tarihli dilekçe ile idareden kendisine ödeme emri tebliğ edilmesini talep ettiği ve ödeme emri tebliği üzerine de iptali istemiyle görülmekte olan davayı açtığı hususlarının birlikte değerlendirilmesinden davacının taksit ödeme süresi başlamadan kendisine ödeme emrinin tebliğini talep etmesi ve vade tarihinde yapılandırılan taksitlerin ödenmemesi hususları dikkate alındığında davacının iradesinin yapılandırma talebinden vazgeçtiğine yönelik olduğu sonucuna ulaşıldığı, bu durumda; adına düzenlenen ihbarnamelere karşı dava açılmayarak amme alacağının kesinleştiği, ticari mahiyette bandrolsüz sigara bulundurma fiilinin işlenildiğinden bahisle hakkında yapılan ceza yargılamasında ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla mahkumiyetine hükmedilmesi sebebiyle "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilecek bir hususun bulunmadığı, amme borcunun ödenmediği ve zaman aşımına da uğramadığının anlaşılması karşısında, kesinleşen alacağın tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka ayrılık bulunmadığı gerekçesiyle mahkeme kararının kaldırılmasından sonra davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ödeme emrinin dayanağı vergilerin zaman aşımına uğradığı, ele geçirilen sigaraların imalatçısı olmadığı ve imalatçıdan satın almadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Kararın, dava konusu işlemin vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi ile gecikme faizine isabet eden kısmına ilişkin hüküm fıkrasının onanması; daha önceden katma değer vergisi mükellefi olmayan, bu nedenle hakkında fiili ya da kaydi envanter yapılması mümkün bulunmayan davacı adına re'sen tarh edilen katma değer vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezası hukuka aykırı olduğundan, temyize konu kararın anılan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanun'la eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı adına, bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca takdir komisyonu kararlarına istinaden, 2015 yılının Aralık dönemi için re'sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile kesilen vergi ziyaı cezaları ile gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinde; katma değer vergisinin konusunu teşkil eden işlemler, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler, her türlü mal ve hizmet ithalatı, diğer faaliyetlerden doğan teslim ve hizmetler olarak sayılmış, 2. maddesinde; teslimin, bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesi olduğu, bir malın alıcı veya onun adına hareket edenlerin gösterdiği yere veya kişilere tevdiinin teslim hükmünde olduğu, malın alıcıya veya onun adına hareket edenlere gönderilmesi halinde, malın nakliyesinin başlatılması veya nakliyeci veya sürücüye tevdi edilmesinin de mal teslimi olduğu, 3. maddesinde; vergiye tabi malların her ne suretle olursa olsun, vergiye tabi işlemler dışındaki amaçlarla işletmeden çekilmesi, vergiye tabi malların işletme personeline ücret, prim, ikramiye, hediye, teberru gibi namlarla verilmesi, vergiye tabi malların, üretilip teslimi vergiden istisna edilmiş olan mallar için her ne suretle olursa olsun kullanılması veya sarfı, mülkiyeti muhafaza kaydıyla yapılan satışlarda zilyedliğin devrinin teslim hükmünde olduğu, "Vergi Sorumlusu" başlıklı 9. maddesinin 1. bendinde; mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, aynı maddenin 2. bendinde; fiili ya da kaydi envanter sırasında belgesiz mal bulundurulduğu veya belgesiz hizmet satın alındığının tespiti halinde, bu alışlar nedeniyle ziyaa uğratılan katma değer vergisinin, belgesiz mal bulunduran veya hizmet satın alan mükelleften aranacağı, belgesiz mal bulundurdukları veya hizmet satın aldıkları tespit edilen mükelleflere, bu mal ve hizmetlere ait alış belgelerinin ibrazı için tespit tarihinden itibaren 10 günlük bir süre verileceği, bu süre içinde alış belgelerinin ibraz edilememesi halinde, belgesi ibraz edilemeyen mal ve hizmetlerin tespit tarihindeki emsal bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisinin, alışlarını belgeleyemeyen mükellef adına re'sen tarh edileceği, bu tarhiyata vergi ziyaı cezasının uygulanacağı, ancak belgesiz alınan mal ve hizmetleri satanlara, bu satışlarla ilgili olarak, vergi inceleme raporuna dayanılarak katma değer vergisi tarhiyatı yapıldığı takdirde, ziyaa uğratılan vergi ve buna ilişkin cezanın ayrıca alıcılardan aranmayacağı, 10. maddesinin (a) bendinde; vergiyi doğuran olayın, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması anında meydana geldiği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan daire kararının, dava konusu işlemin özel tüketim vergisi ile anılan vergilere isabet eden vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine dair kısmına ilişkin hüküm fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle Müşterek Kurulca da uygun görülmüş olup, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir.
Kararın, işlemin, katma değer vergisi ile anılan vergiye isabet eden vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince;
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesi uyarınca fiili ya da kaydi envanter sırasında belgesiz mal bulundurulduğunun veya belgesiz hizmet satın alındığının tespiti halinde, söz konusu alışlar nedeniyle ziyaa uğratılan katma değer vergisinin belgesiz mal bulunduran veya hizmet satın alan mükelleften aranacağı kuralının uygulanması, 3065 sayılı Kanun'da, açıkça mükellef ifadesinin kullanılması karşısında belgesiz mal bulunduran veya hizmet satın alan kişinin gelir ya da katma değer vergisi açısından bir mükellefiyetinin olması durumunda mümkün olup, fiili ya da kaydi envanterin ancak daha önceden bir gelir ya da katma değer vergisi mükellefi nezdinde yapılabileceği açıktır.
Öte yandan, 3065 sayılı Kanun'da, mükellef olmamakla birlikte belgesiz mal bulundurduğu tespit edilenler adına tarhiyat yapılmasına ilişkin 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrasında yer alan hükme benzer bir düzenlemeye katma değer vergisi açısından yer verilmemiştir.
Bu durumda, temyize konu kararın daha önceden katma değer vergisi mükellefi olmayan, bu nedenle hakkında fiili ya da kaydi envanter yapılması mümkün bulunmayan davacı adına re'sen tarh edilen katma değer vergisi ve vergi ziyaı cezası ile gecikme faizine ilişkin kısmı hukuka aykırı olduğundan, ödeme emrinin söz konusu vergi ve cezalar ile gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen kısmına yönelik davacı itirazlarının "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği sonucuna varılmış olup, hukuka uyarlık görülmeyen işleme karşı açılan davanın reddi yolundaki temyize konu kararın anılan hüküm fıkrasının bozulması gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen de kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu işlemin özel tüketim vergisi ile vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Kararın, işlemin katma değer vergisi ile vergi ziyaı cezası ve gecikme fazine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik hüküm fıkrasının ise BOZULMASINA,
4. ... TL maktu karar harcının davacıdan alınmasına,
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 18/12/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan bölge idare mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz istemin reddi ve kararın onanması gerektiği oyu ile, Müşterek Kurul kararına katılmıyorum.