T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/939
Karar No : 2025/4393
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Davacı adına, bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle, takdir komisyonu kararına istinaden, 2017 yılının Mart dönemi için re'sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergileri, kesilen vergi ziyaı cezaları ile hesaplanan gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, olayda, usulüne uygun olarak tebliğ edilen vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi tarhiyatına karşı süresinde dava açılmadığı ve vadesinde ödeme yapılmadığı, ayrıca ceza yargılamasında ikrarı üzerine kaçak sigara bulundurma fiilini gerçekleştirdiği gerekçesiyle ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K. ... sayılı kararı ile davacının mahkumiyetine hükmedildiğinin anlaşılması karşısında, ödeme emrinin özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası ve buna isabet eden gecikme faizine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, davacının söz konusu kaçak sigaraların yurt içinde ticaretini yaptığı ve ticari amaçla satarak başkalarına teslim ettiği veya başka şekilde katma değer vergisine tabi olacak herhangi bir işleme tabi tuttuğu yolunda davalı idarece herhangi bir tespit yapılmadığından, katma değer vergisi tarhiyatı yapılmasını gerektirecek yasal koşullar mevut olmadığından, anılan hususun "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği, bu durumda, ödeme emrinin söz konusu kısmında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen de davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emrinin katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ile buna isabet eden gecikme faizine ilişkin kısmındaki alacak kalemlerine ilişkin olarak davacı adına yapılan tarhiyatların, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9/2. maddesindeki şartlara uygun olup olmadığına yönelik inceleme, tarhiyatlara karşı açılacak davalarda yapılabilecek olup ve söz konusu tarhiyatlar dava açılmaksızın kesinleştiğinden, ödeme emrinin anılan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf talebinin kabulü ile mahkeme kararının istinaf başvurusuna konu ödeme emrinin katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ile buna isabet eden gecikme faizine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasından sonra anılan kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemi tesis etmeye yetkili idarenin gümrük idaresi olduğu, olayda uyuşmazlık konusu eşyayı ticari amaçla bulundurma fiili bulunmadığı için özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi doğmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanun'la eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Davacı adına, bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle, takdir komisyonu kararına istinaden, 2017 yılının Mart dönemi için re'sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergileri, kesilen vergi ziyaı cezaları ile hesaplanan gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olacağı kuralına yer verilmiş; 58. maddesinde ise; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde itirazda bulunabileceği kuralına yer verilmiştir.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinde; katma değer vergisinin konusunu teşkil eden işlemler, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler, her türlü mal ve hizmet ithalatı, diğer faaliyetlerden doğan teslim ve hizmetler olarak sayılmış, 2. maddesinde; teslimin, bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesi olduğu, bir malın alıcı veya onun adına hareket edenlerin gösterdiği yere veya kişilere tevdiinin teslim hükmünde olduğu, malın alıcıya veya onun adına hareket edenlere gönderilmesi halinde, malın nakliyesinin başlatılması veya nakliyeci veya sürücüye tevdi edilmesinin de mal teslimi olduğu, 3. maddesinde; vergiye tabi malların her ne suretle olursa olsun, vergiye tabi işlemler dışındaki amaçlarla işletmeden çekilmesi, vergiye tabi malların işletme personeline ücret, prim, ikramiye, hediye, teberru gibi namlarla verilmesi, vergiye tabi malların, üretilip teslimi vergiden istisna edilmiş olan mallar için her ne suretle olursa olsun kullanılması veya sarfı, mülkiyeti muhafaza kaydıyla yapılan satışlarda zilyedliğin devrinin teslim hükmünde olduğu, "Vergi Sorumlusu" başlıklı 9. maddesinin 1. bendinde; mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, aynı maddenin 2. bendinde; fiili ya da kaydi envanter sırasında belgesiz mal bulundurulduğu veya belgesiz hizmet satın alındığının tespiti halinde, bu alışlar nedeniyle ziyaa uğratılan katma değer vergisinin, belgesiz mal bulunduran veya hizmet satın alan mükelleften aranacağı, belgesiz mal bulundurdukları veya hizmet satın aldıkları tespit edilen mükelleflere, bu mal ve hizmetlere ait alış belgelerinin ibrazı için tespit tarihinden itibaren 10 günlük bir süre verileceği, bu süre içinde alış belgelerinin ibraz edilememesi halinde, belgesi ibraz edilemeyen mal ve hizmetlerin tespit tarihindeki emsal bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisinin, alışlarını belgeleyemeyen mükellef adına re'sen tarh edileceği, bu tarhiyata vergi ziyaı cezasının uygulanacağı, ancak belgesiz alınan mal ve hizmetleri satanlara, bu satışlarla ilgili olarak, vergi inceleme raporuna dayanılarak katma değer vergisi tarhiyatı yapıldığı takdirde, ziyaa uğratılan vergi ve buna ilişkin cezanın ayrıca alıcılardan aranmayacağı, 10. maddesinin (a) bendinde; vergiyi doğuran olayın, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması anında meydana geldiği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, vergi mahkemesi kararının ödeme emrinin özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası ile buna isabet eden gecikme faizine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davacı tarafından istinaf isteminde bulunulmadığından, söz konusu hüküm fıkrasının bu yönüyle kesinleşmiş olduğunun anlaşılması karşısında, kesin hüküm nedeniyle temyiz isteminin sözü geçen hüküm fıkrasına yönelik kısmının incelenmesine hukuken olanak görülmemiştir.
Temyiz isteminin, vergi dava dairesi kararının, ödeme emrinin katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine ilişkin kısmına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik bölümüne gelince;
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesi uyarınca fiili ya da kaydi envanter sırasında belgesiz mal bulundurulduğunun veya belgesiz hizmet satın alındığının tespiti halinde, söz konusu alışlar nedeniyle ziyaa uğratılan katma değer vergisinin belgesiz mal bulunduran veya hizmet satın alan mükelleften aranacağı kuralının uygulanması, 3065 sayılı Kanun'da, açıkça mükellef ifadesinin kullanılması karşısında belgesiz mal bulunduran veya hizmet satın alan kişinin gelir ya da katma değer vergisi açısından bir mükellefiyetinin olması durumunda mümkün olup, fiili ya da kaydi envanterin ancak daha önceden bir gelir ya da katma değer vergisi mükellefi nezdinde yapılabileceği açıktır.
Öte yandan, 3065 sayılı Kanun'da, mükellef olmamakla birlikte belgesiz mal bulundurduğu tespit edilenler adına tarhiyat yapılmasına ilişkin 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrasında yer alan hükme benzer bir düzenlemeye katma değer vergisi açısından yer verilmemiştir.
Bu durumda, daha önceden katma değer vergisi mükellefi olmayan, bu nedenle hakkında fiili ya da kaydi envanter yapılması mümkün bulunmayan davacı adına düzenlenen ödeme emrinin re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve buna isabet eden gecikme faizine ilişkin kısmının iptaline dair temyize konu kararda hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
2. Temyiz isteminin, vergi mahkemesi kararının daha önce kesinleşen ödeme emrinin, vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi ve buna isabet eden gecikme faizine isabet eden kısmına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik kısmının İNCELENMEKSİZİN REDDİNE
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. Davacının adli yardım isteminin kabul edilmesi sebebiyle, temyiz aşamasında temyiz başvuru harcının tahsil edilmediği de gözetilerek yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 18/12/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.